AGİT sebebiyle İstanbul''a gelen ABD Başkanı Clinton''ın Türkiye öncesi uğrayacağı yer Yunanistan idi. Ama Yunanistan''da Clinton aleyhine gösteriler en üst düzeye ulaşınca, bu ziyaret AGİT sonrasına tehir edildi. Burada Clinton aleyhte gösterilerle karşılandı. Çıkan olaylarda 15 banka şubesi, 80 mağaza, çok sayıda otomobil tahrip edildi. ABD-Yunanistan münasebetlerine zor telafi edilecek bir gölge düştü. Yunanlılar Clinton''a neden tepki gösterdiler? Aslında Clinton, Yunan hayranı bir kişidir. Bu gösterilerin sebebi Clinton''a ve ABD''ye nefret ve düşmanlık asla değildir. Yunanlıları çıldırtan, Clinton''ın Türkiye''ye ve Türkiye''nin de ona gösterdiği samimi yakınlık idi. Çünkü Clinton; "Önümüzdeki bin yılda dünyanın bu bölgesinde düşlerimizi süsleyen geleceğe ulaşma şansı"nı Türkiye''ye bağlarken samimi idi. Bu ise Yunanlılarda kıskançlık ateşini körükledi. Bu kıskançlıkla Atina''yı yakıp yıktılar.
ABD nazarında Türkiye, çok zengin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip Orta Asya ve Kafkasya ile kültürel ortaklığı olan bir ülkedir. Bununla birlikte Türkiye liderliğe namzed olan tartışmasız ülkedir. Ayrıca ABD laik, demokratik ve insan haklarına saygılı bir Türkiye''nin İslam dünyasına "model" olmasını istemektedir. Böylece dünyanın süper gücü ABD, Türkiye köprüsü ile Türk ve İslam Dünyasıyla yakın münasebetler kurmak niyetindedir. Bunu temin için de Türkiye''den 3 şey istemektedir: 1-Türkiye''nin demokrasi ve insan hakları standartlarını Avrupa (AB) kalitesine yükseltmesi, halkı ile barışması, 2-Türkiye''de giderek hızı azalan bölücü faaliyetlerin sona erdirilmesi, 3-Türkiye''nin AB''ye tam üyeliğine mani olan Türk-Yunan ihtilaflarının ve Kıbrıs meselesinin hallini istemektedir. Bu ise Türkiye''nin taviz vermesini gerekli kılmaktadır. ABD ve AB 1974 yılında Kıbrıs''ta darbe ve katliam yapanın Yunanistan ve onun maşası Sampson olduğunu unutmakla birlikte görmezlikten gelmektedir. Clinton''ın görüşü: "Türkiye Avrupa ile bütünleştikçe Türk- Yunan ihtilafının çözümü de kolaylaşacak" şeklindedir. Atina ise Türkiye-Yunanistan yakınlığından rahatsızdır. Clinton; "Benim liderliğim süresince Türkiye''nin Avrupa''ya girmesini en hararetli şekilde destekleyen tek Batılı liderim..." demektedir.
ABD ve AB Türkiye''nin 21. asra damgasını vuracağını görmektedir. Clinton''ın 2 defa söylediği ve TBMM''de ifade ettiği: "Dünyanın 2000''li yıllardaki kaderi, ilk 25 yıl içinde Türkiye''nin alacağı kararlara bağlıdır" sözleri çok önemlidir. Hitler''in silah ile yapamadığını bugün Almanya "Mark" ile yapmaktadır. Orta Avrupa, Doğu Avrupa ve Balkanlarda Dolar değil Mark kıymetlidir. Bu bölgelerde Almanlar sanayi ve yatırımları ile ABD''nin çok önündedir. Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve hatta Ortadoğu''da ABD-Almanya rekabeti vardır. Almanya''nın bu hızla ilerleyişini ancak Türkiye durdurabilir. En azından frenler. Bu rekabette ABD''nin yardımcısı Türkiye, Almanya''nın ise Yunanistan''dır. Aslında Türk-Yunan halkı kolayca anlaşabilir. Türk-Yunan ihtilaflarının perde arkasında başta Almanya ve bazı Batı Avrupa ülkeleri vardır.
Clinton''ın 1300 kişi karşısında söylediği şu sözleri asla unutmayalım: "Bu sabah Akropol tapınağına çıktığımda kendimi evimde hissettim. Yunanlıların yakın akrabası olduğumu anladım. "Bu dünyada herkes Yunanlıdır" deyimine aynen katılıyorum. Öğrencilik yıllarımda Antik Yunan tarihi okudum. Arkansas''ta Rum cafelerinden çıkmıyordum. Hâlâ en yakın arkadaşım Yunan asıllı bir Amerikalıdır. Beyaz Saray nerede ise Yunan asıllıların "işgali" altındadır. Ekonomik kalkınmalar için Olimpiyatlar düzenlenseydi Yunanistan altın madalya almaya hak kazanırdı. Yunanistan''daki demokrasi, Balkan ülkelerine örnek olmalıdır. Yunanistan''ın 1812''de Osmanlıya karşı verdiği bağımsızlık savaşında ABD, Yunanistan''a bu amaçla silah yardımı ve gönüllü asker göndermiştir. Nitekim bağımsızlık ve demokrasi kazanmıştır. Atina demokrasinin beşiğidir ve ABD, Atina''nın bu öncülüğünden esinlenmektedir. "Karşı tarafın görüşlerini dinleme" ilkesi de Antik Atina''da doğmuştur. Türkiye AB yolunda ilerlemektedir. Türk ve Yunan halkları dostluk istiyor. Türkiye AB''ye aday olursa hem Türk-Yunan ilişkileri düzelir hem de Kıbrıs sorununun çözümü kolaylaşır. Bu konuda Cumhurbaşkanı Demirel''le görüştüm. Türkiye AB''ye aday olursa Türk-Yunan ilişkileri bozulmaz. Ama Türkiye Avrupa''lı olmak istiyorsa, Yunanistan''la sorunlarını çözmelidir."

