Kaydet
a- | +A

"Özgürlükçü olmak isteyen bir ayaklanmanın istibdatla sonuçlanması Marksizm''in tarihi dramıdır" diyen çağımızın ünlü Fransız düşünürü Raymond Aron çok haklıdır. Nitekim bu teşhisin ilk ve en büyük örneğini, 1917''de Rusya''da yapılan ve fakat daha sonra bu ülkede Marksist-Leninist-Stalinist diktatörlüğün kurulmasıyla sonuçlanan Sosyal Demokrat Ayaklanmada, bugün ise -en son olarak- Küba''da yaşanan olaylarda görüyoruz. Gerçekten, 1959 yılında, yani 40 yıl önce 1956''da başlattığı isyan hareketiyle Küba''daki yolsuz ve müstebit diktatör Fulgencio Batista''yı deviren 33 yaşındaki "Özgürlük Savaşçısı" Fidel Castro''nun, daha sonra, Sovyetler Birliği''ndeki modeli benimseyerek ve Stalinci yöntemler uygulayarak, ülkede komünist bir diktatörlük kurduğunu ve "Stalinci Diktatör" rolüne soyunduğunu hatırlıyoruz. Nitekim, ülkeyi hem "siyasal", hem de özellikle "ekonomik" açıdan adeta kurutan Stalinci rejimin sonucu olarak, yıllardan beri ve binlerce Kübalı''nın deniz botlarıyla bu "Komünist zulmü"nden kaçtıklarını ve çoğunun ABD''ye sığındığını biliyoruz. Son yıllarda düzelme gösteren ABD-Küba ilişkileri, Küba''nın Miami''de oturan Castro aleyhtarı Kübalılara ait iki sivil uçağı, 24 Şubat 1996 günü düşürmesiyle yeniden gerginleşmiş ve Clinton''ın önayak olmasıyla kabul edilen Helms Burton Kanunu ile, ABD''nin adadaki Castro Yönetimine karşı uyguladığı ambargo daha da sıkılaştırılmıştır. Bugün 73 yaşında olan Stalinci Diktatör Fidel Castro, bazı saf liberallerin aksine iddialarına rağmen, adeta değişmediğini ispat etmek istercesine Şubat 1999''da kendisinin maşası durumundaki Yasama Organı''na sunduğu bir kanun tasarısında "Sosyalist Sistemi yıkmak için ABD ve Yabancı medya ile işbirliği yapacak Kübalı muhaliflere karşı yıllardan beri sürdürdüğü savaşı daha da şiddetlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu girişimin hedefi, 1997 ortalarında rejim muhaliflerinin yayınladığı "La Patria es de Todos-Vatan Hepimizindir" adlı belgenin arkasındaki zihniyeti cezalandırmaktır. Zira Diktatör Castro, ülkeyi, herkese ait değil sadece rakipsiz Komünist partinin tekelinde olan bir "Parti malı" olarak görmektedir.

Yaşlı diktatör Castro''nun bu yeni girişimi, aradan 40 yıl geçmiş olmasına rağmen, bugün de Stalinciliğin esaslarına bağlılığını ortaya koymakta ve Küba''da liberalleşme bekleyen bazı kişi ve çevreleri bile hayal kırıklığına uğratmaktadır.