Türkiye fenâ yolda değil. Önce, dışişlerinde... ABD, Ermeni Tasarısı''nda geri adım attı. Bunu sağlayan Başkanlık oldu. Yani, başta Clinton! Başkan, Türkiye lehine inanılmaz bir ağırlık koydu. Hem de iç politik zararını partisinin seçim sürecinde göğüsleyerek! Bu olayda Türkiye''nin stratejik önemi belirleyici oldu. Bu olayda Ermeni sorununu anlatamadık; ama, şantajlarla Reelpolitik ölçülerinde güce müracaat ettik. Sonuç verdi. Ama, bu sonucun kalıcı olabilmesi, Türkiye''nin tapusuna sahip olduğu arazinin stratejik rantını satmakla kaim değildir. Kalıcı olabilmesi, Türkiye''nin insan hakları ve demokratikleşme başta olmak üzere "jeokültürü"ne kıvırabilecek rüşte ulaşabilmesine de bağlıdır. Dahası, Tasarı''nın "rafa kaldırılması", ilânihâye unutulacaktır, demek de değildir. Yarın, bir fırsat kollanacak ve Tasarı yine hortlatılabilecektir." İşte, bu "an" için Ermeni konusunda "hazırlıklı" olmak lâzımdır. Kinden arındırmak için bu çalışmalar yurtdışı Ermeni toplumları üzerinde yoğunlaştırılmalıdır. İçte, Türkiye "kirden" de arınıyor. Pandora''nın kutusu açılsın ve patlasın. Pislikler ortaya dökülsün. Başka çaremiz yoktur. Türkiye kendi içini "temizleyebildiği" ölçüde vatandaşı nezdinde itibar kazanacak ve ekonomik istikrar pakedi "hazmedilebilecektir." Türkiye "kirlerinden" temizlenebildiği ölçüde dış dünyada da saygınlığı artacaktır. AB''nin kabulü kolaylaşacaktır. Yılmaz''ın çabaları inşallah sonuç getirir.
Türkiye önündeki fırsatı kaçırmamalı. Bakınız, hem "kan", hem kin ve de kir olayları Türkiye''de nasıl herşeyin küçük bir "şey"le değişebileceğini gösteriverdi. Bir Ermeni Tasarısı, ABD ile ilişkileri bitiriveriyordu, az daha. Bir Murat Demirel Olayı''nın sağlam tutulması, Türkiye''nin yolsuzlukla mücadelede bir anda kararmış imajını yenmesine neden olabilir. Haydi, Türkiye... Çıkalım artık açık alınla. Profesör!.. Şu ülke profesörü yazmayı bile bilmez!.. Telaffuzunu geç!.. Öyleleri var ki, bu adam nasıl profesör olmuş dersiniz! Ne kitap, ne bilgi! Onlara bakıp genelleştirmek yazıktır. Eskiden Türkiye''de saygınlığımız vardı. Çünkü, eğitim, paradan önce gelirdi. Şimdi, cüzdanla ölçülüyor. Avşar kızı haklı. Bu maaşlarla zaten profesör olunmaz! Olunsa kalınmaz. Bu YÖK yönetimi zaten hocalara revâ gördüğü muamele ile onlarda şeref bırakmadı. Zehirletin belediyeye öğretim üyelerini, bitsin bu iş. Hatta bu pazar onları saymayın bile. Çünki, bir dahakinde burada bulamayabilirsiniz. Başkalarını bilmem ama ben gidiyorum!.. Ülke sizin olsun!

