Kaydet
a- | +A

Sabra ve Şatilla katliamının sorumlusu ve bu katliamların yapıldığı tarihte İsrail Savunma Bakanı olan ve "İnsanlık Suçu" ile yargılanması gereken Ariel Şaron''un Mescid-i Aksa ziyareti tahrik maksadlı idi. Yine Sabra ve Şatilla katliamından İsrail birliklerinin komutanı ve şu anda Başbakan olan Ehud Barak''ın emriyle, İsrail askerleri Filistinli sivillere kobra savaş helikopterleri, roketatarlar ve tanklarla saldırdılar. Bu saldırı sonucu ölenlerin sayısı 120''yi aşmıştır. Yaralı sayısı ise 1500''ü geçmiştir. Ariel Şaron muhalefet lideri ve şahinler grubuna dahildir. Ehud Barak iktidardadır ve Filistinlilerle barış yapılmasını isteyen, Barışçı Grubuna dahildir. Ama Filistinliler''e, Araplara, İslamiyete ve Müslümanlara karşı duydukları kin, nefret ve düşmanlıkta aralarında fark yoktur.

İsrail aslında sanal, korsan devlettir. Devlet terörü ise İsrail''in devlet sistemidir. Hiç kimsenin endişesi olmasın Tunus''tan Endonezya''ya kadar İslâm Dünyasında Müslümanlara yapılan baskı ve zulmün, siyasi İslam, fundamentalizm, köktendinci tabirlerinin arkasında İsrail, Siyonizm ve Siyonizmin emrindeki kuruluşlar vardır. İslam dünyasında İslâm kelimesini istismar ederek İslami terörizm adı altında faaliyet gösteren kuruluşların büyük çoğunluğu MOSSAD, CIA ve diğer gizli servislerce kurulmuş, finans olarak beslenen ve idarecileri İsrail ajanıdır. Gaye Müslümanları terörist göstermektir. Asıl terörist ise İsrail''dir. Öldürülenler arasında çocuklar vardır. Babasının yanında vurularak öldürülen Muhammed el-Durak''ı görüntüleyen gazete ve televizyon muhabirleri İsrail askerlerince tartaklanmış olup 2 gazeteci ağır yaralıdır. Birkaç aylık çocuklar bile gaz bombası ve mermilere hedef olmuştur. İsrail''in katliamı karşısında İsrailli Araplar ve Hıristiyan Araplar da protestoya katılmıştır. İsrailli Araplardan 9 ve Hıristiyan Araplardan 3 kişi ölmüştür. Ariel Şaron''un provokasyonu ile hedefe varılmıştır. Çıkan olaylar neticesinde Filistin-İsrail Zirvesi ile Barış Antlaşması şimdilik çıkmaz sokağa girmiştir. Barış Süreci ağır yara almıştır.

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Shaol Mofaz''ın 4-7 Ekim 2000 tarihinde yapılması planlanan resmi ziyareti, Türkiye tarafından iptal edilmiştir. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer''in ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem''in İsrail''i kınayan sert açıklamaları Tel Aviv''de şok tesir meydana getirmiştir. İsrail Dışişleri Bakanı Vekili Şolomo Ben Ami, İsmail Cem''e mektup göndererek İsrail''in haklılığını savunmuştur. İsrail''in Ankara Büyükelçisi Vri Barner de Dışişleri Bakanına ikna ziyareti yapmıştır. Ölenler Filistinli değil de Yahudi olsaydı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi en azından kınama kararı çıkarırdı. Ama ölenler Filistinli olduğu için Güvenlik Konseyi 5.5 saat süren müzakerelerden sonra hiçbir karar almadan dağıldı ve hadiseyi geçiştirdi. İsrail''in bir hafta süren ve Filistinlilere yaptığı katliam hiçbir gerekçeyle açıklanamaz.

Bu bir insanlık suçudur. İsrail bunu her zaman yapmaktadır ve yapılan ne ilk ne de sondur. Bir baba ile oğlunun kameraların önünde (silahsız oldukları halde) ve bütün yalvarmalara rağmen kurşuna dizilmesi, babasının yaralanması ve 12 yaşından küçük oğlunun öldürülmesi, sadece Filistin''de değil, bütün İslam dünyasında öfkeye sebep oldu ve gözyaşı döküldü. Maalesef Batı medyasında bu katliamın suçlusu Filistinliler gösterilmiştir. Kafası parçalanmış Filistinli bebek, babası yanında cansız yatan Filistinli çocuk, Batı medyasında yer almamıştır. Çünkü Batı''daki medya Siyonizmin uşağıdır. Son katliam ve İsrail ile Filistin arasındaki mücadele bir nevi Kudüs savaşına dönüşmüştür. İsrail, ABD, AB''nin korkusu gerçekleşmek üzeredir. Bu katliamın yeni bir intifadanın tohumu olması muhtemeldir. Çünkü İsrail aşırı saldırgan ve dünya kamuoyu da (Türkiye dahil) İsrail''e hoşgörülü bir tavır göstermektedir. "1948''den bu yana acılarla dolu bir tarih yaşayan, çok ağır bedel ödeyen Filistin halkı bu bedeli Kudüs için de ödemeye hazır olduğunu gösterdi." Kudüs yalnız Filistinlilerin değil, bütün İslâm dünyasının meselesidir...