Kaydet
a- | +A

Sökmenoğlu kaç zamandır Cem''den Meclis''e dışişleri sorunlarında bilgi vermesini istiyordu.

O da verip, vermediği pek belli olmayan bir açıklama yaptı.

Meclis''in o oturumu partilerarası "gıdıklamalara" yolaçtı.

Sonra Meclis yeniden eski gündemine döndü.

Yani, dış politikada "doyurucu" izahat bekleyenlerin hevesi kursağında kaldı.

Bazı tesbitlerimi sıralayayım:

1. Küreselleşme ile birlikte dış politika önem açısından iç politikanın önüne geçmiştir. Türkiye''de değil.

2. Küreselleşme ile birlikte devletin güvenliğinin önüne insanın ve gezegenin güvenliği kavramları ağırlık kazanmıştır. Türkiye''de ise değil.

3. Küreselleşme ile birlikte dış politika kalkınma, ekonomi ve kültür duyarlılıklarıyla jeopolitik, askerî mülahazaları aşmışken, Türkiye''de dış politika, güvenlik tehditlerinin algılanma biçimi ile MGK''nın telkin ve tavsiyeleri altına girmiştir.

4. Küreselleşme ile NGO''lar (yani ulusal ve küresel sivil toplum örgütleri) dış politikada daha ağırlıklı yer alırken, Türkiye''de Dışişleri giderek kapanmış, Soğuk Savaş sonrası sisteme alışma sürecinde aklını karıştıracak fazla birimle uğraşmamak için Balgat''ta kendi demirperdesini üretmiştir.

İşte, bu koşullarda Meclis''e açıklama yapılsa ne olur, yapılmasa ne olur!..

Demokrat Parti döneminden beri hükümetlerin dış politika konusunda Meclis''e bilgi vermediğinden şikâyet edegelmişizdir.

Aslında şikayete de hakkımız yoktur.

Çünkü, dış politika konusunda hassasiyeti olan bir genel hava Meclis''te yoktur. Varsa yoksa iç politika!

Kaç milletvekili, teorik ve uygulamalı yanları ile dış siyasetteki gelişmelerden haberdar? Acı, fakat gerçek.

Evet, Meclis Dışişleri Komisyonu, Başkanı K. İnan ile gözdolduran bir boyuta sahip. Ta Karayalçın zamanından beri dış politikayı Meclis''e irtibatlandırmaya çalışıyorlar. Ve başaramıyorlar.

Bizdeki umumî zihniyetle başaramazlar da!

İşin çağdaş yönü; yukarıda belirttiğimiz gibi, sivil toplum örgütlerinin, think tankların bu sürece dahil oluşudur.

Ama, bu örgütler Türkiye''de dış politika konusunda azdır, yetersizdir ve bazıları devletin uzantısıdır.

Kuramazsınız da.

Dış politikada çağdaşlaşsanız, böyle bir yapılanmaya gitseniz; ya vatan haini olursunuz, ya yabancı devlet istihbaratlarına çalışmakla suçlanırsınız.

Onun için boşverin. Takmayın kafayı.

Böyle gelmiş, böyle gider!..