Manisa Turgutlu’da bir öğrencinin okulda gerçekleştirdiği silahlı saldırının ardından korku ve panik havası hâkim oldu. Zaten istenen de buydu. Korku ve panik oluşturmak, gençleri şiddet dolu olaylara özendirmek ve devlete olan güveni sarsmak. Özellikle, “Her okula bir polis koymalı” tartışmaları ile gündeme gelen saldırıların arkasında kim veya kimler vardı? Hayvanlara işkence görüntülerinden tutun da çocukların tehdit edilmesine varan birçok olayın perde arkasını anlatmaya çalışacağım sizlere... Peki, polisiye tedbirlerle bu olaylar son bulur mu? Burada ailelere ne görevler düşüyor? Çocukları yönlendiren şiddet yanlısı kişilerin arkasında hangi güçler var? Tüm bu soruların cevabını birlikte arayacağız. Hadi başlayalım...
C31K isimli karanlık bir yapı
Ankara polisi, geçtiğimiz günlerde gençleri şiddete alıştıran ve internet üzerinden yayın yapan platformlara baskın düzenledi. Ele geçirilen paylaşımlarda 3 okula saldırı düzenlenmesi için bazı öğrencilerin organize bir şekilde psikolojik olarak hazırlandıkları, polis operasyonu sonucu bu olayların engellendiği ileri sürüldü. 19’u 18 yaşın altında olmak üzere toplam 27 kişi gözaltına alındı. Korkunç bir gerçekle karşı karşıya kaldık. Daha önce düzenlenen okul baskınlarını organize ettiği ileri sürülen ve sosyal medya platformlarında 100 bin takipçisi olan C31K isimli karanlık bir yapı yeniden karşımıza çıkmıştı. Yeni okul katliamları düzenlemeye hazırlandığı sırada siber polis tarafından yakalanan karanlık yapının nasıl organize olduğunu öğrendiğinizde ise daha çok şaşıracaksınız.
Çocuklar şiddete nasıl hazırlanıyor?
Discord, Telegram, X ve YouTube gibi platformlarda yaşı küçük çocuklarla etkileşime geçen çetelerin, çevrim içi oyunlar aracılığıyla irtibat kurduğu belirtiliyor. Şiddete yatkın olan ve aile yapısında sorunlar bulunan gençler daha sonra özel odacıklara davet edilerek düğümün ilk halkası tamamlanmış oluyor. Hayvana şiddet, çocuk istismarı, millî değerleri aşağılama ve çocuklarını kaybetmiş ailelerin şantaj ve aşağılanması gibi görüntüler çocuklara izletilerek hangi konulara daha duyarlı oldukları belirleniyor. Ardından geçmişte yaşanan olaylar ve o olayların faili çocuklar kahraman gibi gösterilerek kendilerinden övgü ile bahsediliyor. Burada amaç ise “Onlar kahramandı sizler de kahraman olabilirsiniz” algısı oluşturmak... Ardından hazır hâle gelen çocuklardan ‘bağlılık’ kanıtı isteniyor. ‘Yani, bir eylem gerçekleştir. Kameraya çek ve bize gönder, seni kahraman ilan edelim’ deniyor. Kurulan tuzaklar bunlarla sınırlı değil. Diğer bir yandan şiddet yanlısı grupların eline düşen çocuklar bir suça veya uygunsuz bir paylaşıma ortak olursa şantaj ve tehdit sarmalı devreye giriyor. Ekran verisi veya suçla ilgili veriler kaydedildikten sonra “Görüntüleri ailene göndeririz, internette yayınlarız” tehditleriyle suça zorlanıyor... Bu iddiaları polis ifadelerinde veya mahkeme kayıtlarında görmek mümkün.
Küresel ve karanlık dijital ağlar
Yapılan araştırmalar sonucunda C31K gibi 93 ayrı sosyal medya ağının bulunduğu ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu ağları kuran ve pahalı ekipmanlar ile yayınlar yapan bu çetelerin arkasında maddi destek sağlayan odakları ve sistematik şekilde organize olmuş yapıyı çözmeye çalışıyor. Çocukların çektiği ve portallara gönderilen şiddet dolu görüntülerin DARK WEB’e para karşılığında satıldığını belirleyen siber polis, büyük bir finans ağını çökertmeye çalışıyor.
WhatsApp havuzları
Okullarda öğrenciler arasında yaşanan akran zorbalığının en büyük sebeplerinin başında ise çocuklar arasında kurulan WhatsApp havuzları olduğu söyleniyor. Yasak olmasına rağmen kurulan havuzlarda akranları tarafından kılık kıyafetiyle, fizikiyle veya kusurlarıyla alay edilen çocuklar çareyi içe kapanmakta buluyor. Eğer ebeveynler bu değişimi fark edemezse konu intiharlara veya cinayet vakalarına kadar uzanıyor. Okul yönetimlerinin sıkı kontroller sonucu bu WhatsApp hatlarını kontrol etmesi veya ciddi tedbirler alması gerekiyor.
İstihbarat polisi önemli
Herkesin dilindeki konu ise haklı olarak ‘Okuldaki şiddet nasıl önlenir?’ sorusu oluyor. En değerli varlığımız olan çocuklarımızı devletin emin kollarına teslim ettikten sonra gelecek kötü bir haberle sarsılmak inanın büyük acılara sebep oluyor. Ama başımızı diğer yana çevirerek sorunları görmezden gelmek en kolayı. Kalıcı çözümler üretmek gerekiyor. Okul girişlerindeki kapının önünde duran ve çevre güvenliği alan polislerin yetersiz olduğunu görüyorum. Bunun yerine okullardan sorumlu olan okul müdürü, öğretmenler, veliler, hatta öğrencilerle bire bir görüşmeler yapan polis memurlarının daha başarılı olacağı görüşündeyim. Burada amacın okul içerisindeki sorunları ve bunları oluşturan çocukların tespit edilerek okuldan uzaklaştırılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü geçmişte yaşadığımız olaylar okuldaki şiddetin göz göre göre geldiğini ve yaşanan sorunların herkes tarafından detaylarıyla bilindiğini gösteriyor.

