Kaydet
a- | +A

- Eşim 7 aylık hamile ve deprem felaketinin gecesi çok korktu. Bu korkusu henüz geçmedi ve geceleri de uyuyamıyor. Bu durumun çocuğumuza ve eşimin gebeliğine bir zararı olur mu ? Sakinleştirici ilaç alması mümkün mü? (G.Z-Büyükçekmece)

Tüm insanlarımız olduğu gibi gebeler de o felaket gecesinin korkusunu üzerlerinden henüz atamadılar. Gebelerin endişeleri kendileri dışında gözü gibi baktıkları, karınlarında taşıdıkları bebekleri için de olmaktadır. Bu deprem sırasında eğer gebe karın üzerine düşmemiş ise veya karnını şiddetli bir şekilde vurdurmamış ise çocuğun zarar görmesi mümkün değildir. Sadece korkuya, endişeye ve psikolojik sıkıntıya bağlı olarak da erken doğum veya düşük olmaz. Fakat yapılan çalışmalar gebeliğin üçüncü ayından sonra anne karnındaki bebeğin annenin tüm üzüntü, sıkıntı ve mutluluklarını hissettiği yönündedir. Genelde ani bir üzüntü veya korku ile çocuk hareketlerinde de ani artmalar olabilmekte ve çocukta da huzursuzluklar başlayabilmektedir. Benim size önerim eşinizin sıkıntısını azaltmak için kesinlikle deprem ile ilgili haberleri ve görüntüleri televizyonlardan izletmeyin. Ayrıca evde yalnız kalması da doğru değil. Bu, korkusunu arttırır. Bir süre için yanında kendini yalnız hissetmemesi için sizin veya bir yakınınızın bulunması doğru olacaktır. Sakinleştirici ilaçların büyük bir kısmı çocuğa geçip bazı sakatlıklara neden olabildiklerinden dolayı bu tür ilaçları çok gerekmedikçe kullanmayız. Eğer eşinizin bu korku, endişe ve uykusuzluk gibi şikayetleri giderek artar ise önerim, bir kadın doğum uzmanına danışarak önereceği bir psikolog ile görüşmenizdir.

Terleme ve ateş basması - 42 yaşında olmama rağmen adet düzensizlikleri, ateş basması, terleme ve sıkıntılarım başladı. Her şeye hemen sinirleniyorum. Bu şikayetlerimin geçmesi mümkün mü? (P.D-Afyon)

Bahsettiğiniz şikayetler menopoza girmek üzere olduğunuzu göstermektedir. Adet düzensizlikleri, ateş basması, gece terlemesi gibi şikayetler genellikle menopozun ilk belirtileridir. Bu şikayetlerinizin nedeni de, daha önce yumurtalıklarınız tarafından düzenli olarak salgılanan kadınlık hormonlarının salgılanmasındaki düzensizlik ve miktarındaki azalmalara bağlı olarak vücudunuzun bu hormonlardaki eksikliğe ayak uydurmaya çalışmasıdır. Eskiden bu gibi şikayetlerin kadın hayatının normal bir seyri olduğu kabul edilir ve kimse de doktora dahi gitmezdi. Oysa hiçbir kadın kendisini ve ailesini rahatsız eden, huzurunu bozan bu gibi şikayetlerle yaşamak zorunda değildir. Kadın doğum uzmanı tarafından muayene edilip gereken tetkik ve tahliller yapıldıktan sonra verilecek olan ilaçlar ile hem yine düzenli olarak adet görecek hem de kısa sürede bu şikayetiniz azalacak hatta kaybolacaktır.