Kaydet
a- | +A

Etiyopya-Eritre savaşı Eritre''nin aleyhine gelişmektedir. Etiyopya askerleri Eritre içine girmiş ve bazı stratejik kasabaları ele geçirmiştir. Eritre ateşkes çağrısına "evet" derken Etiyopya barış görüşmeleri başlamadan ateşkesi kabul etmeyeceğini söylemiştir. Barentu kasabasını Etiyopya işgal etmiş ve bu kentten 340 bin kişi göç etmiştir. BM Güvenlik Konseyi her iki ülkeye silah ambargosu koymuştur. AB''nin arabuluculuğu netice vermemiştir. 8 milyon insanın açlıkla karşı karşıya kaldığı Etiyopya ile yoksulluk içinde kıvranan Eritre''nin cephede 1 milyon askeri vardır ve iki ülke arasındaki savaş açlık ve fakirliği arttırmıştır. Eritre bu savaşta tuzağa düşmüştür. Sınırındaki geçilmez saydığı yerleri zayıf tutmuştur. Eritre ordusu eğitim ve silah bakımından Etiyopya''dan üstündür. Etiyopya ise aşılmaz sayılan yerleri "eşek" ile aşarak ani baskınlarla Eritre ordusunu gafil avlamış ve stratejik olan Barantu ve Madima şehirlerini işgal etmiştir. İki ülkenin sınırı olan "Mereb Nehri"nin Eritre bölümünde sarp dağlar vardır. Etiyopya 100 bin askerini ve cephanesini eşek sırtında 3 günlük yolculuk sonunda sınırdan geçirerek Eritre''ye baskın yapmıştır. Eritre''nin 70 km içerisine giren Etiyopya askerleri, başkent Asmara''ya 80 km yaklaşmıştır. 1.5 milyon Eritreli (zaten nüfusu 3.5 milyon) bu yüzden evini terketmek zorunda kalmıştır.

"The Economist" dergisine göre kara Afrika felaketin her türlüsünü yaşamaktadır. Hemen hemen tamamına yakını iç ve ülkelerarası savaş içindedir. Bu savaşlar iktidardaki liderlerden kaynaklanmaktadır. Dikta rejimi altında insan hakları ve demokrasi yoktur. Kara Afrika''nın felaketten kurtulması için her yıl % 7 büyümesi gerekmektedir. Halbuki ortalama büyüme % 2.5''tir. 1990''lı yılların başında ise kara Afrika''nın ortalama büyümesi % 6 idi. Fakat klasik ve iç savaşlar, bilhassa AIDS salgını (adeta grip salgını gibi), sıtma, açlık, kıtlık bir yana Etiyopya''ya son 3 yılda bir damla yağmur düşmedi. Cehalet, büyücüler ve sapık tarikatlar ile siyah Afrika, tarihinin en zor yıllarını yaşamaktadır. Mozambik''te sel felaketi ile ülkenin yarısı çamur deryası içinde kaldı. Uganda''da yaşanan kitle katliamlar, Afrika''yı asırlarca sömüren Avrupalılar (Batılı), Güney Afrika, Bustwana ve Mavritius hariç bu ülkeleri alt yapıdan mahrum ettiler. Hatta Belçika, sömürgelerini terk ederken, buralardaki telefon rehberlerini bile yakıp yok ettiler.

Sömürgeciler bereketli toprakları zayıf ve verimsiz hale getirdiler. Bu topraklar birkaç ekim mevsiminden sonra kullanılamaz hale geliyor. Sömürgeciler sosyal yapıyı da tahrip ettiler. Siyah Afrika, Avrupalılar gelmeden önce kaderine razı, metanet içinde, yakın aile ve cemaat bağları ile hoşgörülü ve hayattan zevk alan topluluktu. Batılı ülkeler kabileleri birbirine düşürerek katliamlara sebep oldular. Dünya Bankası''na göre Afrika''nın ancak % 15''i gelişmeye ve büyümeye müsait bir çevrede yaşıyor. Siyah Afrika''da binlerce dil ve lehçe konuşulmaktadır. Süper ve emperyalist güçler, uluslararası şirketler kara Afrika''daki ihtilafları daha da içinden çıkılmaz hale getirerek, sömürü çarklarını idame ettirerek Kara Afrika''nın cesetleri üzerinde menfaat kavgası ile savaşları tahrik etmektedirler.