İçinde bulunduğumuz hafta, 21-22 Haziran 1919 günlerinde kabul edilen ve Milli Mücadele''nin gerekçesiyle programını içerdiği için çok önemli bir belge olan "Amasya Temimi"nin 80. yıldönümüdür.
19 Mayıs 1919''da Samsun''a çıkıp, 25 Mayıs''ta Havza''ya geçen, oradan da 13 Haziran''da arkadaşları ile birlikte Amasya''ya ulaşan Mustafa Kemal; 21-22 Haziran gecesi Yaveri Cevat Abbas Bey''e bir genelge yazdırmış, 22 Haziran''da da bu genelgeyi şifre ile sivil ve askeri makamlara ve İstanbul''daki bazı kimselere göndermiştir.
"Amasya Genelgesi" olarak tarihimize geçen bu belgenin içeriği 8 nokta etrafında toplanıyordu: Buna göre, vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirmemektedir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Anadolu''nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas''ta milli bir kongrenin acele toplanması ve ayrıca Doğu illeri adına da Temmuzda Erzurum''da bir kongrenin toplanması kararlaştırılmıştır.
Amasya genelgesi, Mustafa Kemal, Ali Fuat (Cebesoy), Rauf Bey (Orbay) ve Refet Bey (Bele) tarafından imzalanmış, Amasya dışında bulunan Kazım Karabekir ve Cemal (Mersinli) Paşaların onayları ise telgrafla alınmıştır. Amasya Genelgesi, yukarıda da vurguladığımız üzere, Milli Mücadelemizin gerekçe ve yöntemini içeren bir porgram niteliği arzetmekte, önce, vatanın ve milletin içinde bulunduğu tehlikeler ortaya konarak, daha sonra da kurtuluş çaresi gösterilmektedir. Belgede İstanbul Hükümeti''nin güçsüzlüğünün vurgulanarak, yerine Milli bir kurulun oluşturulacağının belirtilmesi bu belgeye bir "İhtilal Bildirisi" niteliği kazandırmakta, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ifadesi ile "Milli Egemenlik ilkesi"nin ilk defa bir siyasi belgede yer alması anlamına gelmektedir.
Doğrusu istenirse bu belge, Mustafa Kemal''in 18 Haziran 1919 günü Amasya''dan Edirne''de bulunan 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey''e şifre ile verdiği talimatı esas aldığından Amasya Genelgesi''nin esas mimar ve yazarının Mustafa Kemal olduğu anlaşılır.
Amasya Tamimi''nin 67. yıldönümü dolayısıyla 1986 da "19 Mayıs Üniversitesi" ile "Amasya Valiliği"nin düzenlediği "Milli Mücadelede Amasya" Sempozyumu''na bir bildiri ile katıldığım zaman, 12-22 Haziran 1919 günlerinde Amasya''da geçen tarihi olayları simgeleyen ve heykeltıraş Prof. Tankut Öktem tarafından yapılan ''Atatürk Anıtı''nın bana heyecan verdiğini hâlâ hatırlıyorum. Anıtta, Mustafa Kemal''in sağında ve solunda, Amasya''da Yıldırım Bayezıt Camii''nde "Yegane kurtuluş çaresi halkımızın doğrudan doğruya hakimiyetini eline alması ve iradesini kullanmasıdır" diye haykıran ve beş altınını Milli Mücadeleye bağışlayan Abdurrahman Kamil Hoca ile Müdafaa-i Hukuk Derneği''nin ilk başkanı Müftü Hacı Tevfik Efendi''nin yer alması çok isabetli bir kadirşinaslık örneğidir.

