Kara Afrika asırlar önce, yani Batı''nın sömürgesi olmadan; "Altın Devri"ni yaşıyordu. Şu anda dünyadaki AIDS''li sayısının %80''i kara Afrika''da yaşamaktadır. Asırlar önce burada yaşayan insanlar dünyanın en güçlü, sıhhatli ve ağır iklim şartlarına dayanıklı kişileri idi. Açlık söz konusu değildi. Ekinlerinden aldıkları mahsül kendilerine yettiği gibi, dışarıya da satıyorlardı. Kendilerine ait bir kimlikleri ve medeniyetleri vardı. Daha sonra Hıristiyan misyonerler bu ülkelerdeki halkın önemli kısmını Hıristiyanlaştırdılar ve bu milletler dillerini, kültürlerini ve maziye ait değerlerini unuttular. "Kuruluşundan itibaren gerek Katolik gerekse Protestan Hıristiyanlıkta misyonerlik teşkilatları hiçbir dönemde sadece dini amaçlı müesseseler olarak kalmamıştır.
Misyonerlik faaliyetlerinin doğrudan veya dolaylı tesirleri her zaman dinin kapsama alanının dışına taşmış; siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel bakımlardan geldikleri ülkelerin lehine, gittikleri ülkelerin ise aleyhine sonuçlar doğurmuştur..." (Yard. Doç. Dr. Ömer Turan) "El- Müslimin" gazetesinin bir kaçyıl önceki bir haberine göre sadece Afrika''da misyoner faaliyeti için: "100 bin misyoner, 14 radyo istasyonu, 93 bin İncil ve broşür dağıtısıcı, 20 bin kilise enstitüsü, doğrudan doğruya kiliseye bağlı 500 üniversite, 600 hastane, sakat ve dullar için 86 düşkünler evi, 6 bin misyoner öğrenci, 198 basımevi devreye sokulmuş olup, sadece ABD''den Afrika''daki misyoner faaliyetlerine gelen yardım ise 1 milyar doları bulmuştur. Hıristiyanlık broşürleri ve İncil 498 dil ve lehçeye tercüme edilmiştir..."
Afrika''daki akan kanların, savaşların arkasında uluslararası şirketler, emperyalist güçler ve bunların emrindeki Afrika ülke diktatörleri, Hıristiyan misyoner teşkilatları, (sadece İngiltere''de 111 Katolik 122 Protestan olmak üzere 223 misyonerlik cemiyeti vardır. Bunlar Afrika''daki misyonerlerin %38''ini teşkil ederler) ve bu güçlerin paralı asker birlikleri bu ülkelerdeki savaşın başta gelen suçlularıdır. Meselenin derinine inince diktatörler de bunlara karşı muhalefet eden isyancılar da yine bu güçlerin elindedir. Fark sadece şirketler ve Batılı ülkelerdir.
Sierra Leone''de "Gelecek sizin elinizde. Bu ellerle oy vereceksiniz" diyen devlet başkanı da ona isyan eden ve hükümetin yanında yer alan erkeklerin oy kullanma ve bilhassa silah kullanmasını önlemek için ellerini kesin emrini veren de aynı güçlerin değişik birimleridir. Sierra Leone''de 11 bin BM askeri vardır. Son günlerde bu sayı 3 bin asker ile takviye edilmiştir. İngiliz askerleri bu sayının dışındadır. Bugüne kadar BM''nin 32 barış gücü faaliyetinin 13''ü kara Afrika''ya yapılmıştır. Zimbabwe''de 1950''de ülke halkı topraklarını geri almak için savaşmış idi. Ama halen ülke nüfusunun % 0.7''si yani 70 bin beyaz bu ülkenin verimli topraklarının % 70''ine sahiptir. Kenya''da da çiftliklerin çoğu çok uluslu şirket ve beyazlara aittir. Yakında GAP''ın da aynı olması muhtemeldir. ABD, Sierra Leone''ye müdahale için hazırlık yapmaktadır. Bu ülkenin asi lideri Foday eskiden astsubay idi. Eritre''de ise askerler ağaç kökü yiyerek savaşmaktadır. Bunun yanında Etiyopya, BM''nin yapmış olduğu ültimatomu reddetti.

