Her yerde varlar. Nerede IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü uluslararası bir toplantı yapacak; hemen "küresel" bir eylem planı yaparak, çalışmaları torpidolamaya çalışıyorlar. Ne yerden göğe kadar haklılar, ne de eleştirilerinde tamamen haklılar. Küresel ekonomik dengesizlikleri inkâr etmiyoruz. Ancak, protesto ettikleri örgütler bile bu alanda tedavi edici gayretlerde bulunuyorlar. Tabiî ki yeterli değil. Ama, herhalde "Ticaret Yapma, Seviş" demekle Afrikalı''nın açlık dramı çözümlenemez! 68''e özlem var, kesin. Her kuşağın bir 68''i olmalı mıdır? Aslında, küreselleşme, ancak Sivil Toplum bazında küresel ağlar oluşturup, proje ürettikçe XXI. yüzyıla derman olabilir. Holiganizmi ekonomik protestoculukla karıştırarak değil. Futbol holiganizmi herkese bulaşmış gibi. Çevreci örgütlerde de, küresel ekonomiyi protesto edenlerde de aynı metot, üslûp ve duygusallığı görüyorsunuz. O zaman mesele politik değil. Kitle psikolojisinde gizli. İşte, küreselleşmenin psiko-analizi yapılmalı. İşin "derinine" inen yok. Aşkın 68''liler yeni bitme yoldaşlarına alkış tutmak yerine, çalışsınlar.
Bravo Baykal''a!.. Yine dönüyor. CHP tarihinde seçim yapılacak Kurultay''a utancından giremeyen tek genel başkan idi. CHP''yi parlamento dışı bırakan ilk sivil liderdi. Teselli olsun diye, ardından: "İstifa etmek fazilettir" denildi. Fakat, İstanbul''da ilân etti. Geri geliyorum. "Ne cesaretle!" diyemiyoruz! "Aranır hale geldi. Maalesef AKUT''vari bir dayanışma bile CHP''yi kurtarmaya yetmemişti. Ne CHP diğer partilerden, ne de Baykal diğer liderlerden farkını gösterebilmişti. Sorun CHP''nin değil, millî kusur!
Aferin Unilever''e! Unilever bir ÇUŞ! (Çokuluslu şirket/İngiltere-Hollanda kökenli bir küresel!..) Belki deterjanlarını tanıyorsunuz: Cif! Artık, küresel ekonominin de etiği var. Onlar da kültüre para ayırıyorlar. Unilever, Cif ile Topkapı Sarayı''nın dış taş, mermer yüzeylerinin restorasyon, konservasyon ve temizliğini yapmış. Büyük meblağlar ayırmış. İki buçuk yıl sürmüş. Hem de Bakanlığın uzman kadrolarıyla çalışarak. Büyük iş başarmışlar. Pırıl pırıl olmuş Topkapı Sarayı. Çok da güzel bir konuşma yaptı açılışta, İstemihan Talay, kucaklayıcı bir tarzda. Fena olmuyor, kompleksler aşılıp Osmanlı senin/benim tartışmasının dışına çıkılınca!..

