Herşeyi, değerlerimizi yıkmak için özel bir mekanizma çalışıyor, sanki. Yıllardır İslâm adına bir şey bırakmamak için o ne karalamadır!.. İslam''a karşı değil, İslâm "adına" yapılanlar karşısında millet, din/imândan kesilecekti neredeyse!.. "Siyasalından terörüne, cinselliğin istismarından vahşetine", neler görülmedi! Toparlamak on yılları alacak! Genç okuyucu Meclis bahçesindekileri bana yazıp dertleşirken, "işte" diyor, "siz hep magandalardan şikayet ediyorsunuz ya, buyrun magandalar burada..."
Töre kutsaldır. Türk''ün örfü, adeti, anayasa inancı, geleneği, hukuka bağlılığı sinmiştir kavrama. Ama, onu da yıkın! Onu da karalayın! Menfî anlamlaştırın. Adam kızını hunharca Fırat''a atıyor. Mazereti: "Töre!" Aile, bebek katlediyor. Neden? Töre!.. İşte, kutsallar öğütülüyor. Anarşi içimizde. Bu bir kültür katliamı ve bizzat çarpıtılarak, töreyi, değerleri "savunanlar" tarafından gerçekleştiriliyor. Dün, 3 Mayıs''tı. Türklükleri uğruna tabutlukta yatıp, işkence görenleri andığımız bir gün. Türkeş''in deyimiyle 1944 Türkçüler Bayramı. Muhasebe yapılmalıydı. İslam''ı İslamcılardan, Türklüğü de Türkçülerden korumalı önce!.. Tarih değişir, değiştirir. Hiçbir şey olmamış, olmuyormuş, olmayacakmış gibi davranmak öyle bir tutuculuktur ki, kendi kendini iptal eder. Tüketir. Hem de kendini karalayarak. Çünkü, değerleri "koruma" adına, kişi farkında olmadan o değeri menfileştirmektedir. Bu hâlle yakın zamanda hiçbir değerimiz kalmayacak. Bu bir çeşit sosyal satanizm, yahu!.. Çocuklar dün mezarlıkta cinayet işler, kedi keser. Bugün araba yarıştırır, masumları öldürür. Onlar değil, biz suçluyuz. Değerlerini nasıl koruyacağını, özünü tutarak, sosyale tatbikatını beceremeyen milletler, o değerleri bizzat kendileri katlederler. Töremiz belli: -Yıkın! Yıkın! Yıkın! Cahiliye göçebeliğine hoş geldiniz!..

