Zamanımızdaki sömürgeciliğin ismi "küreselleşme" "Globalleşme" "Özelleştirme" ya da "Serbest piyasa ekonomisi"dir ve de dünyayı ülkeler değil, çoğu Yahudi sermayeli çokuluslu şirketler yönetmektedir. Dünyadaki bütün "ekonomik çarklar" sayıları birkaç bin aile ve bir kaç yüzü geçmeyen şirketler, holdingler menfaatine işlemektedir. Ülkeler arasındaki savaşlar, iç savaş ve darbeler doymak bilmeyen emperyalist güçlerin ve onların şirketlerinin esiridir. Bunun sonucu olarak Afrika''daki sefalet her kıt''adan fazladır. Afrika''nın özellikle Büyük Sahra Çölü''nün altında kalan kara Afrika''nın sefaleti ise son derece korkunçtur. Dünya Bankasının hazırladığı son rapora göre, Afrika ülkelerinin birkaçı dışında çoğunluğu (tamamına yakını)nın ekonomik durumu 40 yıl öncesinden çok daha kötüdür.
Emperyalist güçlerin, Hıristiyan Batı ve Siyonizm emperyalizminin ve onları temsil eden şirketlerin teşvik ettiği savaşlar sebebiyle 48 Afrika ülkesinin toplam (1999) yıllık geliri, küçücük Belçika''nın (asırlardır Afrika''da sömürgeci) olan bu ülkenin yıllık gelirinden çok az farkla (omuz farkı ile) ilerdedir. Dünya Bankası ve (IMF) para fonu Afrika''nın gelişmesini değil Batı''nın Afrika''yı sömürmesi için buldozer gibi bu ülkeleri ezmiştir. Sudan, Dünya Bankası ve IMF kredilerini kabul etmedi diye ABD ve AB''nin kara listesinde yer almıştır. Çünkü alınan her kredinin karşılığında o ülke çok sayıda taviz vermektedir. Açlık çeken Sudan yalnız kendi ülkesini değil bütün Afrika''yı doyuracak bereketli ve sulu toprağa sahiptir. Ama en az 40 yıldır iç savaşlar sebebiyle ülkesine yatırım yapamamaktadır. Dünya Bankası, IMF ve Batılı finans kaynaklarından kredi alan ülkeler adeta yeniden sömürge haline gelmişlerdir ve kalkınacakları yerde daima gerilemişlerdir. Dünya Bankası raporlarına göre Afrika''nın bugünkü sefalet halinin devam etmemesi ve daha kötü bir hale gelmemesi için her yıl %5 oranında büyümesi gerekmektedir. Ne yazık ki, bu rakam şu anda %1-2 civarında seyretmektedir. Dünyadaki her ülkede kişi başına düşen ortalama gelir artarken, Afrika ülkelerinde azalmıştır. Bütün Afrika''nın dünya ticaretinde payı %2 ve ihracattaki payı %1''dir. Çağımız internet ve enformasyon devrimi yaşarken; Afrika''da telefon sayısı 10 milyondur ve bunun yarısı da Güney Afrika Cumhuriyeti''ndedir. 40 yıl içinde Afrikalı kadınların eğitim süresi ortalama 1-2 yıl arttı. Okuma- yazma bilen sayısı giderek azalmaktadır. AIDS felaketini daha önceki yazımda geniş ölçüde yazdım. Zimbabwe ve Botsvana''da nüfusun dörtte biri AIDS hastasıdır.
Şu anda Afrika''da 48 ülkenin 20''si savaş içindedir. Bunun bir sonucu olarak da Afrika ülkeleri dış borç bataklığında yüzmektedirler. Her yıl gelirlerinin %20''si dış ödemeye gitmektedir. Bütün Afrika''daki yol Polonya''daki yoldan azdır ve Afrika''daki yolların sadece %16''sı kaldırım ya da asfalttır. Geri kalan %84''ü toprak yoldur. Afrika''da mevcut bütün evlerin sadece %20''sinde elektrik vardır. Bütün Afrika''da halkın %70''i su sıkıntısı çekmektedir ve %75''i ise sağlık hizmetlerinden mahrumdur. Bu sefalet Hıristiyan Batı emperyalizminin eseridir. Dikkatli olunmazsa Türkiye Kara Afrika ülkelerinin durumuna düşebilir...

