Komşumuz Irak''ın ve kardeşlerimiz Irak halkının huzur içinde olmasını elbette temenni ederiz. Son 10 yıldır Irak halkı çok çile çekti. Ambargo sebebiyle petrolünü satamadı. 300 milyar dolar zararı oldu. Yeterli beslenememe, ilaçsızlık ve savaş sebebiyle çoğu çocuk en az 2 milyon kişi öldü. 2 Ağustos 1990 tarihinde günün ilk saatlerinde Irak 100 bin asker ve 300 tank ile 16 bin askeri olan Kuveyt''i kolayca yuttu. Ama bunun bedelini çok ağır ödedi. Halen Batı''nın Irak''a ambargo ile soykırımı devam etmektedir. Irak Kuveyt''i işgal ile Batı''nın bilhassa ABD''nin menfaatlerine ve sömürüsüne zarar vermişti. ABD''nin emrindeki Birleşmiş Milletler acilen 6 Ağustos 1990''da Irak''a askeri ve ekonomik tebbirler kararı aldı. 8 Ağustos 1990''da "Çöl Kaplanı" operasyonu başlatıldı. Irak''ın 540 bin askerine karşı 580 bin asker, çok sayıda uçak ve savaş gemisi ile İkinci Dünya Savaşı''nda bile görülmeyen bir askeri güç ile 17 Ocak 1991''de hava bombardımanı ve 24 Şubat''ta da kara harekâtı başlatıldı. Neticede 27 Şubat''ta Kuveyt geri alındı.
Körfez krizi Irak ile birlikte Türkiye''yi de ekonomik olarak sarstı. Irak''a uygulanan ambargo kevgire döndü. Nitekim Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan''a göre: "Körfez krizi bize çok şey kaybettirdi. Bir anda kendimizi krizin içinde bulduk... Körfez krizi ile başlayan süreç Türkiye için kayıp yıllar ama Ürdün, S. Arabistan hatta İran için ise kazanç yılları oldu. Bu ülkeler Avrupalı ve Amerikalı firmaların adeta taşeronluğunu üslenip, hayallerinde dahi olmayan kazanca eriştiler. Birleşmiş Milletler Komiserliği görevi verilen Türkiye ise kaderine terk edildi. Türkiye''yi BM yasasının 50. maddesinden yararlanma başta olmak üzere, krizin çözümü konusunda biraz gevşek buluyoruz. Biz seyrediyoruz. Dünyanın en büyük şirketleri, Irak ile dolaylı olarak ticari ilişki içinde bulunuyor. Ambargo kevgire döndü. İşin içine Türkiye''nin girmesi söz konusu olduğunda ise ambargo aşılmaz bir duvar haline geliyor. Bu konuda ya Türkiye''nin politikasında yanlışlık var. Ürdün, S. Arabistan ve İran doğrusunu yapıyor, ya da bizim belli bir güce gelmemiz, ele avuca sığmaz olmamız istenmiyor. Bundan dolayı da Türkiye''nin ambargo dediğinde karşısına çıkanlar, kendileri bir şekilde Irak''tan çıkmıyorlar. Köfrez krizi ile başlayan süreç Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine çok büyük darbe vurdu. Güneydoğu''daki terörü tenkit eden ülkeler, köfrez krizi ve peşinden Irak''a uygulanan ambargo ile tenkit ettikleri teröre bizzat kendileri destek vermiş ve sebep olmuşlardır..." Kuzey Irak''ta otorite boşluğunu ABD meydana getirdi. Türkiye''nin kaybı 100 milyar dolardır. Doğu ve bilhassa Güneydoğu Anadolu''da ekonomik gelişme durdu. Günde 2-3 bin, bir ayda 100 bine yakın aracın Irak üzerinden diğer ülkelere gidişi önlendi. Türkiye pazarlarını kaybetti ve işsizlik arttı. Suriye ise bu pazarlara gitmemizi önledi. Yol vermedi. Sonuçta bu işsizlik terörü azdırdı. Terör sebebiyle yayla, mera ve otlak yasağı ile hayvancılık iflas etti ve ABD''nin etlerine muhtaç olduk. Onbinlerce tır ve kamyon çürümeye terk edildi. Kerkük- Yumurtalık petrol hattı gelirinden mahkum olduk. ASLINDA ABD IRAK''IN ŞAHSINDA AMBARGO İLE TÜRKİYE''NİN EKONOMİSİNİ FELÇ ETMEKTEDİR.

