Kaydet
a- | +A

Öcalan, "Silahlara ve şiddete veda" dedi. Ardından da hayatî açıklaması geldi.

-Şiddet, demokratik gelişmenin önünü tıkıyor.

Ha şunu bileydin!

İmralı sakini, mahkemede de buna benzer şeyler söylemişti.

Demokratik cumhuriyetinin önü açılmalı tarzında.

Bu sözlerde geleceğe yönelik yatırım vardır var olmasına da üzerinde düşünülmesi lazımdır. Özellikle kendi takımının...

Bu fikirlere dün gelebilseydi, onca kan akmazdı ve belki de demokratikleşmenin süratli gelişimi ile Türk de, Kürt de Türkiye de daha mutlu bir ortama kavuşabilirlerdi. Etnik olsun, dini olsun; her türlü taleplerin bundan sonra bu gecikmiş itirafı mihenk almaları gerekmektedir.

Dahası Batı, özellikle Avrupa bu itirafı iyi fehmetmelidir. Hem PKK''yı azdırdılar, hem Türkiye''den insan hakları ve demokratikleşmede reform, hayır-hayır daha ilerisi devrim beklediler.

Öte yandan ABD ise etnik reform için terör kazınmalıdır, diyordu. Sosyal barış ve reform olmasın diye şiddete tahammül edenler var mıydı, bilemem. Ama, demokrasi çözümdür. Sorun değil. İki ucu muhataralı bir denklem olarak görenler için bir zarurete parmak basalım.

Bizde vatandaş ürkek, devlet kuşkucudur.

Arada bir güven bunalımı vardır demek istemiyorum. Ama, mesafelilik olduğu kesin. Onun için devletin içine "bizden birini" yerleştirmek hep rastlanan bir alışkanlık.

Demokrasinin ileriye doğru seyri, derinleştirilmesi hukuki değil, kültürel bence. Bunun için yeni bir kontrat, adeta "Milli Misak" gibi bir ulusal and lazım bize. Karşılıklı devlete ve millete sadakat yeminleri edilmeli. Bunun şerefimiz olduğu ilan edilmeli.

Devlet vatandaşın sadakatinden şüphe duymamalı. Millet de devletin demokratikliğinden.

Meseleyi bir de böyle düşünüverin ne olur?

Afta da aynı güvensizlik yok mu?

"Ya salıverildiklerinde yeniden..." kuşkusu...

VALLAHİ BRAVO!

Erdem Yayınları iyi bir iş yapmış.

"Anayurttan Masallar" dizisi çıkarmış. Kırgız, Azeri, Karakalpak masallarını çocuk kitapları olarak hazırlayıp, basmış. Ama, öyle eften püften değil. Resimleme, mizanpaj, herşeyi ile nefis.

Bir de bazı İslami (Doğu) masalları da hazırlamış. Helal olsun. Ben çocuklara değer verilmesinden yanayım.

Aslında onların "kültürleşmesi", ninnilerde başlar.

"Uyusun da büyüsün hû hû"daki "hû" hele bir girsin kulağından.

(İsteme adresi, Cağaloğlu Yokuşu No: 12-14, D: 10, İstanbul, 0212 511 26 03).