AB kapıları açılıyor. Tabiî, bekleyiş sürecinde diskalifiye olmazsak. AB''ye iyi sıhhatte olsunlar gelmezse!... AB''ye girmek iyi olacaktır.
Demokrasi iyi bir şeyse, ben öyle olduğunu sanıyorum, demokrasimiz derinlik ve genişlik kazanacak.
İktisadi açıdan da uzun vadede -insan potansiyelimizle birlikte değerlendirildiğinde- kazançlı çıkacağımızı da düşünüyorum.
Kültürümüz elden gider mi? Bu konuda onlar 65 milyon Müslüman Türk''ten daha fazla endişe duyduklarına göre, bizim paranoyamızın yersiz olduğuna inanıyorum.
Bazıları soruyor:
- AB için yeterli derecede "medeni" miyiz?
İşte, hayatî soru budur ve "şovenlik" yapmadan cevabını aramak mecburiyetindeyiz.
Biz "medine-i fazıla"da medeni idik.
Osmanlı''nın zirvesinde medeni idik.
Ama, medeniyet; ilim-irfan-rikkat gibi "nüans" ise onları kaybettik.
İncelik değil kabalık egemen. "Kıro" ya kaçtık. Ahlâkta bile arabeskiz.
Bu işin zenginlik, okumuşlukla da ilgisi yok.
Ne var ki, AB "medeni".
Kurallar, ilkeler var. Yasalar var.
Medeniyet, ahlakın neticesi de olabilir; yasanın korkusuyla da oluşabilir.
İslam''ın umrânında ilki idi. Avrupa''da ikincisi sayesindedir.
Yani, Avrupalı beher beher, fert fert iyidir diyemeyiz. Yasanın gücü onları medeni davranmaya mecbur kılar.
Bizde yasayı çiğnedikçe erkeklik artar.
Avrupalı, birlik olunca çıkarcı, egoisttir.
Tek tek insanileşirler.
Biz ise şu tüketim toplumu sayesinde fert fert menfaatperest olduk. Ne kişi hakkı tanırız, ne kul hakkı.
Toplu halde hangi istatistiğe gireriz, bilemem.
Bildiğim, muasır medeniyeti üretmek zorundayız.
Bu medeniyet sadece fen değil, dolar değil, döviz rezervi değil, nükleer santral değil. Bu medeniyet davranış biçimidir. Kalp ile mimik arasındaki köprüdür.
Kabalıktan, magandalıktan yontulmaktır.
Biz ne Latin Amerikan operet cumhuriyeti, ne de sömürgecilikten kurtulmuş bir Afrika ülkesiyiz.
Teşrifatından, estetiğine cihan imparatorluklarının torunlarıyız.
O mirası nasıl kimliğimize, kişiliğimize yerleştiremiyoruz; terbiye sistemimize katamıyoruz, şaşırıyorum. Bu rüşt, bizim genetik şifrelerimize, kültürel kodlar olarak yazılmış olması lazım.
AB''ye girsek de girmesek de kaybettiğimiz o medeniyeti yeniden yeşertmekle yükümlüyüz.
Görgüsüz bir ulus değiliz biz.
Belleğimizi yitirdik, zaman zaman. Ama, bu geçici "amnezi" olmalıdır.
Bizim medeniyetimiz "kökten"dir.
Köktencilik yapacaksanız, uygarlığın fundamentalisti olur.
İşte, o zaman tarihe, ecdada sahip çıkar, onları daha layıkı ile temsil eder, yaşatırsınız.

