ABD isteseydi 1991 Körfez Savaşı''nda, askeri harekâtı yarım bırakmaz, Bağdat''a girip Saddam''ı devirir, teslim alırdı. Saddam''ın halen iktidarda oluşu ABD''nin stratejik bir hedefine dayanmaktadır. ABD Ortadoğu''daki varlığını Saddam tehdidine dayandırmaktadır. Kaldı ki Saddam, Irak''ın İran''a saldırısından önce ve savaş müddetince ABD ve Batı''dan aşırı ölçüde silah satın aldı. ABD ve Batı''nın silah sanayii Saddam ve Saddam tehdidi ile ayakta durabildi. Körfez Savaşı''na yol açan Irak''ın Kuveyt''i işgalinin (2 Ağustos 1990) onuncu yılında; herkes gitti o kaldı. Demirel bile bütün çabalara rağmen gitti. Ama Saddam halen iktidardadır. İktidarda kalmak için damatları dahil, çok sayıda general, subay ve politikacıyı kurşuna dizdi ya da tasfiye etti. Ama devamlılık sadece Allahü teâlâya mahsustur. Dünya gibi üzerinde yaşayanlar da fanidir. Önemli olan sonsuz ahiret hayatını kazanmaktır. Merkezi Londra''da bulunan "Eş Şark''ül Evsat" gazetesinin haberine göre Saddam "Lenf bezi kanseri"ne yakalanmıştır. Saddam''ın vücudunda ağrılar olduğu, nefes almakta zorlandığı, görme duyusunun zayıfladığı, bunama alametleri görüldüğü, insanları tanımakta güçlük çektiği ve konsantre olamadığına dair doktorların raporu gazetede yer almaktadır. Saddam''ın görevini yürütemediği ve ani bir ölümü durumunda, küçük oğlu Kusay liderliğinde devlet işlerini idare edecek bir aile kurulu teşkil ettiği açıklandı. İbni Sina Hastanesi Başhekimi tarafından özel bir doktor heyeti gönderilmiş ancak; Saddam''ın emniyetinden sorumlu kurulun sekreterliğini yapan Abd Hamud Iraklı doktorları kabul etmemiştir. Saddam''ın saraylarından biri özel tedavi kliniğine çevrilmiştir. Üç Fransız, İsveç ve Alman toplam beş doktor tedavi ile meşguldür. İlaçlar Ürdün''den getirilmektedir. Suriye''de Esad''ın ölümü üzerine oğlu Beşar iktidara yumuşak inişle geçti. Esad sağ iken gereken hazırlığı yapmış idi. Ayrıca da iktidar Nusayri, Yezidi ve Şii azınlığın elindedir. Bu azınlıklar menfaatleri gereği Beşar''a destek verdiler. Irak''ta ise Saddam şahsi otoritesi ile iktidardadır. Saddam sağlıklı iken halefini belirlemedi. Saddam''ın büyük oğlu Uday''a düzenlenen suikastten sonra kardeşi Kusay ön plana çıktı. Kusay sakin ve devlet adamı özelliğinde ise de dengesiz kişi olarak tanınmaktadır. Sinirli, tecavüzcü, işkenceci, kadın düşkünü saldırgan olarak tanınan Uday, kardeşi Kusay''a karşı acımasız davranabilir. Kardeş kavgası olabilir. İngiliz The Times gazetesine göre Saddam''ın günleri sayılıdır ve amansız bir hastalığın pençesinde kıvranmaktadır.
Baas darbesinin 32. yıldönümünde Saddam çok kısa konuştu. Konuşmasını ölümünü bekleyen bir faninin mistik havası içinde yaptı. Saddam''ın en son faaliyeti Putin ile flörtü idi. Televizyonda çok bitkin görünen Saddam''ın lenf bezi kanseri gibi bağırsak kanseri de olduğu son günlerde "Kemoterapi" tedavisi gördüğünü söyleyenler vardır. Saddam''dan sonra Cumhuriyet Muhafızları Birlikleri''nin başında buluna Kusay''ın şansı daha çoktur. 22 milyonluk Irak halkı, ABD''nin baskısı ile Birleşmiş Milletler''in icra ettiği yaptırımlarla zor durumda kalmış ve Irak ekonomisi iflas etmiştir. Irak''a uygulanan ambargo sebebiyle Türkiye''nin kaybı 80 (aslında 120) milyar dolardır. Ambargo sebebiyle 500 bini çocuk olmak üzere 1 milyon 700 bin kişi ölmüştür. Bu ise bir nevi soykırımdır. Ambargo ise soykırımın değişik bir şeklidir. Irak''ın 10 yıl içinde kaybı ise 300 milyar dolardır.

