Kaydet
a- | +A

ABD Başkanı Bill Clinton ve Genelkurmayı Başkanı General Henry Shelton''ın, Ermeni Tasarısını gündeme alan Temsilciler Meclisi Başkanı Dennis Hastert''i, Tasarı''nın ABD''nin ulusal güvenlik çıkarlarına ciddi zarar vereceği konusunda -ve oldukça sert ifadelerle- uyararak, bu sözde Soykırım Tasarısı''nın Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündeminden çekilmesini sağlamaları geçen haftanın önemli olayıdır.

Kanaatimce, Başkan Clinton''ın bu tasarıdan, Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanlar''daki barış ve istikrar arayışları içinde olan ABD''nin ulusal çıkarlarının -ve bundan da önemlisi barışın- zarar göreceğini vurgulaması büyük bir "sorumluluk" ve "barışseverlik" örneğidir. Clinton''ın, bu yerinde çıkışı ile 2002 yılı Atatürk Barış Ödülü''nün en güçlü adayı olabileceğine inanıyorum. Diğer taraftan, ABD Genelkurmay Başkanı Shelton''un ABD Parlamentosu olan Kongrenin bir kanadını oluşturan Temsilciler Meclisi''nin Başkanı''na, ülkenin güvenlik çıkarları gerektirdiği zaman, bir uyarıda bulunmasının "Askerin Politikaya Müdahalesi" olarak alınmadığı gerçeği de, bu konularda aşırı hassas olan bazı Türk ve Avrupalı "Demokrasi Havarileri"nin bilgi ve dikkatlerine sunulmalıdır.

ABD''nin Ulusal Güvenlik çıkarları açısından, Türkiye''nin ağırlığını ve önemini hissederek, son dakikada yaptığı müdahaleden dolayı Başkan Clinton''a sunulan teşekkürleri paylaşmamak mümkün değildir. Ne var ki, kanaatimce bu girişim dolayısı ile ABD yönetimi, Türkiye''ye karşı sergilenen bir "haksızlık" ve "adaletsizlik"i önlediği için özellikle takdir ve tebrike layıktır. Zira bugün dünyanın tek "süper güç"ü olan ABD, saygınlığını da korumak ve sürdürmek için, "adil" davranmak ve bütün eylem ve işlemlerinde "adalet"i gözetmek mecburiyetindedir.

Oysa, Temsilciler Meclisi''nin gündeminde olan ve son dakikada Başkan Clinton''ın yaptığı enerjik müdahale ile gündemden alınan "Sözde Soykırım Tasarısı" Türkiye''ye ve Türkler''e karşı çok büyük bir "haksızlık" ve "adaletsizlik" örneğini oluşturmakta idi.

Nitekim bu konuda, ABD Temsilciler Meclisi''nin bir Alt Komitesinde, 14 Eylül 2000 günü düzenlenen oturumda konuşan Kentucku Eyaleti''nin Başkenti Louisville Üniversitesi''nin Ortadoğu Tarihi Profesörü Justin McCarthy''nin yaptığı ve Tasarı''nın tek taraflılığını, haksızlığını ve özellikle tarihî gerçeklere aykırılığını vurgulayan konuşma, dikkatle ve ibretle okunmalıdır. Bu konuşma metninin geniş bir özetini, öneminden dolayı, bir başka yazımda vererek ele alacağım.

Zira bu ve buna benzer "Sözde Soykırım Tasarıları"nın ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde her an yeniden gündeme gelmesi mümkündür. Bu nedenle Türkiye''nin bu sorunu kökünden çözmek için çalışmalarını yoğunlaştırması ve tarihi gerçeği belgelerle ortaya çıkarması gerekir.