Türkiye''nin 2005 yılında "Doğalgaz" ihtiyacı 30 milyar metreküp, 2015 yılında ise 50 milyar metreküp olacaktır. Bu ihtiyacı karşılamak üzere AGİT Zirvesinde imzalanan Türkiye-Türkmenistan Doğalgaz Antlaşması, Putin''in Orta Asya atağı ve bazı güçlerin kasıtlı İran düşmanlığı ile bazı medyanın hakaret derecesine varan tahrikleri sonucunda Türkiye-İran Doğalgaz Antlaşmasını baltalanmak üzeredir. Dışarda bazı güçlerin ve içerde "Rus lobisi"nin gayreti ile Türkiye Rusya''nın satacağı doğalgaza muhtaç hale getirilecektir. Yıllardır Türkmenistan doğalgazının ihmali ile Türkmenistan''ı gücendirmek; Türkiye''ye çok pahalıya mal olacaktır. Çünkü Rusya Türkmenistan''dan 40 dolara aldığı doğalgazı tam 4 misli fiyatla yani 160 dolara satacaktır. Sanki Türkiye''de bazı kişiler ve güçler Rusya''yı Türkiye üzerinden zengin etmek peşindedir.
Rusya kendisine rakip gördüğü ABD''den 10 misli küçük bir ekonomiye sahiptir. Rusya adeta ABD''nin de desteği ile Hazar, Kafkasya ve Orta Asya petrol ve doğalgazını kendi tekeline bırakmaktadır.
Amerikan finans çevrelerinin etkili gazetesi Wall Street Journal, Orta Asya ve doğalgaz yorumunda: "Vladimir Putin, Çeçenistan''ı ezdikten sonra gözünü Orta Asya Cumhuriyetlerine dikmiştir. Orta Asya ülkelerinin liderleri ve yöneticileri yavaş yavaş Washington ve Ankara ekseninden uzaklaşarak; eski sahipleri olan Moskova''ya yaklaşmaktadır. Orta Asya cumhuriyetleri ile Rus lideri Putin''i birbirine yaklaştıran İslam düşmanlığıdır. Rusya''nın Orta Asya Cumhuriyetlerinin sözde köktendincilerin yol açtığı tehdide karşı talep ettikleri güvenlik yardımına derhal cevap vermiş ve buna karşılık bölgeden kaynaklanan 3 büyük doğalgaz (Türkmenistan, Kazakistan ve Özbekistan) projesinde Rus firmaların Batılı ve Türk şirketlerinden daha avantajlı duruma geçmiştir. Rusya ile Türkiye arasında kesif bir rekabet yaşanmaktadır. Rusya Türkmenistan''dan alacağı gazı (mavi akım projesi) çerçevesinde Türkiye''ye satmak istemektedir. ABD''nin Azerbaycan''la ilgili dış politikası yaşlı Haydar Aliyev''e dayanıyor. Buna karşılık Aliyev''in muhtemel halefi Moskova''da sürgünde ve faaliyetlerini giderek arttırıyor..." şeklinde açıklamıştır. Yılmaz Öztuna''nın "Türk Cumhuriyetleri" başlıklı yazısında ifade ettiği gibi: "Türk Cumhuriyetlerinde iş adamlarımız, idealistlerimiz ve onların eserleri var. Türkiye devleti yoktur. Oraları sürgün yeri sayan ve kendilerine de imkan sağlanmayan diplomatlarımız, bekleneni veremediler." Sovyetler Birliği dağılmasından bu yana Orta Asya ve Kafkasya''yı Rusya, İsrail ve İran''a bıraktık ve adeta buralardan silindik. Rusya''yı ürkütmeme politikası ile Orta Asya ve Kafkasya''yı ürküttük, gücendirdik.
Onlara yardım etmedik. Sıkıntılarını paylaşmadık. Türkiye''ye olan güvenlerini sarstık ve bu ülkelerin kendilerini çarlık ve komünizm devirlerinde ezen, zulmeden, soykırım yapan Rusya''ya adeta zorla ittik. Esasen 70 yıllık komünist rejim de bu ülkelerin sosyal, askeri ve bilhassa sanayisi öyle ayarlandı ki, Rusya''dan ayrılsalar bile Rusya''ya muhtaç hale sokuldular. Bunun en güzel örneği yer altı ve yer üstü servetlerinin işlendiği fabrikalar Rusya''ya kurulu olmasıdır.
Maalesef bin yılın en büyük fırsatını kaçırdık. "Adriyatik''ten Çin Seddine" hayalinin hatalarımızla Çin Seddinden Adriyatik''e dönüşmesi için gerekli olan her şeyi yaptık, bu konuda yetkililer de hiçbir şeyi esirgemediler. (Turgut Özal hariç) hata üzerine hata yaptık. Orta Asya ve Kafkasya ülkelerini tenkit etmeden önce özeleştiri ile kendimizi hesaba çekelim.

