Filistinliler zaten patlamaya hazır bir "volkan" halinde idiler. "Sabra ve Şatila Kasabı" diye anılan Ariel Şaron''un Kudüs''te provokasyon maksadıyla "Harem-üş Şerif"i ziyareti 1948''den bu yana devlet hayali ile yaşayan, eziklik ve çeşitli sıkıntılar içinde kıvranan Filistinlilerin bir volkan gibi patlamasına, "ikinci intifadaya" sebep oldu. İsrailli sağcılar hedefine ulaştılar. Çünkü İsrail''in iktidarı da muhalefeti de "barış" istemiyorlar. Savaş halinin devamını Filistinlilerin boynu bükük adeta esir gibi İsrail''e teslim olmalarını, dünya kamuoyu ve bütün ülkelerin de İsrail''in zulmüne ve hukuk dışı davranışına seyirci olmasını istiyorlar. Ve esasen çok azı hariç dünya medyası İsrail''in yanındadır. Hadiselerin başlangıcından bu yana ölenlerin sayısı 150''ye yaklaşmıştır. Yaralı sayısı ise 1500''ü aşmıştır. Belki çatışmalar durabilir ama karşılıklı kin, nefret ve düşmanlık sona ermez.
Bu çatışma ne ilk ne de son çatışma olacaktır. Filistin ile İsrail arasında 6 (altı) temel ihtilâf vardır. 1- Filistinliler kurmayı düşündükleri devletin başkenti olarak Doğu Kudüs''ü yapmak istemektedirler. İsrail kesin olarak buna karşıdır. Sadece Doğu Kudüs''te mahalli idare yetkisi verebileceğini ifade etmektedir. 2- İsrail, 1967 Arap-İsrail savaşında Doğu Kudüs, Golan Tepeleri, Batı Şeria, Gazze gibi yerleri işgal etti. Birleşmiş Milletler''in kararına göre İsrail''in 1967 savaş öncesi sınırlara çekilmesi gerekiyor. İsrail bu karara uymadığı gibi işgal ettiği bu topraklardan çekilmeyeceğini açıkça ilân etmektedir. 3- Batı Şeria''da Gazze''deki su rezervlerinin % 80''ini İsrail tarımda kullanmaktadır. Aynı bölgede yaşayan Filistinliler ise içecek, yıkanacak hatta abdest alacak su bulmakta zorlanmaktadır. 4- İsrail 1948''de devlet olunca Filistinlileri, Filistin dışına sürdü. Şu anda vatanlarının dışında "sürgün"de yaşayan 4 (dört) milyon Filistinli mevcuttur. İsrail, "Bunlara tazminat öderim ama Filistin''e dönmesine izin veremem" diyor. 5- Filistinlilerin yaşadığı bölgelerde Yahudi yerleşim merkezleri vardır. Bunların sayısı yüzbinlercedir. İsrail bunların burada kalmasında ısrarlıdır. 6- Kurulması düşünülen Filistin Devletinin ordusuz olmasında İsrail ısrarlıdır. Ayrıca İsrail, ABD ve AB (Filistin-İsrail Antlaşması) olmadan Filistin Devletinin ilânına karşıdır. İsrail, devamlı taviz almış, işgal etmiş, zulmetmiştir.
Filistinlilere bir nevi "soykırım" icra eden İsrail, bir yandan da Filistinlileri suçlu göstermektedir. İsrail Genelkurmay Başkanı Şaul Mofaz: "Bugüne kadar hep itidalli davrandık. Ancak üzerimize daha fazla gelirlerse savaşırız. Bizim elimiz de armut toplamıyor." demiştir. İsrail Başbakanı Barak ise Arafat için "O şiddeti seçti. Bundan sonra olacakların sorumluluğu da O''na aittir" demiştir. Ama ölen 150 Filistinli ile 1500 yaralının sorumlusu kim? Filistin ile İsrail arasında savaşın eli kulağındadır. BM Genel Sekreteri, Clinton, Rusya Dışişleri Bakanı İvanov, Mısır ve Ankara bu savaşı önlemek için son derece büyük bir faaliyet içindedirler. İsrail''de Müslümanlara yapılan katliam Fas''tan Endonezya''ya kadar büyük öfkeye sebep olmuştur. Orta Doğu''da ve diğer İslâm ülkelerinde tel''in mitingleri devam etmektedir. Protestolar Lübnan''da çatışmalara sebep olmuştur. İsrail''in ABD ve AB''nin Türkiye dahil çok sayıda ülkelerin, dünya kamuoyunun çok hoşuna gittiği Filistin Devletinin ilanının tehiri, Filistinlilerin hoşuna gitmedi ve şok oldular. Son çatışma ile ABD alarmdadır.

