Kaydet
a- | +A

İstanbul''daki ilk toplantı amacına ulaşmış oldu. Patrikhanenin ekümenliği bize tescil ettirildi. b- Vahiy ve Çevre Sempozyumu, Patmos Adası-1995 1994''teki "Dünya Barışına Katkı" toplantısı, çok dikkatli hazırlanmıştı. Ruhanilerin dışında toplantıya pek kimse çağrılmadığı gibi, Konstantinople kelimesi de kullanılmadı. Sonuç bildirisinin Türkçe metninde de patrik "Ekümenik" sıfatını kullanmadı. Bütün bunlar Türkiye''nin tepkisinin ne olacağını tam kestirememekten kaynaklanıyor olmalıydı.

Türkiye''nin olaya tepkisiz kalması, Patrikhaneyi cesaretlendirmiş olmalı ki, 1995 yılında patrikhanenin önderliğinde Patmos Adası''nda düzenlenen "Vahiy ve Çevre Sempozyumu"nun siyasi yönü açık bir şekilde öne çıkarıldı. Toplantıda ABD Başkanı Clinton''ın Çevreden Sorumlu Yardımcısı ile İngiltere Prensi Philip başta olmak üzere bir çok devlet ve siyaset adamının yanısıra, Türkiye''den bazı iş adamları ve Profesörler katıldı. Bu toplantının adı "Vahiy ve Çevre Sempozyumu" olduğu halde, toplantının seyri ve "Sonuç Bildirgesi" tamamen Patrikhanenin Ekümenik statüsü ile ilgiliydi. Nitekim sonuç bildirgesi bu sefer açık olarak "Ekümenik Konstantinople Patriği" imza ve unvanıyla yayınlandı. c- Din-Bilim ve Çevre Sempozyumu, 20-28 Eylül-1997 Trabzon-Selanik Fener Patrikhanesi''nin, Ortodoks dünyasının manevi lideri olduğunu dünya kamuoyuna adeta tescil ettirmek için, son derece ince hesaplar yapılarak düzenlenen bir sempozyumdur. Bu sempozyum, 1995 yılında Londra''da Fener Patrikhanesi''nin ikinci adamı olan Metropolit John Pergamon başkanlığında yapılan bir toplantıda karşılaştırıldı. Bu sempozyum Avrupa Birliği''nin Yürütme Organı olan Avrupa Komisyonu Başkanı Jack Santer''in himayesinde yapıldı. Ayrıca ABD Başkanı Yardımcısı Al Gore ve Çevre Bakanı Tim Wirth siyasi destek verdiler. Mali desteğini ise Dünya Bankası, BM Çevre Programı ve Yunan Ticaret Bankası üstlendiler. (Takriben 1.5 milyon dolar). Yine THY''ya ait iki uçak sempozyuma katılacakları yarı fiatına Trabzon''a taşıdı. Venizelos adlı geminin İstanbul ve Trabzon limanlarını kullanma parası olan 100 bin dolar, Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL''in talimatıyla Türk makamlarınca alınmadı.

Sempozyum, 20 Eylül 1997 günü Trabzon''da başladı. Sırasıyla Batum, Novorossisk, Yalta, Odessa, Köstence, Varna ve İstanbul limanları da ziyaret edilerek, Selanik''te sona erdi.

400''ün üzerinde katılımcıyla gerçekleştirilen bu sempozyumu 107 basın mensubu, an be an tüm dünyaya duyurdu.

Bu sempozyuma, ısrarlı davetlere ve hatta baskılara rağmen Vatikan temsilci göndermedi. Rus Patriği Alexiy 2 de katılmadığı gibi, temsilci de göndermedi. Nitekim sempozyumun ilk açılış konuşması, Rus Patriğinin neden katılmadığını ve tüm baskılara rağmen Vatikan''ın neden temsilci dahi göndermediğini açıklıyordu. (Hatta El Venizelos Gemisi Odessa''yı ziyaretinde, Rus Patriği Alexiy 2, Odessa''da bulunuyordu. Gemiyi ve katılımcıları karşılamaya gitmedi. Alt düzey ruhanilerden oluşan bir heyet gönderdi. Fener Patriğinin görüşme istiğini de ancak kendi makamında Bartholomeos''u kabul ederek yerine getirdi. Ayrıca Fener Patriğinin Ortodoks dünyasının ruhani lideri iddiasına da; kaba sayılabilecek tepkisini de bu şekilde ortaya koyarak cevaplamış oldu. Sempozyumun açılış konuşmasında, ilk dikkat çeken şey Fener Patriğinin "Ekümenik Konstantinople Patriği" olarak takdim edilmesi ve konuşmasının da en can alıcı noktası Ana Kilise ve yavrularından bahisle, hedefinin "Ortodoks dünyasında birliği sağlamak" olduğunu açıkça ilân etmesiydi. Yalta''daki ve Selanik''teki ayinlerde de bunları tekrar etti.

Sempozyumun kapanışı Selanik Üniversitesi Felsefe Okulu Konferans Salonu''nda yapıldı. Burada protokolün önüne Fener Patriğinin koltuğu konuldu; arkasında da diğer Ortodoks patriklerinin koltukları dizildi... Rusya''nın uyarmasıyla Ukrayna Patriği törene katılmadı. "Kapanış Bildirisi" baştan sona Fener Patrikhanesinin Ekümenikliğini; yani Ortodoks dünyasının tek manevi lideri olduğunu vurguluyordu. Hedef, patrikhane için Ekümenik statü ve onun ayrılmaz parçası olan devlet... Yani Bizans!.. Patrikhane kendini bu hakkın vârisi görmektedir. Hedefi budur...