Kaydet
a- | +A

İlahi âdet dışında ve ilahi kudret içinde meydana gelen harika peygamberde görülürse mucize, evliyada keramet, veli olmayanda firaset günahı çok olanlarda istidrac, kâfirlerde görülürse sihir yani büyü adını alır.

Şevahid-ün-nübüvve kitabında, (Evliyanın kerameti, peygamberlerin, mucizelerinin devamıdır. Bunun için bu ümmetin evliyasından hasıl olan kerametler de Peygamber efendimizin mucizesidir.) buyuruluyor.

Abdülgani Nablüsi hazretleri de, (Evliyayı inkâr etmek, dinin herhangi bir hükmünü inkâr etmek gibi küfürdür. Evliya ve peygamber, ne kadar yüksek olursa olsun kuldur. Harika, keramet hasıl olmasında, kulların hiç tesiri yoktur. Her şeyi yalnız Allahü teâlâ yaratmaktadır. Ancak Allahü teâlâ, peygamberlerini ve evliyasını başka kullarından üstün tutmuş, başkalarına vermediği keramet ve mucize gibi harikaları, nimetleri bu zatlara ihsan etmiştir.

Maruf-i Kerhi hazretleri, talebelerine, "Duâ ederken beni vasıta edin! Ben Allahü teâlâ ile aranızda vasıtayım" buyurmuştur. Çünkü evliya, Resulullahın varisidir. Varis olan, varisi olduğu zatın bütün üstünlüklerine kavuşur) buyuruyor. Evliya [Allah dostları] için ahirette de korku yoktur. Kur''an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Evliya için elbette korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.) [Yunus 62]

Bazı kerametler İbni Ömer hazretleri, insanların yolunu kesen aslana, (Hemen uzaklaş!) buyurup, aslan kuyruğunu sallayarak uzaklaşınca, "Resulullah doğru söyledi" diyerek (Allahtan korkandan, her şey korkar) hadis-i şerifini bildirdi. (Hakim) Hasnek-i Hubeyb, esir edilip zincire vurulduğu zaman, yanına gelenler, onun önünde taze üzüm görürlerdi. (Buharî) Avn b. Abdullah hz. de güneşte uyurken, bir bulut ona gölge ederdi. (Ebu Nuaym) Hz. Ebu Bekr, vefat edeceği zaman, (Ya Aişe, bir oğlum ile iki kızım sana emanettir) buyurdu. (Babacığım benim bir kız kardeşim var. Öteki nerede?) diye sorunca, (Hanımım hamile) buyurdu. Vefatından sonra bir kızı doğdu. (Şevahid). Buharî''deki hadis-i şerifte, Beni İsrail''den gaibi bilen, keramet ehli zatların bulunduğu, bu ümmetten de Hz. Ömer''in onlardan olduğu açıklanmıştır. Hz.Ömer, Medine''de hutbe okurken, İran''daki ordusunun mağlup olmak üzere olduğunu görüp, (Ya Sariye arkanı dağa ver) buyurdu. O da dağa yanaştı ve zafere kavuştu. Hz. Osman, yanına gelen birine, (Gözünde zina eseri var. Bir kadına bakmışsın.) buyurdu. O kimse (Nereden bildin?) dedi. Hz. Osman da (Müminin firasetinden korkun, o Allahın nuru ile bakar) hadis-i şerifini bildirdi. (Buharî). Hz. Ali, vefat edeceği zaman, (Tabutumu Arneyn''e götürün, orada ışık saçan bir kaya görürsünüz. Beni oraya defnedin!) buyurdu. Öyle yaptılar, buyurduğu gibi buldular. (Şevahid) Evliyadan bunun gibi binlerce keramet işitilmiştir. Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin kerametleri ise pek meşhur olmuştur. Keramet haktır, inkar eden ahmaktır. (Avarif-ül-mearif) İmam-ı Gazalî hazretleri de, (Velîlerin, firasetle kalblerden geçenleri haber verdikları sayılamıyacak kadar çoktur. Hızır aleyhisselamı görüp, konuştukları, gaipten ses işittikleri ve benzeri kerametleri çoktur, fakat inkâr edene sözümüz yoktur) buyuruyor.

ÖNE ÇIKANLAR