Sürgün oldukları yerlerde Türklüklerini kaybetmediler, dinini ve dillerini korudular. Sadece çalıştılar, çöllerde bağ, bahçe yaptılar ama meyvelerini yiyemediler. Sürüldükleri her bölgede yerlilerden daha zengin oldular. Bunu gören din ve dil düşmanı KGB''nin emriyle 1989 yılı 4 Haziran''ında, Özbek Türkleri ile Ahıska Türkleri arasında olaylar çıkartıldı. 100''den fazla insan öldürüldü, binden fazla ev yıkıldı; 100- 150 bin Ahıska Türkü, yeni bir sürgün gördü. Bu sürgünde Rusya''nın 13 iline, her 100 Rus ailesi içine, bir Ahıska Türkü zorunlu olarak yerleştirildi. Hiç bir hakka sahip olmayan bu insanlar, bugün asimile edilmektedir, şu ana kadar sakladığı din ve dilini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. 1989 Özbekistan Fergana olaylarını takiben TC tarafından yapılan incelemeler sonucu Ahıska Türkleri''nin sorunları Türkiye gündemine girdi. 1992 iktidarı sırasında, TBMM''de 3835 sayılı Ahıska Türklerinin göç ve iskan kanunu kabul edildi ve uygulamaya konuldu ama sonra donduruldu.
Bu konuda, Ahıska Türklerine akut apandisit teşhisi doğru olarak konulmuş, ancak hastalığının tedavisi olan acil cerrahi müdahale yapılmamıştır. Kısacası bugün Türkiye''ye göç etmiş 16.792 Ahıska Türkü''nün vatandaşlığa kabulü yapılmamıştır. Dünyada tek bir Türk toplumudur ki; kendi toprağı ve bayrağı olarak TC bayrağını ve toprağını kabul ediyorlar. Senelerdir arzu ettiği yegane şeyleri, bu bayrak altında, bu vatan toprağı üzerinde yaşamak, bütün varlığını, canını bu bayrağa ve toprağa feda etmektir. Yıkılmış olan Sovyetler zamanında, topraksız olan azınlıklardan Yahudiler, Almanlar ve Rumlar kendi anavatanlarına göç etmişler ve vatandaşlığa 2 yıl içinde kabul edilmişlerdir. Ahıska Türklerine yapılmış olan zulmün %1''ine maruz kalmış, bu azınlıklar hemen vatandaşlığa alınmışken, Ahıska Türklerinin de Türkiye''ye göçü ve 2 yıl içinde vatandaşlığa kabulü en doğal haklarıdır. Ne yazık ki, 7 yıldır biz Ahıska Türkleri vatandaşlığa kabul edilmiyorsak, bu bize yapılmış olan haksızlığın devamıdır. 27 Ocak 1999''da Ankara''da Sn. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in Türkiye Ahıska Türkleri Dernekleri ve Temsilciliklerine bizzat söylediği gibi, "Siz hiç de bu ülkenin yabancısı değilsiniz, Osmanlı zamanında Orta Anadolu''dan, Ahıska''ya göç etmiş özbe öz Türklersiniz, bugün kendi anavatanınıza geri dönmüş bulunuyorsunuz" Ahıska Türkleri diyor ki: "170 yıldır anavatandan ayrı yaşamamıza rağmen, her zaman Türkiye''yi ve bayrağımızı içimizde saklamış, yaşatmış, onun varlığı ve bütünlüğü için mücadele etmişizdir. Belki de bu yüzden defalarca zulüm ve sürgünlere maruz bırakıldık. Ama her zaman yine de söylüyoruz, Ne Mutlu Türküm Diyene! Dünyanın en şanlı tarihine sahip Türk devleti ve milleti kendi çocukları Ahıska Türklerine sahip çıkarak, bağırlarına basarak Türkiye''de yaşamak, vatandaşlık ve diğer hakların tanınacağına eminiz. Bizler de 70 milyon Türk evladıyla birlikte Türkiyemizi daha kudretli yapmak yolunda omuz omuza çalışmak istiyoruz."

