Türkiye''nin milletlerarası teşkilatlarında yer alması Hıristiyan Batı, Siyonizm ile diğer emperyalist güçler ve bunların taşeron ve temsilcileri devamlı önlemişlerdir. Mesela Türkiye Birleşmiş Milletler Teşkilatının kurucu üyeleri arasındadır. Ama BM Güvenlik Konseyinin 5 devamlı üyesi dışında seçimle gelen üyeleri vardır. Ama 55 yıldır bir defa olsun Türkiye Güvenlik Konseyinde üye olamamıştır. İslam Konferansı Teşkilatının Dışişleri Bakanları 27. zirvesinde ABD, AB ve İsrail''in gizli kulisi neticesinde ve S. Arabistan''ın aleni çalışması sonucunda Türkiye''nin, 2000-2004 yılları arasında Genel Sekreterliği görevine getirilmesi önlenmiş oldu. Bazıları ne kadar inkar ederse etsin; dünya siyasi platformunda Türkiye, Osmanlının vârisi görüldüğünden Türkiye''den çekinmektedirler. Her çareye başvurarak Türkiye''nin milletlerarası teşkilatlarda aktif ve etkin rol alması önlenmektedir. Türkiye İslam Konferansı Teşkilatında pasif kılınmakta, böylelikle ECO, Karadeniz Ülkeleri Ekonomik İşbirliği işlemez hale gelmiştir.
İslam Konferansı Teşkilatında 56 üye ve 4 müşahid üye vardır. Bu ülkeler 3 gruptadır. (Arap, Kara Afrika ve Asya) çok defa Kara Afrika ülkeleri Arap ülkeleriyle birlikte hareket etmektedir. Bu teşkilatın merkezi Cidde olup, bakan düzeyinde genel sekreter ile büyükelçi düzeyinde 3 genel sekreterden ibarettir. Bu teşkilat maalesef kendinden bekleneni verememiştir. Keşmir''de Hindu, Bosna-Hersek ve Kosova''da Sırp, Afganistan ve Çeçenistan''da Rus ve Karabağ''da Ermenilerin Müslümanlara yaptıkları soykırıma seyirci kaldı. Malezya Başbakanının konuşması ile ilk defa bu teşkilata tenkitler başlamıştır. Kuala Lumpur Zirvesinde bu teşkilatın kendini yenilemesi isteği başlamıştır. Mısır Dışişleri Bakanı Amr Musa''nın, Türkiye''ye destek çağrısı S. Arabistan''ın Türkiye aleyhtarı kulisi ile neticesiz kaldı. Mısır Dışişleri Bakanı Türkiye''yi destek çağrısında: "Arap ve İslam ülkelerinin menfaati Türkiye''yi gücendirip uzaklaştırmakta değil, kucaklayıcı davranmaktadır. Türkiye''yi kendi aramızda kalmaya teşvik etmeliyiz." sözleri yerindedir. Fas''ın ikinci defa 4 yıllık seçilmesi teşkilatın yasasına aykırıdır.
Türkiye ilk defa 1975 yılında İslam Konferansı Teşkilatının 6. Dışişleri Zirvesine eşit (tam) üye olarak katılmıştır. Daha önceki zirvelere müşahit olarak katılıyordu. İsrail ile aşırı işbirliği ve son yıllarda cereyan eden hadiseler, Tahran ECO Zirvesine Cumhurbaşkanının katılmayışı ve bazı hatalarımız sebebiyle İslam Konferansı Teşkilatında dışlandık. Avrupa Birliğinin Feira kararlarından sonra Avrupa Türkiye''yi ortak güvenlik ve savunma politikasında dışladı. Bu kuruluşa Türkiye''yi dahil etmedi. 1945-1990 arasında ve bilhassa Türkiye''nin NATO''ya katılışı olan 1952-1990 arasında Rusya''nın emperyalizmine karşı kalkan vazifesi gören ve en kalabalık ordu ile Batı''yı koruyan Türkiye şimdi dışlanmıştır. Bilhassa Almanya Rusya''daki demir-çelik fabrikalarını modernize ederek Rusya''nın sanayisini güçlendirmektedir. Çeçenistan''daki soykırım için Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği ve ABD, Rusya''ya maddi ve siyasi destek ile zulme ortak olmaktadırlar. ABD, AB, İsrail ve diğer güçler Türkiye''nin Batı ile İslam dünyası arasında köprü olmasını istemiyorlar. Türkiye''nin İslam Konferansı Teşkilatının Genel Sekreterliğini içlerine sindiremiyorlar.

