Yine "hatırlı" bir davete icabette, bir Paris seferi daha nasip olunca, kendimizi bir "Ermeni gösterisi" içinde bulacağımızı, doğrusu hesaplayamamıştık. Meğer, Ermenilerin sözde soykırım yıldönümüymüş. Gerçekten de, her 24 Nisan günü Fransa''da "bir eli yağda, bir eli balda" yaşayan Ermeniler ünlü Etoil Meydanı''nda çoluk çocuk toplanır sonra sözde soykırımı protesto ederler. Şu kine bakınız ki, tam 85 yıl önceki meçhul olaylar "soykırım"mış gibi gösterilip, tel''in ediliyor. Oysa, iddia edildiği gibi bir soykırımın yapılmadığı tarafsız bilim adamları ve tarihçiler tarafından kanıtlanmış bulunuyor. Sayıları bu yıl 6 bini bulduğu polis tarafından ifade edilen Ermeniler, Champs Elyee''den geçerken arkadaşlarla, bir otomobilin içinden gösteriyi izliyor radyodan da Ermeni asıllı şarkıcı Charles Aznavour''un konuşmasını dinliyorduk. Meğer Aznavour, bir Fransız olarak (nasıl Fransız oluyorsa) Fransa''nın, Türk devletinden niçin çekindiğinin yanıtını bulamadığı hezeyanı içindeymiş. Bir zamanlar, bazı kişiler tarafından Türk dostu diye tanıtılan, işte bu Aznavour... Bu arada, Aznavour''un tahakkuk eden vergi borcunu ödememek için, bir ara İsviçre''ye kaçıp, oranın vatandaşı olduğunu da hatırlıyoruz. Aslında, Fransa''da öyle çok Aznavurlar varmış ki.
Türk dostu olanlar da var Gazeteci arkadaşlar anlattı; bir de, gerçekten Türk dostu olan ve soykırıma inanmayan Ermeniler de mevcut. Hem de sayıları pek çokmuş. Türkiye''de yaşayan Ermeni vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu da öyle değil mi? Tarihe mal olmuş bir "tehcir"de her türlü trajik olayların cereyan edebileceğini, makul ölçüler içinde düşünen Ermenilerin nasıl sevilip sayıldığını da sadece belirtmekle yetiniyoruz. Tıpkı 24 Nisan gecesi, Paris''te gittiğimiz bir lokantanın, etrafımızda dört dönen, Galatasaray''ın zaferini alkışlayan ve Cumhurbaşkanının kim olacağını merak eden İstanbul''u özlediğini belirten Ermeni garsonlar gibi. 85 yıllık kini geride bırakıp, sadece gerçekleri kabullenen Ermeniler''in çoğalmasını "barış" adına diliyoruz.

