Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş 10 kişilik bir heyetle New York Palace Oteline yerleşmiştir. Rauf Denktaş ile Kıbrıs Rum lideri Klerides arasında Birleşmiş Milletler gözetimindeki dolaylı görüşmeler 3 Aralık 1999 Cuma günü başlamıştır. Rum lideri Klerides de 20 kişilik heyeti ile 7 sokak ötede Astoria Oteline yerleşmiştir. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, önce Klerides sonra Rauf Denktaş ile gündemsiz olarak bir araya geldiler. Görüşmelerin süresi henüz belli değil. Taraflar her konuda görüşlerini belirteceklerdir. Konuşmalardan iki taraf haberdar edilmeyecek ve görüşmelere ambargo konacaktır. Görüşmeleri BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alfred de Sato yönetecektir. Dolaylı görüşmeleri yüzyüze görüşmeler takip edecektir. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ın Kıbrıs''ın yeni "anayasa" hazırlığında "iki devlet esasına dayalı tezi"nde ısrar edeceğini ifade etmiştir. Ayrıca Klerides''e seslenerek: "Maskeni çıkart, sahte dostluk, sahte gülümseme ile kimseyi kandıramazsın. Oyundan vazgeç" demiştir.
Klerides EOKA mensubudur. EOKA''ya hizmet etmiş ve Kıbrıslı Türkleri imha planı olan "AKRİTAS Planını" hazırlayan heyet mensubudur. ENONİS yani Kıbrıs''ın Yunanistan''a ilhakı için EOKA çok kan döktü. Sırpların Bosna, Kosova ve Sancak''ta; Rusların Çeçenistan''da, Hinduların Keşmir''de yaptıkları zulüm ve soykırımı EOKA Kıbrıs''ta Türklere yapmıştır. Klerides, silah ile yapamadığını hukuka aykırı olarak bütün Kıbrıs''ın temsilcisi ve hükümeti diyerek, silah ile yapamadıklarını uluslararası formlarda diğer milletleri kandırarak yapmak peşindedir. Türkiye 1960 tarihli Londra ve Zürih Antlaşmaları ile aynı tarihli Kıbrıs Anayasasında tescil edilmiş olan jeopolitik haklarından vazgeçmeyeceğini açıkça dünyaya ilan etmiştir. Kıbrıs Meselesi Türkiye''nin "milli meselesi"dir. Hatta namus ve şeref meselesidir. Hiçbir hükümet Kıbrıs Meselesinden taviz vermeye cesaret edemez. KKTC, Kıbrıslı Türklerden çok 65 milyonun ve Anadolu''nun güvenlik meselesidir. Kıbrıs''tan jeopolitik açıdan vazgeçmemiz söz konusu olamaz. Kıbrıs''ta verilecek taviz ile Türkiye Yunanistan ile kuşatılmanın ötesinde açık denizlerle irtibatının kesilmesi demektir. Maalesef Kıbrıs Meselesi Kıbrıs''ta yaşayan Türklerle Rumların, hatta Türkiye ile Yunanistan''ın meselesi olmasının ötesinde Hilal-Haç mücadelesidir. Bundan önceki görüşmelerde Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği masa başında Kıbrıs Türklerini bir oldu bittiye getirip Rum yanlısı bir neticeyi kabul ettirmeye kalkışınca çözüm devamlı askıda kalmıştır ve Rauf Denktaş''ı çözümü önleyen, istenmeyen kişi olarak suçlamışlardır. Hatta daha ileri giderek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi''nin "Türk Tarafı"nı uzlaşmaz olarak suçlayan karar çıkarmışlardır. Kıbrıs''ta çözüm arayan BM, AB, ABD, İngiltere hatta Rusya, Kıbrıs Meselesini bilmedikleri görüşüne katılmıyorum. 1974''ten bu yana Rum yanlısı bir politika takip ettikleri inkarı mümkün olmayan bir gerçektir. Kıbrıs Meselesine çözüm arayanlar 36 yıldır bu meseleye Rumların ve Yunanlıların gözlüğü ile bakmışlardır. Etki altında kalarak ve tarafsızlığını kaybederek Kıbrıs Meselesini Yunan ve Rumların görüşü istikametinde değerlendirmeleri meseleyi bugünkü çıkmaz haline sürüklemiştir. Dünyayı yönetme iddiasında olanlar, Yunan propagandasının yalanlarına kanarak, Kıbrıslı Türklerin geleceğini tayin etme isteklerine soğuk bakmaktadırlar. Bu ise haksızlık ve adaletsizliktir. Endonezya''nın Doğu Timor Adasında Katolik Hıristiyanlar çoğunlukta diye (az farkla) bağımsızlığı için baskı yapanlar KKTC''nin bağımsızlığına karşıdırlar. Bu sadece Hilal-Haç savaşıdır. Kıbrıs Meselesine çözüm arayanlar Kıbrıs''ın tarihini, jeopolitik ve stratejik durumunu bilmiyorlar. Yunan propagandasının önlerine koyduğu yalanlara göre hareket etmektedirler. Kıbrıs Türk Toplumunu "insan" yerine koymadıkları da acı bir gerçektir. AB, ABD ve BM''nin Kıbrıs ile gerçekleri öğrenmeleri, görmeleri ve bunları kabullenmeleri gerekir. Kıbrıs üzerinde geçmişte olduğu gibi Girit senaryosu oynanmaktadır.

