Ahmed Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı tarafından Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Türkiye Diyanet Vakfı ile işbirliği yapılarak Türkiye''de ve Tataristan''da Musa Carullah Bigiyev''in ölümünün 50. yıldönümü dolayısıyla toplantılar düzenlendi. Türkiye''de 6-7 Kasım 1999 tarihleri arasında Ankara Kocatepe Camii Konferans Salonu''nda bu amaçla sempozyumlar tertiplendi. Musa Carullah Bigiyev 1875 yılında Rustov-Don''da doğmuş bir Tatar Türküdür. Tahsiline Kazan Külboyu Medresesinde başlamıştır. Daha sonra Mısır''a giderek El- Ezher''de reformcu kişilerden ders alarak yetişti. İngilizler Osmanlı Devletini yıkarak Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Anadolu''nun hazinelerini ele geçirmekle birlikte Yahudi Devleti kurmak için planlar yaptılar. Bu amaç doğrultusunda Mısır''da El Ezher Üniversitesini ele geçirdiler. Bu okulu mason ve reformcu kişilerle doldurup Osmanlı düşmanlığı ve dinde reform fikrini aşıladılar. Ektikleri bu fitne bugüne kadar devam etti ve halen de etmektedir. İslamiyet zirvededir. Zirveden sonra atılan her adım, uçuruma yuvarlanmaktır. İslam Dininde reform asla söz konusu olamaz. Dinin sahibi Allahü teâlâdır ve tebliğ eden de Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi vessellem)dir. İslamiyete hizmet edenler elbette anılmalıdır. Onlara minnet borcumuz vardır. Musa Carullah, mezhepleri kabul etmiyor. (Aklı önce din esaretinden kurtarmalı) isteyen dilediği gibi yani aklına hangisi hoş (uygun) geliyorsa öyle amel etmeli diyor. İmam-ı Gazali, Taftazani ve İmam-ı Buhari gibi büyük din âlimlerini bir kalemde silip atıyor. Hadis-i Şeriflerin çoğunun uydurma olduğunu ileri sürüyor. Bunların hepsinin bir kenara bırakılıp asra uygun yeni bir dinin inşa edilmesini istiyor. Akıl elbette çok büyük nimettir. Akıllı kişi ise; dünyanın geçici ahiretin sonsuz olduğunu idrak ederek haramlardan sakınan ve farzları yerine getiren, âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili ve Şerefli Peygamber Efendimizin ahlakı ile şereflenen kişidir. "Eğer insanda, akıl yaratılmasaydı; nefsinin bu denli ahmaklığı yüzünden ruhu, esfel-i Safilin''de, yani aşağıların aşağısında kalırdı."
Musa Carullah 119 eser yazmıştır. Bunun 31''i Türkiye''deki muhtelif kütüphanelerde mevcuttur. Tefsir ve Kur''an-ı Kerim ilimlerine dair 23, Fıkıh ve Fıkıh usülüne dair 28, Hadis ilmine dair 3, Dinler tarihine ait 6, Takvim ve Mikat ilmine dair 8, Genel İslam düşüncesi ile ilgili 21, siyasi ve ictimai meselelere dair 20, Arap, Fars ve Türk diline ait 10 eseri vardır. Türkiye dahil Japonya''dan Mısır''a kadar çok sayıda ülkeyi gezmiştir. A. Bennigsen''in "L'' İsliam en union Sovietique" kitabında Musa Carullah Bigiyev için: "Bigiyev, cüretli bir din adamı olarak tanındı. Dini değiştirmeye yönelik reformcu hareketleri Türk Devletlerinde ve Türkiye''de şiddetli tartışmalara yol açtı. Bigiyev, 1917''den sonra yani komünizm ihtilalinden sonra Rusya''da kalmayı tercih ederek İslam ile komünizmin arasını bulmaya çalıştı. Marksizme hiç çatmadı. 1930''da ümitlerini tamamen kaybetti." Aynı eserde "Mercani ve talebesi Musa Carullah Bigiyev gibi yenilikçiler Müslüman Dünyasının geri kalmışlığının sebebini dinde görüyorlardı. Bunun için dinde reform şart diyorlardı. Klasik eğitim görmüş (Medreselerde yetişmiş) bütün İslam âlimlerine hücum ediyorlardı. Bunları (parazit sınıf) olarak görüyorlardı...) Musa Carullah Osmanlıya düşman idi ve "Osmanlı ictihat kapısını kapatarak İslamiyete büyük zarar vermiştir." diyordu. "Gerçek İslam alimlerine göre ise Osmanlının İslamiyete hizmeti Eshab-ı Kiram''dan sonra gelir..." Rusya''da Birinci Müslümanlar Kongresi Tutanakları- Kültür Bakanlığı yayınları sayfa: 394''te divan üyesi Musa Carullah "Efendiler, unutmayınız ki Kur''an''ın bazı kuralları eskimiştir. Bunları tarihin malı saymak lazım..." demiştir. Not: Bu sempozyum ile ilgili gerek yurt içi ve gerekse yurt dışındaki okuyucularımın soruları üzerine bu yazımı hazırladım.

