Kaydet
a- | +A

1974''ten bu yana Türkiye''ye, ABD ve AB''nin baskısı olmuştur. Ama şu anda ABD''nin Kıbrıs''la ilgili baskısı 1974''ten bu yana yapılan baskıların toplamından fazladır. Yunanistan bir nevi devreden çıkarak Kıbrıs meselesini ABD''ye havale etmiştir. 17 Ağustos Marmara Bölgesindeki deprem felaketi, Türkiye''nin dış borçları, kredi ihtiyacı, deprem için yardım, tekstile uygulanan kota, silah satışı, AB''ye giriş, PKK, Öcalan ve Kuzey Irak''ta Kürt Devleti kurma gibi konular baskı vasıtası olarak kullanılmaktadır.

ABD ve İngiltere''nin müşterek hazırladığı plan tek kelime ile KKTC''nin fiili ve hukuki varlığının sona erdirilmesidir. Bu senaryonun bazı maddeleri şunlardır:

1- Güzelyurt (KKTC''nin su ve tarım hazinesi) ve Maraş Rumlara verilecek. 2- Karpas''ta ayrı bir Kanton kurulacak ve Rum göçmenlerin önemli bir bölümünün, buraya dönüşü sağlanacak. 3- Kıbrıs uzun vadeli ve kalıcı olarak silahsızlandırılacak. 4- Türkiye, Yunanistan ve İngiltere''nin garantörlüğü devam edecek. 5- İngiliz üslerinin varlığı sürecek. 6- İngiltere komutasında Türkiye ve Yunanistan''ın katılımıyla bir güvenlik kuvveti kurulacak. Bu güce NATO''nun da iştiraki araştırılacak. 7- Devletin şekli federasyon olacak. Ancak, her tarafın kendi bölgeler içindeki yetkileri göz önüne alındığında, bu federasyon gevşek bir nitelik taşıyacak. 8- Başkanlık sistemi yerine parlamenter sistem kurulacak. Devlet Başkanının yetkileri kısıtlanacak. Bu yetkiler Başbakana devredilecek (Rumlar çoğunluk olduğundan başbakan devamlı Rum olacak demektir.) 9- Başbakanın parlamentodan % 70 destek alması şart koşulacak. (Türk adayı hiçbir zaman %70''e ulaşamayacaktır.) 10- Bakanlık dağılımında nüfus oranı esas alınmayacak. (Başbakanın isteği doğrultusunda olacağı için ve devamlı da Rumlardan başbakan olacağına göre, Türklerden bakan olmayabilir. Olsa da birkaç önemsiz bakan olur. 11- Devlet Başkanlığı dönüşümlü olacak.(1960-1963 arası uygulamada ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatının tohumu oldu.)

Bu demektir ki, Kıbrıs''ın hakimi Rumlar olacak, Türkler azınlık olarak kalacak ve bunun adı federasyon olacak. Bu planın kabulu demek KKTC''nin sonu ve Kıbrıslı Türkler gibi Anadolu Türklerinin felaketi olacaktır. Bu plan ile Kıbrıs''ta ve Ege''de Türk-Yunan Savaşının tohumları atılmaktadır. Türkiye taviz vermezse ekonomi ve silah satışları başta olmak üzere ABD''nin Türkiye aleyhine planı işlemeye başlayacaktır. Mısırlı iktisatçı Samir Amin''e göre: "Türkiye''nin sırtını ABD''ye yaslayarak kalkınmayı hedeflemesi halinde, bölgede ABD''nin bir askeri karakolu olmaktan öteye gidemez." 1945''ten bu yana 54 yıldır ABD''ye aşırı güvenerek vahim hatalar yapıldı. Bugün bu hataların faturasını ödüyoruz. ABD menfaat uğruna komşularımızı (Irak, Suriye, İran) ve İslam Dünyasını küstürdük. Deprem sebebiyle ABD''nin sempatisi Beyaz Saray ve Kongrede her engelin aşılacağını zannedenler yanılıyorlar. KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ertuğrul Hasipoğlu: "Bedeli can, kan ve özveri ile ödenen KKTC, daha ileriye götürülecektir. Geriye doğru tek adım atmak söz konusu değildir..." sözü KKTC''nin kararlığının ifadesidir. Her taviz başka bir tavizin tohumudur. Bugün Kıbrıs''ta taviz isteyen ABD çok yakında Ege''de 12 Mil, Kıt''a Sahanlığı, Ege''deki adalarda Yunan silahlanması, Rus S-300 füzeleri, Pontus ve patrikhane için tavizler istemektedir. Fatih Kaymakamlığına bağlı olan Fener Patrikhanesinin Vatikan gibi dini devlet olması, özel bayrağı, patriğin ekümenik olması, kendi kendini yönetmesi ve İstanbul''da Rum sayısı 2-3 bin civarında olmasına rağmen Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması Bülent Ecevit''in önüne konulacak gündem maddeleri arasında yer almaktadır. Bülent Ecevit''in gezisi İNŞALLAH taviz ve utanç gezisi olmaz.