Ortadoğu''dan Kafkaslar''a, Adriyatik''ten Orta Asya ve Pasifik''e kadar krizler içinde kıvranan İslam Dünyasının en kalabalık (200 milyonu aşan) ülkesi Endonezya, emperyalist güçlerce parçalanmak istenmektedir. 13 bin irili ufaklı adadan meydana gelen, 250 dil konuşulan, %90''ı Müslüman %10''u Budist, Konfüçyüs ve Hıristiyan olan; birçok etnik gruptan ibaret ve kontrolü çok güç olan bu ülke ilk önce devlet başkanına karşı gösterilerle iç savaş sınırına getirilerek zayıflatıldı. Doğu Timor''un bağımsızlığı sadece bahanedir. Asıl gaye Pasifik''te güçlü ve nüfusça kalabalık bir Endonezya istenmiyor. Yeni Dünya Düzeni uğruna Endonezya karıştırılmak ve bilahare parçalanmak isteniyor. Endonezya''yı dünyadan tecrit etmek için bir yığın öfkeli kararlar alınıyor. ABD ekonomik ambargo ile tehdit ederken Avustralya ve İngiltere askeri müdahaleden söz ediyor. Uluslararası finans çevreleri Endonezya ile irtibatlarını kopardılar. Her yönden kuşatılan Endonezya''da dine ve etnik temele dayalı bir iç savaşın fitne tohumlarını ekmektedirler.
Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği ülkelerinin Yeni Zelanda''daki toplantısında ekonomik konularına ara verildi ve Doğu Timor''daki kanlı olaylar ile bağımsızlığı, gündemin ilk sırasında yer aldı. Endonezya Ekonomi Bakanı görüşmeye katılmayı red etti. Devlet Bakanı Habibi ise Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği toplantısına yapacağı ziyareti iptal etti. Toplantıda konuşan İngiltere Dışişleri Bakanı Robin Cook, İngiltere''nin bölgeye savaş gemisi ve kara kuvvetleri gönderebileceğini açıkladı. Bu sırada toplantı yapılan bina önünde gösteri yapan bir grup, Birleşmiş Milletleri Doğu Timor''a müdahale etmeye çağırdı. ABD Endonezya ile yaptığı bütün askeri anlaşmaları askıya aldı. Clinton bölgeye kaydırılacak Avustralya güçlerine de destek vereceklerini belirtti. Açıklamada, finansal kuruluşların da Endonezya''ya verilecek kredileri durdurduğu bildirildi. Doğu Timor ile ısınan Pasifik Okyanusu''nda savaş rüzgarları esiyor. Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler adaya müdahale edebileceklerini bazısı açıkça bazısı da ima yoluyla ifade etmektedir. 1976''da Doğu Timor''un Endonezya''ya katılmasını ilk tanıyan Avustralya şimdi başroldedir. Doğu Timor yakınında Avustralya savaş gemileri ve 2 bin askerini 4500''e çıkarmıştır. Malezya, Kanada, Tayland, Filipinler, Singapur, Çin, Yeni Zelanda, Güney Kore, Fransa ve İngiltere çok uluslu barış gücüne asker ve savaş gemisi vereceklerini söylediler. Endonezya Devlet Başkanı Yusuf Habibi, çok uluslu barış gücüne müsaade edileceğini söylerken Endonezya Genelkurmay Başkanı General Wiranto, bunun şimdi zamanı olmadığını söylemiştir. Doğu Timor''a 1975''ten sonra 200 bin kişi, Batı Timor''dan gelmişti. Şimdi Batı Timor''a göç olmaktadır. 100 bin kişi dağlara kaçmıştır. Uzaydan uydulardan çekilen fotoğraflara göre Doğu Timor''un başkenti Dili hayalet kenttir. Doğu Timor''un bağımsızlık lideri ve Avustralya''da sürgünde bulunan Jose Ramos Horta "BM ile ABD ve Avustralya, adalet için savaşmak yerine bir kenarda bekledikleri için büyük bir ahlaki sorumluluk taşıyor. Cakarta izin verse de vermese de müdahale etmek zorundadır." demiştir. Peki, Sicilya''nın, Baskların, Katalonyalıların, Kuzey Irlanda, İskoçya, Galler, Dağıstan''ın, Abhazya''nın Çeçenistan''ın Tataristan''ın, Keşmir''in, Doğu Türkistan''ın, Kosova''nın Moro Müslümanlarının (Filipinler), Burma Müslümanlarının ve diğerlerinin soykırımına bu güçler neden seyircidirler? Neden bağımsızlığına karşıdırlar? Endonezya''da işsizlik aşırı ölçüdedir. Son yıllardaki gösterilerle ekonomisi dar boğaza girmiştir. Batının kredisine ihtiyacı vardır. Batı krediyi silah olarak kullanarak Endonezya''yı bölmenin ilk safhası olan BM çok uluslu Barış Gücü için zorlamaktadır. Doğu Timor''un yeni valisi Abilio Soares ise: "Doğu Timor''un Endonezya''ya bağlı kalması için kanımızın son damlasına kadar savaşacağız." demektedir. Doğu Timor halkının duygusal tepkiler içinde olduğu bu devrede yabancı birlikler (Çok Uluslu Barış Gücü) çok mahzurludur.

