Kaydet
a- | +A

Yunanistan''da Kültür Bakanı Evangelos Venizelos ile İçişleri Bakan Yardımcısı Panayotiz Kayserilis''in hazırladığı ve "14 Eylül''ün Sözde Rum Soykırımını Anma Günü ilân edilmesi ile ilgili kararnamenin, o dönemin tarihini bilen herkesi hayret ve hatta öfkeye sürüklemesi gayet doğaldır. Bilindiği üzere Türk Kurtuluş Savaşı''nı oluşturan nedenlerin başında Osmanlı Devletince Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanmış olan 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi''nin haksız ve keyfî uygulaması gelmektedir. Fakat asıl neden, 15 Mayıs 1919''da İzmir''e çıkan Yunan ordusunun Batı Anadolu''yu işgale kalkışması ve Türk halkına karşı yaptığı katliam, işkence, zulüm ve 80.000''in üstünde Türk ailesinin doğuya göç zorunda bırakması gibi uygulamalarıdır. Yunan dostu sayılabilecek ünlü İngiliz Tarihçisi Arnold J. Toynbee bile, İzmir''in Yunanlılar tarafından işgali Türk Ulusal Hareketini başlatmakla kalmamış, Türk-Yunan Savaşı''nın da nedeni olmuştur. Yunanlılar karaya ayak basar basmaz, Türk halkına karşı acımasız bir savaşa girişmişler ve bu arada vahşet hareketlerini de ihmal etmemişlerdir demektedir.

Yunan Hükümeti''nin Korgeneral Papulas komutasındaki 220.000 kişilik "Küçük Asya Ordusu" insan sayısı ve silah bakımından üstünlüğe sahip bulunmasına rağmen, ilk defa Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarında TBMM Ordusu tarafından durdurulmuş ve fakat Yunanlılar, Sevr Antlaşması''nın hükümlerini Ankara Hükümetine kabul ettirmek için, Anadolu topraklarında Türklere karşı takviyeli kuvvetler ile yeni bir taarruz başlatınca, Türk Ordusu, Sakarya Meydan Muharebesinde Yuyanlıyı durdurarak, Sakarya Nehri''nin doğusunu düşmandan tamamen temizlemiş ve bu suretle Sevr paçavrasını Türk milletine kabul ettirecek bir güç bırakmamıştır. Ne var ki Sakarya''daki yenilgisine rağmen, hâlâ "Helenizm" ve "Bizans" tutkusundan vazgeçmemiş Yunan''ı yurttan tamamen atmak gerekiyordu. İşte, 26-30 Ağustos 1922''deki Büyük Taarruz''un ve onun sonucu olan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile zaferin başlıca nedeni budur.

1 Eylül 1922''de Orduya; "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz''dir, ileri" diyen Mustafa Kemal, Türk milletine hitap eden beyannamesinde, "Zalim ve mağrur düşman ordusunun esas unsurları, akıllara dehşet verecek kesinlikle imha edildi" müjdesini veriyor, esir alınan ordu komutanları General Trikopis ile General Diyenis Uşak''ta Başkomutan Mustafa Kemal''in huzuruna çıkarılıyordu. 26 Ağustos ile Yunanlıların bir tek erinin bile Batı Anadolu''da bırakılmadığı 18 Eylül tarihleri arasındaki Yunan kaybı 20.000 esir ve 100.000''in üzerinde ölüdür. Bu neden ile Yunan resmi tarihinin bu maceraya "Küçük Asya Felâketi" adını vermesi çok doğrudur. Ayrıca Yunanistan''ın bu macerada yer alan politikacıları ve komutanları idama mahkum ettiğini de biliyoruz. Şimdi ise, Yunanistan''ın, Kıbrıs ve Ege''deki yayılmacılığını durduran Türkiye''yi Türkiye''nin Yunanistan''ın bütün yaptıklarını bağışlama çabasına rağmen uyduruk bir soykırım iddiası ile suçlamaya kalkışması Yunan sahtekârlık ve utanmazlığının en son örneğidir.