İslam Dünyasının kanayan yaralarından biri de "Keşmir"dir. Son 26 yıldır Türkiye Gazetesi''nde, Keşmir''deki etnik temizlik ile ilgili çok sayıda yazı yazdım. Yıllar önceki yazılarım bazılarınca aşırı derecede fanatik bulunup, putperest Hindu düşmanlığına dayandığı şeklinde yorumlandı. Ama "İnsan Hakları Gözlemci Grubu" tarafından 1999 yılında hazırlanan rapor bizi teyid etti. Bu raporda, özellikle Hint askerlerinin Keşmir''de yaptığı etnik temizlik, tecavüz ve işkence olayları en ince detayına kadar anlatılmaktadır. Hint ordusu tarafından kurulan "Paramilitan Köy Savunma Komiteleri" (VDC)nin bu zulümleri doğrudan yaptığı kaydelirken, şüpheli ölümler ve gözaltılarda da müthiş bir artış olduğuna dikkat çekildi. Raporda ayrıca Keşmir''de liberal kanattan olan Celal Andrabi cinayeti de, enine boyuna zikredildi. İnsan hakları avukatı olan Celal Andrabi''nin gözaltı sırasında asılarak idam edildiğinin bizzat tespit edildiği vurgulandı. Hindistan''ın işlediği insan hakları suçlarından dolayı yargılanmasının şart olduğu görüşünün savunulduğu raporda dünya kamuoyunun yaşananlarla beraber bu zulme karşı duyarlı olması istendi. Maalesef Keşmir''deki etnik temizliğe dünya kamuoyu gibi Türk kamuoyu da duyarsızdır. (İHH hariç)
Hindistan yetkilileri, Keşmir''i ikiye ayıran kontrol hattının Hindistan tarafını, Müslüman mücahidlerden temizlendiğini bildirdi. Keşmir''deki askeri operasyonları idare eden Tuğgenal N.C. VijjDrass; Batalik ve Mushkoh bölgesini Müslüman mücahitlerden arındırdıklarını söyleyerek,"Hindistan topraklarında artık Pakistan varlığı yok" demiştir. Keşmir''deki 1947''den bu yana zulüm ve etnik temizlik devam etmekte ise de; İnsan Hakları Teşkilatının raporuna göre Hindistan işgali altındaki Keşmir''de 1989''dan bu yana son 10 yıl içinde yaşanan olaylarda Hindistan 65 bin Müslümanı şehid etmiş ve 27 bin kişiyi de yaralamıştır. Raporda ayrıca, Balkanlar''da Sırpların Bosna- Hersek ve Kosova''da yaptığının aynen hatta daha şiddetlisini putperest Hindular yapmaktadır. İnsan Hakları Örgütünün raporuna göre son 10 yıl içinde herbiri ahlak ve iffet timsali olan 7 bin yetişkin kız ve kadının ırzına tecavüz edilmekle beraber 3 bin kız ve erkek çocuğun (7-10 yaş arası) ırzına da tecavüz edildiği belirtilmiştir. İnsan Hakları Örgütünün raporuna göre bu bölgenin örf ve adetlerine göre tecavüze uğrayan kızların ve kadınların hayatlarının sonuna kadar evlenme şansları hiç yoktur. Rapora göre: "Fakir kız ve kadınlar için korkunç bir gelecek" ifadesi kullanılmaktadır. Kaldı ki, bir Müslüma (kadın-kız) Müslüman olmayanlara esir düşse, o andaki akıl baliğ bütün Müslüman erkekler onu kurtarmakla sorumludur. Dünyanın her köşesinde Müslümanların feryadları yükselirken, acaba bunun hesabı nasıl verilecektir? Keşmir sebebiyle Pakistan ile Hindistan üç defa savaşmıştır. ABD İstihbarat raporlarına göre 1 milyar nüfuslu Hindistan 150 milyon nüfuslu Pakistan''ı işgal etmek için hazırlık yapmıştır. ABD casus uydularının Mayıs sonunda çektiği fotoğraflara göre Hindistan''ın ağır silahları Rajasthan Üssüne yığıldı. ABD Başkanı Clinton, Pakistan ve Hindistan liderleriyle telefon konuşması yaptı. Pakistan Başbakanı Navaz Şerif aniden Washington''a gitti. Clinton''la görüştü. Mücahidlerin Keşmir''den çekilmesini sağlayacak olan anlaşmayı yaptı. Muhalefetin önde gelen İslami Cemaat Partisi lideri Münevver Hasan, bu anlaşmayı "tamamen teslim olma" orduya, mücahidlere, ülkeye ve 150 milyon Pakistanlıya ihanet olarak suçladı. Laşkar-i Tayba Grubu lideri ve Merkez Ud Dava Val İrşad Teşkilatı Başkanı Hafız Muhammed Said yaptığı açıklamada "Navaz Şerif''in yaptığı anlaşma bizi bağlamaz. Pakistan Mücahidler adına sorumluluğu kabul etmemelidir. O noktalar Pakistan ordusu ya da hükümetinin elinde değil bizim elimizdedir" demektedir.

