Kaydet
a- | +A

1944-1956 yılları arasında özel kamp hayatı yaşadılar. Oturduğu köyü terk edemez, akrabasını görmek için komşu köye bile gidemezlerdi. 2. Dünya Savaşı bitince geri döneceksiniz sözü verilmişse de, tam tersine Kırım Tatarları gibi özel kamplara kapatılıp, katı bir uygulamaya maruz kaldılar. Alman savaşına 40 bin asker veren Ahıskalı Türklerin 25 bini savaşta öldü, diğer 15 bini de kamplara gönderildi. Sürgün oldukları yerlerde de Türklüklerini kaybetmediler, davalarından vazgeçmediler. Dinlerini ve dillerini korudular, sadece çalıştılar. Sürgün oldukları çöllerde bağ ve bahçeler yaptılar. Her bölgede yerli nüfustan daha zengin oldular. Bunu gören Türk düşmanı KGB, 1989''un 4 Haziran''ında Özbekistan''da Özbekler ile Ahıska Türkleri arasında provokasyonla olaylar çıkardı. Bu olaylarda 200''den fazla insan öldü, 1000''den fazla ev yakıldı. Özbekistan''da yaşayan 100 bin Ahıska Türküne yeni bir sürgün görüldü. Bu sürgünde, Rusya''nın daha önce hazırlamış olduğu plan çerçevesinde Rusya''nın 4 vilayeti ve 13 ilindeki her 100 Rus ailesi içine 1 Ahıska ailesi zorunlu olarak yerleştirildi. Bunda amaç şu ana kadar sakladıkları Türklüğü, özbenliği kaybettirmek, asimile etmekti.

Ahıska Türklerine yapılan zulüm ve baskılar her geçen gün artıyor. Yaşlı nesillere olan olmuş ama en azından çocuklara sahip çıkılsın, bu yavruların gözyaşları dindirilsin. İnsan toprak sahibi yani vatan ve bayrak olmayınca hiçbir zaman huzurlu olamaz. Rusların Ahıska Türklerine yapmış olduğu asimile politikası yüzünden bu insanlar istemeyerek de olsa adetlerini, geleneklerini, din, dil ve kültürünü kaybetmek ile karşı karşıya kaldılar. 55 senelik Ahıska toprakları uğruna Ahıska Türkleri olarak verdikleri mücadeleye karşılık Moskova ve Gürcistan devlet yetkililerinden şu sözleri aldılar; "KENDİNİ TÜRK SAYANA GÜRCİSTAN''DA YER YOK. GELİN DİNİNİZİ SOYADLARINIZI DİLİNİZİ DEĞİŞTİRİN. ONDAN SONRA BİZİM GÖSTERDİĞİMİZ BÖLGEYE YERLEŞİRSİNİZ." Sözleri Ahıska Türklerine karşı yapılan soykırımın derecesini anlatmaktadır. Bugün Ahıska Türkleri bu zulümlerin ve sürgünlerin sona ermesinde iki çıkış yolunu görmektedir. 1-Ahıska toprakları sadece Ahıska Türklerinin değil, Türkiye''de yaşayan 65 milyon Türk''ün de toprağıdır. Biz bir toplum olarak bu topraklar uğrunda savaşlar verdik. Türkiye Gürcistan devletinden siyasi yönden Ahıska Türklerinin Ahıska bölgesine yerleştirilmesini acilen talep etmelidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi yavru vatan şeklinde orada yaşayan Ahıska Türklerini korumalıdır. 2. Çıkış yolu olarak da Ahıska Türklerinin çektikleri çileleri sona erdirmek için Türklük uğrunda verdikleri mücadelelerin karşılığı kendi anavatanları olan Türkiye Cumhuriyeti topraklarına yerleştirilmeyi görmektedirler. TBMM''nin 02-07-1992 tarih ve 3835 sayılı Ahıska Türklerinin Türkiye''ye kabulü ve iskanına dair kanunun da aynı görüşte olduğu görülmektedir.

Türk kimliğinden dolayı ölümü göze alarak 55 yıldır sürgün hayatı yaşayan o sebeple diğer Türk soylu topluluklardan farklı olarak vatansız kalan ve kökenleri Anadolu coğrafyasının muhtelif yerlerinde bulunan Ahıska Türklerinin vatandaşlık taleplerinin diğer Türk soylu insanların taleplerinden farklı değerlendirilmesini 3835 sayılı kanunun 1. maddesine esasen serbest göç etmiş, 1993''ten bu yana Türkiye''nin çeşitli illerinde yerleşmiş ve Türk vatandaşı olmayı bekleyen 20.000''e yakın Ahıska Türkü açısından çok önemli görülmektedir. Not: Bu yazımı yazarken, Ahıska Türkleri İzmir Temsilcisi İbrahim Mihralı''nın yolladığı bilgilerden geniş ölçüde istifade ettim.