Kaydet
a- | +A

Kıbrıs üzerinde oynanan "Elenizm Oyunu" perdesinin aralanıp, gerçeklerin gözler önüne serilmesi gerekir. Yunanlılar, Türkiye''yi Kıbrıs''ı işgal ile suçlarken, Kıbrıs''ta yaşayan Rumları Yunanlı, Kıbrıs''ı da Yunan Adası ilan etmektedir. Kıbrıslı Türkleri de tıpkı Batı Trakya''da olduğu gibi Müslüman olmuş Kıbrıslılar olarak göstermektedir. Bu iddialar tamamen yalan ya da yanlıştır. Peki aslında "gerçekler" nedir? 1-Güney Kıbrıs''ta yaşayan Rumların Yunanistan ile hiçbir kan bağları yoktur. Yunanistan''da yaşayan Yunanlıların da eski Yunanlılarla kan bağı yoktur. (Batılı tarihçilere göre) Kıbrıs''ta yaşayan Rumların Yunanistan ile tek bağları "Ortodoks" olmalarıdır. Ve Kıbrıslı Rumların kökenleri (soyları) Anadolu''dan, Suriye ve Mısır''dan göçetmiş ve Kıbrıs''a hakim olmuş milletlerin kalıntılarıdır. Bugünkü Yunanistan Kıbrıs''a bir gün bile sahip olmamıştır.

2- Kıbrıslı Türkler ise Anadolu kökenli gerçek Türklerdir. Kıbrıs 1571''de Osmanlı devletinin hakimiyetine girince Anadolu''dan onbinlerce göçmen Kıbrıs''a yerleştirildi. Ada''nın yönetimi ve gelişmesinde önemli rol oynadılar. 1571-1878 tarihleri arasında, asırlarca yaşadıkları ve kök saldıkları topraklarda varlığını devam ettirdiler. 3- 1878''de Kıbrıs geçici olarak İngilizlere üs olarak verildikten sonra İngilizler anlaşmayı ihlal ederek Kıbrıs''tan çekilmediler. O dönem Ada''nın nüfusunun üçte ikisinden fazlası Türk idi. İngiltere''nin hain politikası ile Türkler (İngiltere) Londra ve Anadolu''ya göç ettirilerek ve aynı zamanda göç edilen yerlere İngilizler Ege Adaları ve çeşitli yerlerden Rumları yerleştirerek nüfus dengesini Rumlar lehine kurdular. 4- Bugün Kıbrıs''ta var olan Kıbrıslı Türkler, Yunan-Rum ikilisinin iddia ettiği gibi Yunan kökenli Müslümanların değil, nesiller boyu bu topraklarda yaşamış Anadolu Türkünün torunlarıdır ve bu inkarı mümkün olmayan bir gerçektir. 5- Türkiye''nin Kıbrıs''a müdahalesi "Yunan-Rum ikilisi"nin iddia ettiği gibi bir yayılmacılık ve işgal değildir. Yunanistan''ın askeri yönetimi 1974''te Kıbrıs''ı sınırlarına katmak (ENOSİS) amacıyla; o tarihte Kıbrıs Devlet Başkanı Makarios''a karşı darbe düzenlemiştir. Zaman zaman kayıplar diye ortaya atılan mesele, darbeci Rumların öldürdüğü binlerce Rumdur. Güney Kıbrıs''ı devlet olarak tanıyıp burada bulunan yabancı diplomatlar isteseler Güney ve Kuzey''de Rumlarca katledilen Türk ve Yunan toplu mezarlarını görseler bu trajediyi anlarlar. Ama gerçekleri görmek işlerine gelmez. 6- Türk ordusunun 1974''te Makarios''u deviren darbecilere karşı yaptığı Türk Barış Harekatı, Kıbrıs Anayasasına uygun olduğu gibi; bu müdahale ile yalnız Türkler değil, Rumlar da darbecilerin katliamından korunmuştur. 7- Türk ordusu Kıbrıs''ta yaşayan insanları Türk, Rum, Maronit, Ermeni, Yahudi diye ayırt etmeyip, onları darbeci Yunan ve Rumların katliamından kurtardı. 8- Türkiye, müdahaleyi 1960 Londra ve Zürih Antlaşmaları ve Kıbrıs Anayasasının tanıdığı "Garantörlük" görevini kullanarak müdahale ettiğini, Batı neden unutmaktadır. Türkiye''nin müdahalesi asla "işgal" değildir. Antlaşmalar ve anayasada kendine tanınan hakkın meşru şekilde kullanılmasıdır.

9- 1960 tarihli Londra ve Zürih Antlaşmalarına dayanarak 1960 yılında "Kıbrıs Cumhuriyeti" kuruldu. Rumlar bundan bir müddet sonra 1963 yılında Kıbrıs Anasayasında Türklere tanınan hakları iptal ettiler. 1963 Noelinde ise Türklere karşı katliam başlattılar. Kıbrıslı Türkler 11 yıl açlık, sefalet içinde çadır ve mağaralarda yaşadılar. Rumlar 1963''te Türkleri devlet yönetiminden kovdular. Türkler EOKA-B vasıtasıyla imha edilirken, 20 Temmuz 1974''te yapılan askeri müdahale ile bu katliam durduruldu. 10- 1974-1983 yıllarında Türk ve Rum liderleri arasında yapılan görüşmelerde Rumlar, Türklere bağımsız ve hür yaşamaları için hiçbir hak tanımayınca, Kıbrıslı Türkler 1983 yılında bağımsızlığını ilan ettiler. İnsan hakları savunuculuğu yapan bu ülkeler Türkleri "Elenizm"e feda ettiler. 11- Türkiye''nin KKTC sınırları içinde yaşayan Kıbrıslı Türkleri korumaktan gayri hiçbir gayesi yoktur. Yukarıdaki gerçekleri ABD, AB, BM ve diğerlerine ya anlatamıyoruz ya da anlamak istemiyorlar!..