Kaydet
a- | +A

İçinde bulunduğumuz 1999 yılında, tarihimizin iki önemli ve mutlu olayı kutlanmaktadır; Osmanlı Devleti''nin 1299''da kuruluşunun 700. ve Mustafa Kemal''in 19 Mayıs 1919''da başlatıp zafere ulaştırdığı ve Cumhuriyetimizin temelini oluşturan Kurtuluş ve İstiklal Savaşı''nın 80. yıldönümleri...

Mustafa Kemal''in, maiyetindeki 18 kişi ile birlikte, Milli Mücadele''yi başlatmak amacıyla Samsun''da Anadolu topraklarına ayak bastığı "19 Mayıs" gününün, 1938''den beri "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlandığını ve Atatürk''ün 100. Doğum Yılı olan 1981''de yapılan yasal değişiklikle bu bayramın "Atatürk''ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanmaya başlandığını biliyoruz. Mustafa Kemal''in 19 Mayıs 1919''da Samsun''dan başlayıp, Amasya''ya, Erzurum''a, Sivas''a yönelen, daha sonra da Ankara''ya ve 9 Eylül 1922''de İzmir''e ulaşan yolculuğundan Milli Mücadele tarihimiz oluşmuştur. Anadolu toprağına "İskele Dili"nde 19 Mayıs 1919 sabahı ayak basan Mustafa Kemal o sırada 38 yaşındadır. İngilizlerin 200 kişilik bir işgal kuvvetinin ve Pontus eşkıyasının sokaklarda kol gezdiği Samsun''da, 19-25 Mayıs arasında geçen günler, Mustafa Kemal için rahat ve güvenlikli günler değildir. Bu nedenle Mustafa Kemal, 25 Mayıs günü, daha rahat çalışabilmek amacıyla Samsun''dan yola çıkarak ve arkadaşlarıyla, 1908''de Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi''ni kuran Selim Sırrı Tarcan''ın bestesini İsveç''ten getirdiği ve güftesini Ali Ulvi Elöve''nin yazdığı ve daha sonra Milli Mücadele Marşı haline gelen "Gençlik Marşı"nı söyleyerek, 80 km. içerdeki şirin bir kaplıca kasabası olan Havza''ya varır. Mustafa Kemal daha Havza''da anlamıştır ki, Çanakkale''deki Mustafa Kemal''in ün ve itibarı Anadolu''da kendisiyle beraber yürüyecektir. Yörgüç Paşa Camii''ndeki halka sözleri şöyledir: "Evvela Allah''a, ama asıl kendimize güvenmekten başka çaremiz yoktur." Mustafa Kemal ilk temaslarını Havza''da yapar ve ilk genelgesini, 28-29 Mayıs 1919 günü, "Mesudiye Oteli"nde yazarak, Havza Telgrafhanesi''nden çeker ve İzmir ve Ege''deki Yunan işgal ve zulmüne dikkatleri çekerek, Milli Protesto hareketlerinin ve mitinglerin başlatılmasını ister.

Denilebilir ki, Yunanlıların İzmir''i işgali ve kanlı eylemleri Milli Mücadele açısından milletin heyecanını doruk noktasına çıkarmış, milli birlik ve beraberliği pekiştirmiştir. Zira Türk Milleti''ne, düşmanın çirkin iç yüzünü anlatacak bunun kadar etkili bir yol bulunamazdı. Ayrıca işgalin, Mustafa Kemal''in Samsun''a çıktığı ve Milli Mücadeleye soyunduğu günlere rastlaması da, Kurtuluş Savaşı''mızın talihli yanıdır. Bir taraftan Anadolu''nun batı kıyılarına çöken bir karanlık, diğer taraftan kuzey kıyılarından doğan bir güneş... Türk tarihçilerinin ortak gözlemi şudur: İzmir''in işgali, işgalci devletler açısından sonuçlarını hesaplayamadıkları bir gaf, Yunanistan açısından ise, sonu hezimetle biten Anadolu macerasının başlangıcı olmuştur.

Nitekim, İzmir''in Yunanlılar tarafından işgaline Türk insanının tepkisini, Giresun''da yayınlanan "Işık Gazetesi": "Göklerden yıldırımlar yağsa, dağlardan kanlı volkanlar fışkırsa, denizler taşarak araziyi tufanlara boğsaydı Türklüğe ve İslam dünyasına o kadar tesir gösteremezdi" sözleriyle dile getirmişti.

Hiç şüphe yok ki, Mustafa Kemal''in İstanbul''da tarihi kararını verip uygun bir görevle Anadolu''ya geçmeyi tasarladığı günlerde, İtilaf Devletlerinin, Samsun ve yöresinde sözde Türkler''in Hıristiyanlara saldırdıklarını iddia ederek, bu durumun Osmanlı Devleti''nce önlenmesini istemeleri Milli Mücadelemizin bir diğer mutlu olayı olmuş, Damat Ferit Hükümeti bir bahane ile Mustafa Kemal''i İstanbul''dan uzaklaştırmak istediği için, Mustafa Kemal''e, Samsun ve yöresinde başgösteren asayişsizliği ortadan kaldırması amacıyla, 9. Ordu Müttefişliği görevi verilmiş, bu konuda Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa ile yardımcısı Albay Kazım Bey''in büyük yardımları olmuş, 19 Mayıs 1919''da Samsun''a çıkan ve Milli Mücadeleyi örgütlendiren Mustafa Kemal, Türk Milleti''nin desteği ile bütün güçlükleri aşarak, bu Milli Mücadele''yi 1922''de zafere ulaştırmıştır. Kurtuluş ve İstiklal Savaşı''nın bütün Gazi ve Şehitlerini rahmet ve minnetle anıyorum.