Mesut bey, başbakanlığından bile fazla konuşuyor bu hükümette.
Sn. Bahçeli ne kadar "düşük profil" göstermeye dikkat ediyorsa, Sn. Yılmaz aksine hep ileri pozisyonlarda olduğunu ispat gayretinde gibi. Konuşulacak şey bulamayınca kendine göre patlatıyor: - Türkiye''de cumhuriyet var. Cumhur yok. Kağıtta kalmıştır. Ne demek bu? Bu "taş" kime atıldı şimdi? Niye şimdi? ANAP''ın seçim yenilgisinin nedenleri arasında "Devlet partisi" imajı da olduğu partileri tarafından kabul edildi. Yani, onu affettirmek için bir "çıkış" mı bu? Tansu Hanım aynı sözleri seçime "giderken" söyledi idi. Sonuç onun açısından da değişmediydi. Şimdi Mesut Bey aynı şeyleri söylüyor. Mahkemedeki pişmanlık törenleri sırasında da Öcalan "demokratik cumhuriyet" derken belki de aynı kapıya çıkmaktaydı. Sayın Mesut bey bunları söyledi, hangi ilham ve beklenti ile bilinmez, sonra dün "düşünce suçları genel affın kapsamından çıkarılsın" dedi. Haydi, buyrun. Yine zikzak. Dört eğilimi temsil iddiası, çelişen uzantıları birleştirecek felsefi derinliği tanımlayabilmekten geçmekte. Mesut bey, onca medya desteğine rağmen, hızla erimekte. FAZİLET VE VESÂYET Faziletliler, organize suçlarla ilgili yasaya karşı bayağı mücadele veriyorlar.
Anti-mafya tasarısı, "derin" devletçe istismar edilirse, muhalefetlerinde haksız sayılmayabilirler. Takmışlar telefon dinlemeye. Efendim, izinle olsun. Şu hallerde olsun. Boş bu laflar. Teknoloji uçmuş gitmiş, Resmi-özel telekulaklar her an, her yerde dinleyebilir. Kimsenin ruhu bile duymaz. Dinlemek bir eğitim meselesi değil. Kültür de değil. Kişilik. Kamu kimliği de bir kavram. "Her an büyük ağabey bizi dinliyor" kompleksi. Ne var ki, kendilerini vesayetten kurtaramamış bir parti Türkiye''deki düzenden şikayet ediyor. Yok aslında birbirimizden farkımız. Bileşik kapların serüvenini bilirsiniz. Kim, kimi şikayet ediyor?
CEZA VE RÜŞVET Eskiden trafik kazalarını azaltmak için "ağır" para cezası basmanın yeterli olacağı düşünülürdü. Yaptık da. Alkışlarla çıkan bir Trafik Kanunu''muz var. Neyi halletti? Kazalar arttı. Sürücüler yine aynı hataları yaptılar. Bu kez Meclis Komisyonları''nda yine gündeme geldi. Enflasyonun sülük gibi yerleştiği ülkelerde cezalar da zamanla ucuzlar. Onun için fiyat ayarlaması lazım. Ancak, Meclis''te süper zammın, rüşveti arttıracağı haklı gerekçesiyle çıkması mümkün olmadı. Ne ayıp değil mi? Alan da, veren de suçlu. Ve ülkenin durumu? Vallahi, utanıyorum. Düzelmesi sadece eğitim meselesi de değil. Kültür de değil. Kişilik meselesi...

