Kaydet
a- | +A

Maya, Tultek ve Aztekler''in piramitleri, Mısır piramitlerine değil Sümer piramitlerine (Ziguratlarına) benzer. Kızılderili lisanı ile Sümerce arasında yakınlık vardır. Turskalar, Olmek medeniyetini başlattılar. Fenikeliler, Vikingler, Galya, Jamon çağı Japonlar ve Çinli gezginler de Amerika''ya gelmişler ama iz bırakmamışlardır. Tarihçiler Kolomb öncesi Amerikan uygarlığının temeli olduğuna dair görüş birliğindedirler. Bu uygarlıklarda matematik ve astronomi ilerde idi. M.Ö. 5 bin yıllarına kadar hesabı yapılmış takvimleri vardı. Sıfırı kullanıyorlardı. Basketbol sporunu yapıyorlardı. Meksika''nın orta bölgesinde yaşayan "Tultekler" "Tullan" (Turan) adıyla destanlaştıkları bir diyardan geldiklerine inanıyorlardı. M.S. 1168-1455 arasında Meksika''nın bataklıklarını kurutarak, adacıklarını bağlayarak ve barajlar kurarak Aztek İmparatorluğu''nu kurdular. Toltekler''in soydaşı olan Aztekler (Tenoka-Meksik) kendilerinin "Aştlan" adında bir ülkeden geldiği ve bir mağaradan (Cin- kurt) kuşlu bir bilgenin yol gösterdiğine inanan efsaneleri Ergenekon Efsanesine benzer: Aztek-Olmek-İnka-Maya hepsi Kızılderililer''in muhtelif boylarıdır. Kızılderililer gibi Aztek-Olmek-İnka-Mayalar''ın asıllarının ve genetik incelemeleri ile bazı gerçekler ortaya çıkabilir. 25 yıl önce Meluncanlar''ın ve Kızılderililer''in Türk asıllı olduğunu yazdığımda en yakınlarım (kendi oğlum dahi) bunu ciddiye almamıştı. Bugün ilmen Türk olduğu kesinleşmiş bu toplumlar, Türk kurultayına katılıyorlar. Yakın gelecekte İnka, Maya, Aztek, Olmek ve Toltek-Aymaralar da Türk Kurultayı''na katılırsa sakın şaşırmayın.

Batılılar Güney, Orta Afrika ve Meksika''yı işgal edince burada yaşayan yerli halkın kültür varlığını yok ettiler. Dr. Boland, eserinin 87. sayfasında: "Aztek ve Maya kitaplarının (Şeytan ilhamlı) suçlamalarıyla, fanatik İspanyol piskoposları tarafından yakılıp yok edilmesi, korkunç bir felakettir. De Dandas ve Meridas piskopos papazlarıyla, Don Juan de Zummaregas baş suçludur. Orta ve Güney Amerika Kızılderililerinin sanat, edebiyat ve tarih kaynakları bilinmez hale gelmiştir." demektedir. Buraları işgal eden İspanyollar, Aztekler''e ait altını eritip külçeler haline getirmişler ve bu altını gemilere yükleyip İspanya''ya yollamışlardır.

Misyoner papazlar "ruhlarını temizlemek için Kızılderililer''i toplu halde ateşte yakıyorlardı" Meksika halkının %80''i genetik olarak Kızılderili''dir. Amerika''daki Kızılderililer''in %56.2''si saf Kızılderili, %35.2''si ise melezdir. 1960''tan sonra Meksika''da büyük ölçüde "Kızılderili" aslına dönüş başlamıştır. Avrupalılar Amerika''ya geldiğinde Kızılderililer''in nüfusu 75 milyon, bazılarına göre ise 54 milyon idi. Sadece Aztekler Meksika''da 30 milyon idi. İlmi araştırmalara göre Kızılderililer beyazların nüfus artışına eşit bir şekilde çoğalsaydı, bugün en az 200 milyon olmaları gerekirdi. Kızılderililer''in "Tatar" soyundan geldiğini ilk defa İngiliz araştırmacı Brarewood söylemiştir. Etrüskolog bir İtalyan profesörü "Olmek"lerle Etrüskler''in heykel ve sanatlarının şaşılacak şekilde aynı olduğunu ifade etmiştir. Etrüskler Türk asıllıdır. Cortez, Meksika''yı işgal ederken Pizzaro''da 1532''de İnka Medeniyetini yıktı. 1567''de Mayalar yok edildi. Papazlar, Kızılderililer insan değildir diyerek birçok yerin Kızılderili kanlarıyla sulanmasına sebep oldular.

1673''te John Jocelya isimli yazar, Mohawk Kızılderilileri''nin Tatar Türkçesi konuştuğunu yazdı. Ünlü bilgin Von Humboldt da 1800 tarihinde yazdığı eserde Amerika kıtasında konuşulan 137 kelimenin Ural-Altay ve Uygurca olduğunu yazmıştır. 1924 yılında Rio''da toplanan 20. Amerikanistler Kongresi''nde Çinli Toung-De Kien, Kızılderililer''in Altay menşeli olduklarını beyan etmiştir. 1935 yılında Roma''da toplanan 19. Oryantalistler Kongresi''nde Prof. Ferrario, Türkçe ile İnka (Kevça) dilleri arasındaki benzerlikleri ortaya koydu. Dr. Calvin Kephart, Kızılderililer için açıkça, Türkler ve Turanlılar tabirini kullanmıştır. Bilim adamı Dumezil, İnkalar''ın (Kıçva) dilinin, Çuvaş Türkçesi ile aynı olduğunu ifade etmiştir.

İnka lisanındaki bazı kelimeler de şöyledir: Tuha (Tükürmek), paku (pak), kaşa (kış), ipa (apa- abla), kalı (kalın), tawga (dağ), çur (dur), tak (takı), mi (mi), kuşçi (küçük), raş-nas (yaş), aşa (aş), tös (toz), uçun (için), yangi (yeni), kis (kız), kün (gün), ata- atea- hatea (ata), kan (han), kayık (kayak), ghaz (gez), küuş (kuş), kutlu (k''u), tano (tamu- cehennem). Eski Türkçede de nehir, deniz, ıtıl (aıtıl), tepe (tepe), ak- kapı (ak- kapura- saraykapısı), kan (kan), koç (göç), çakira (çakır), çıran (yılan), yokut (yakut) şeklinde kullanılıyordu.