Kaydet
a- | +A

Şimdi deprem konuşmak (in). İstanbullu''nun hayatını hayli etkiledi. İyi de bu konuşmaları (dün) yapmalıydık. O zaman tedbir almak daha kolay olurdu. Tabiî ki, şimdi de telâfi edilecekler var. Kamu olarak hazırlıklı olmak, binaları sağlamlaştırmak ve psikolojik olarak onunla yaşamayı öğrenmek. Ben bu "sendrom"dan ilahi mesajlar derpiş edecek kapasitede kendimi görmüyorum. Ne var ki, şöyle bir düşündüğümde nice ölümler aklıma geliyor da, vefattan sonra ahkâm kesenler çıkıp, "Aa, vallahi akıllı adamdı, niye bu kazayı yaptı?" veya "Basireti bağlanmıştı zahir?", "O kadar zengindi, kendini iyi doktorlara mı teslim edemedi?.." diye şaşırmalar. Eceli kim tutabilir ki! Allah''a karşı tedbir alınır mı? Bunu niye yazıyorum. Bizimkisi öylesine düşünce işte ama, sanki birileri şu depremden bir nevi rant çırpma yarışına girmiş gibi. Bazı önlemleri alalım. Ne var ki, lüzumlu ile fantezik yöntemleri ayıracak bir "âkil" kurul olsun. Olsun da, zaten deprem yaralarını sarmak için sırtımıza binen ek vergilere ilâveler olmasın. Deprem sonrası vergiler. Deprem öncesi vergiler. Deprem süreci vergileri. Bunları meşrulaştırmak için de şu deprem fobisini özellikle pompalayanlar mı var acaba? Hele bazıları var ki, olsa da şu deprem rahatlasalar. Depreme Japonya da nice tedbir almıştı. Kobe''yi gördük. Her işin cılkını çıkarmayı ulusal alışkanlık hâline getiririz; ama bezdik artık yahu!.. Kimse benim cebime güvenip 8 saniye önce alarm veren cihazlar yatırımı falan yapmasın. Şu deprem geyiklerini (out) kılmanın bir raconu olmalı. (İn)ler, (out)lar derken; ülkemiz müthiş. Hasan Celâl de Tayyip Erdoğan gibi (in) oldu. Çakıcı''nın (out) olacağını söylüyorlar yakında. Öğretmen isteyen çocuklar da (in). Gülay Hanım şimdilik (out). Öyle bir trafik var ki, tam bir keşmekeş. Şu yargı sisteminin de bir IMF''si var mı, hani ekonomimiz gibi adaletimizi de o kliniğe yatırsak!.. Aslında biz mafyacılığa alıştık. Babalar diye gülüp geçiyoruz; ama Türkiye dünya istatistiklerinde "mafioso" ülkeler arasında yer alıyor. Deprem bunları unutturmasın.

FINDIKÇI VE KİTABI Bir pazar önerisi olarak size Alfa''dan çıkan "İnsan Kaynakları Yönetimi"ni tavsiye edeyim. Sosyal sermaye, XXI. yüzyılın en değerli kaynağı. İnsan kaynakları, seri ilanlarda değil, akademik uygulamalarda da revaçta. Yönetimde başarının sırrı da burada. İşte bu kitap, gayet anlaşılabilir, akıcı bir üslupla işlemiş bu bahisleri. Yazarı; ciddi, çalışkan, girişken bir genç insan. Dr. İlhami Fındıkçı. Kimseyi yönetmek istemeyen, kendi halinde "rind"ler bile okusunlar, derim.