Kaydet
a- | +A

Aralık 1999 içinde Finlandiya''nın başkenti Helsinki''de, Avrupa Birliği''ne dahil ülkeler toplanacaktır. Türkiye''yi tam üyelik için yine kapıda (bekleme salonunda) bekleteceklerdir. Tam üyelik müzakerelerinin başlaması için bir yığın taviz isteyeceklerdir. Öcalan''ın idamının tehiri, Kuzey Irak''ta Kürt Devleti kurulması; Kürt kimliğinin tanınması maskesi altında ülkeyi Türk-Kürt olarak bölmek yanında, KKTC''nin hukuki ve fiili varlığının sona ermesi ve ENOSİS''e giden yolu açmak için Kıbrıs''ta federasyon kurulması başta gelen istekleridir. Bu arada Heybeliada Ortodoks Papaz Okulu''nun değişik formüllerle yeniden açılması, Fener Ortodoks Rum Patriği''ne ekümenik (milletlerarası) statü tanınması diğer isteklerinden sadece birkaçıdır. Asrımızın felaketi ve bölgenin 5 bin yıllık en büyük faciası 17 Ağustos 1999 Marmara depreminden sonra dünyanın ve Avrupa''nın Türkiye''ye yönelen ilgi ve insani münasebetlerini yanlış değerlendiriyoruz. Oysa, dünyanın ve Avrupa''nın ve de ABD''nin Türkiye''ye bakış açısında bir değişiklik yoktur. Özellikle Yunan halkının deprem sebebiyle Türk halkına gösterdiği yakınlık, sanki Yunan idarecilerinin Türkiye''ye Avrupa Birliği kapılarını açacakmış gibi bir iyimserlik rüzgarı estirmesi çok yanlıştır. Yunan politikacılarından Türkiye''ye en çok yakınlık gösteren Dışişleri Bakanı Papandreu''yu İstanbul''da alkışlarken; Kıbrıs''ta Yunan ve Kıbrıslı Rum birlikleri KKTC''yi işgal tatbikatı yapıyordu. Kaldı ki Papandreu İstanbul''da hiç çekinmeden: "Kıbrıs işgal altındadır. Güney Kıbrıs''ın Avrupa Birliği üyeliğine kabulü şarttır" sözleri bile hayal aleminde olanları uykudan uyandıramadı. Deprem sebebi ile Yunanistan''ın politikasında ve görüşünde bir değişiklik olmamıştır. Papandreu''dan önceki Yunan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos, Papandreu''nun "Türkiye''ye, Avrupa Birliği kapılarını açalım" sözüne şu cevabı verdi: "Korkarım ki Yunan halkını Türk-Yunan ilişkilerinin Türk halkına duydukları sevgiye bağlı olduğuna inandırmak için safça kampanya başlatanlar, yakında bunun hata olduğunu anlayacaklar. Yunanlıların Türkleri hiç sevmedikleri gerçektir. Dünya ve Avrupa iki halk arasındaki sevgi kampanyası ile iki ülke arasındaki meselelerin önemsiz olduğu intibaını edindi. Şimdi mesele, diplomatik bir kimliğe bürünen ve ABD''den de yardım gören Türk saldırganlığına nasıl karşı konulacağıdır. Hiç şüpheniz olmasın ki ABD, Türkiye''nin yararına olan her şeyi bir an bile (Bu Yunanistan''ın aleyhine olur mu?) diye düşünmeden yapacaktır." Pangalos''a göre bazı çevreler "Şeytan Pangalos gitti, yerine gülümseyen Papandreu geldi, şimdi her şey daha iyi olacak" şeklinde özetlenecek bir görüşe sahip oldular. Yunanistan''ın anamuhalefette bulunan Yeni Demokrasi Partisi Genel Başkanı Kostas Karamanlis, Selanik''te yaptığı basın toplantısında: Türk-Yunan münasebetlerinde hedeflenen yakınlaşmanın Türkiye''nin tutumundan dolayı gerçekleşmesinin mümkün olamayacağını ileri sürdü.

Türkiye ile Yunanistan''da meydana gelen deprem felaketlerinin ardından iki ülke arasında izlenen yakınlaşmaya karşın, Ankara''nın Yunanistan ile ilgili politikasında bir değişiklik olmadığını ileri sürdü. Karamanlis, Ankara''nın Yunanistan''ın milli çıkarları ve egemenlik hakları üzerinde taleplerde bulunduğunu ve bu taleplerin zamanla arttığını da iddia etti. İktidarın ülke için tehlike meydana getirdiğini ifade ederek, bir an önce erken seçime gidilmesini istedi. Son olarak yapılan Rum-Yunan ortak tatbikatı "Nikiforos-99" adeta bir güç gösterisine dönüştü. Bu tatbikatta Rus S-300 ve TOR-M1 füzeleri denenmiştir. Yunanistan Savunma Bakanı Akis Çohacopulos "Her türlü askeri tehdide karşı koyabilmek için, başarının Rum kesimi ile Yunanistan''ın ortak askeri bir güç meydana getirmesi şartına bağlı olduğunu" söyledi. Helsinki''de beklenen karar alınacağına inanmıyorum. Hayallere kapılanlar hüsrana uğrayacaktır. AB Türkiye''ye ev sahibi gibi değil yarı misafir gibi davranacaktır. Türkiye''nin AB''ye tam üyeliğine Kıbrıs''ı bahane ederek ve Yunanistan''ı da vasıta kılarak engelleyeceklerdir. Ama Tanzimattan bu yana Türkiye''yi sömüren birkaç yüz aile, Türkiye''nin AB''ye girişini önlemek için demokrasiyi, insan haklarını frenlemektedirler. Son günlerde Merve Kavakçı olayı ile Kışlalı''nın katli arkasında muhtemelen bazı güçler vardır. AB''nin Türkiye lehine karar almasını önlemek isteyen bu gizli güçler senaryo peşindedirler.