Kaydet
a- | +A

1945''ten bu yana yarım asırdan fazladır, Türkiye yalnız dış politikada değil, her konuda adeta ABD''nin uydusu haline gelmiştir. Bu ilişkiler stratejik işbirliği, NATO ve en yakın müttefiki, maskesi altında yapılmıştır. Soğuk savaş 1990 yılında sona erince ABD Türkiye''yi 45 yıl kullanıp sıkılan limon gibi kenara atmıştır. ABD''nin baskısı ile Türkiye adeta İsrail''in güdümüne girdikten sonra da; Türkiye''yi 300 bin Ermeni oyu adına satmış, hatta arkadan hançerlemiştir. Ve ABD Temsilciler Meclisinde Türkiye aleyhine bu kararın alınmasında en büyük rolü Yahudi lobisi oynamıştır. ABD kendini ne zannediyor?

Aslında Birinci Dünya Savaşında bizler soykırım yapmadık, bilâkis Ermeniler Müslümanlara karşı yapmıştır. Suçlu olan mazlum, mazlum olanlar suçlu gösterilmektedir. Soykırım kararını tarihçiler objektif belgelere dayanarak verebilir. ABD Temsilciler Meclisi, tarihi karar veremez. ABD Temsilciler Meclisinin ilk raundu Türkiye aleyhine tecelli etmiştir. Elbette her Türk gibi ben de üzgünüm ama geçmişte Kıbrıs Barış Harekatından sonra ABD''nin silah ambargosu Türkiye''nin aşırı ölçüde lehinde olmuştur. Bu sayede savunma sanayimiz kuruldu, hatta F-16 yapacak hale geldik ama Turgut Özal''ın ölümü ile pek çok şeyde geriledik. Bu karar İNŞALLAH gaflet içinde olanları uyandırır. Gerçek dost ve düşmanı tanırız. Batı''nın putu menfaat ve paradır. Bu uğurda değerlerini bile satan Batı, her zaman en ufak menfaati için Türkiye''yi sırtından hançerleyebilir. Kaldı ki Yeni Dünya Düzeni ve Globalleşme maskesi ile dünya hakimiyetini devam ettirmeye çalışan ABD, dünyanın her köşesinde zulüm yapmış ya da zalimleri desteklemiştir. "Zalime yardım eden, o zalimin zulmüne maruz kalır" ABD zalimine yardım eden destek verenlerin onun zulmüne maruz kalması ilahi adaletin gereğidir. Hiçbir belâ sebepsiz değildir. Peki bundan sonra ne olacak? Söz konusu tasarı, Temsilciler Meclisi Uluslararası Operasyonlar ve İnsan Hakları Alt Komitesinde 1''e karşı 13 oyla, adeta oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu tasarı Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesine gönderilecek. Tasarı bu komiteden de geçerse Temsilciler Meclisi Genel Kurulunda değerlendirilmek üzere gündeme alınacak. Bu safhada tasarı için iki yol vardır. 1-Tasarının Temsilciler Meclisi Mevzuat Komitesinde değerlendirilmesi 2-Genel Kurula oylama için gönderilmesi. Şayet birinci yol seçilirse Türkiye''den Kıbrıs, Heybeliada Rum papaz okulunun açılması, Patrikhane ve Kuzey Irak''ta Kürt Devletinin tanınması, İsrail ile sıkı işbirliği, Ege''de kıt''a sahanlığı ve karasuları konusunda tavizler istenecektir. Şayet Temsilciler Meclisinde kabul edilirse, Türk kamuoyunun tepkisini hiçe sayan ABD ile siyasi, askeri ve her türlü münasebetler eskisi gibi devam edemez. ABD bu iğrenç oyunun sonuçlarına katlanmak zorundadır. Türkiye''nin psikolojik ve itibar kaybı büyük olur. Ama ABD''nin kaybı stratejik ve maddi olur ki; bu kayıp da Türkiye''den daha büyük olur. Türkiye''nin kendine dönmesi ve gafletten uyanması için böyle şoklara ihtiyacı var!.. Tasarı aleyhinde olan Cumhuriyetçi parti milletvekili Dan Burton''un görüşü şöyledir: "Ermeni tasarısı tek taraflıdır. Zaten o dönemde yaşananlarla ilgili Dışişleri Bakanlığının eğitim programı var. Bu tasarı çok tehlikelidir. Hatta bir hafta öncesinden daha da tehlikelisi Irak lideri Saddam Hüseyin, Kuveyt hava sahasını ihlâl ediyor. Eğer Saddam, Ekim ayında Amerika''dan gelen bir sürprizle karşılaşacaksa, ABD''nin Türkiye''deki askeri üssüne ihtiyacı olacak. Eğer Türkiye bunu kapatırsa, bu, Saddam için yeşil ışık anlamına gelecek. 1990''da Körfez Krizi sırasında dönemin ABD Başkanı George Bush, ilk önce İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher ile görüştü, arkasından dönemin Türkiye Cumhurbaşkanı ile görüştü. Çöl Tilkisi operasyonu Türkiye''siz yapılamazdı. Türkiye çok gerekli bir müttefik olmakla beraber, Türk lobisinin çabası gösteriyor ki, bu tasarı Türkiye''yi çok yaralıyor, üzüyor."

Ayrıca bu tasarı Ermenistan''ın dünyaya açılmasından tek kapı olan Türkiye ile münasebetlerini çıkmaza sokacaktır.