Kaydet
a- | +A

NATO ile Miloşeviç arasında yapılan anlaşma bir tuzaktır. Yurt dışından telefonla arayıp ismini açıklamayan bir okuyucum Bosna Hersek''te katliam öncesi ABD ile AB arasında tek maddelik bir protokol imzalandığını, söylediğinde inanmamıştım. Ama ne yazık ki, hadiseler bu protokolü doğrulamaktadır. Bu protokole göre;"Avrupa''da hiçbir ülkede Müslümanların sayısı % 10''u aşamaz. Nüfusu % 10''u geçenler katliam, göç gibi her çareye başvurularak % 10''a indirilir." Yeni Yugoslavya''da Müslümanların sayısı en az % 25, hatta % 30 idi. Katliam sebebiyle 1 milyon Arnavut göç etti. Kamplarda misyoner faaliyeti ve bundan sonra da kültür emperyalizmi ve misyonerlerin Hıristiyanlık propagandası ile Kosova''da İslam varlığı eritilecek ve Balkanlar''da Osmanlının izleri silinecektir. Sırbistan NATO''nun hava saldırılarıyla 1950''li yıllara dönmüş yani ekonomisi 50 yıl gerilemiştir. Ama Miloşeviç''in Kosova''da etnik soykırım planı gerçekleşmiştir. Kosova''da son 80 gün içinde en az 1 milyon Müslüman Arnavut ve Türk, Kosova dışına göç etmiştir. Kayıplar ve katledilenlerin sayısı 100 binlerle ifade edilmektedir. Köy ve kentler yakılıp yıkılmış olup, adeta bir harabeye dönmüştür. Yakılıp yıkılmayan binaları ve tesisleri ise Sırp Ordusu geri çekilirken yerle bir etmektedir.

Kosova''dan kaçan 1 milyon insanın ne kadarı geri döner bilinmez, dönse bile ne evleri ne de işyerlerinin temelleri bile yoktur. Kosova''nın yeniden imarı için en az 35 milyar dolara ihtiyaç vardır. Batı bunun ancak % 10''unu karşılar. Kosova yerle bir edildi. Yüzbinlerce insanın katli ve milyonu aşan kitlenin göçü ve de çekilen sıkıntıların neticesi ne oldu? Kosova''nın bağımsızlığından söz bile edilmiyor. Kosova yine Sırbistan''ın toprak bütünlüğü içinde kalacak. Varılan nokta, 1989''da silah zoruyla kaldırılan 1974 anayasası ve (sözde) özerk Kosova''dır.

Yugoslavya dağılmıştır. Bosna- Hersek, Makedonya, Hırvatistan ve Slovenya gibi Kosova''nın da bağımsız olma hakkı, dağılan Yugoslavya anayasasına göre vardır. Kaldı ki, ilk bağımsızlık kıvılcımı Kosova''dan çıktı ve diğerlerine sıçradı. Aylarca önce "Cuma Dergisi"nin benimle yapmış olduğu röportajda, Kosova ile ilgili sorulardan biri, "Batı, kara harekatına nezaman başlar?" idi. Benim cevabım, "Nezaman ki Kosova Kurtuluş Ordusu zaferler kazanmaya başlar ya da önemli bir bölgeyi ele geçirir, Kosova Kurtuluş Ordusu''nun başarısını önlemek için kara harekatı başlar veya Miloşeviç ile NATO anlaşma imzalar" şeklinde idi. Yanılmak elbette kulun vasfıdır. Bu konuda da yanılmak isterdim ama Kosova Kurtuluş Ordusu''nun çığ gibi büyümeye başlayıp, İpek- Prizre yolunu ele geçirmesi "An meselesi" iken Miloşeviç ile NATO anlaştı. Kosova''da henüz barış olmadı. Bombardıman askıya alındı. Ateşkes yapıldı. Sırp ordusu 4 safha halinde geri çekilecektir. Sırpların, anlaşmanın öngördüğü şekilde çekilmesi şüphelidir. Çekilirken yenilginin ezikliği içinde, Sırp asker, polis ve militanları zulmünü devam ettirecektir. NATO''dan emir almayı reddedecek, Rus birlikleri ihtilaf kaynağı olacaktır. Kosova''da geçici sivil yönetimin şartları ve kuruluşu başka bir ihtilaf sebebi olacaktır. Gerçek, kalıcı ve adil bir barış için yalnız Kosova değil, Bosna, Karadağ, Sancak, Arnavutluk, Makedonya, Slovenya, Hırvatistan hatta Bulgaristan ve Romanya''nın ekonomisinin yeterli güce ulaşması gerekir. Halkın iş, aş mesken ihtiyacını en azından asgari ölçüde temini gerekir. Ekonomik perişanlık içinde "Barış" gerçekleşmez. Sırbistan''da halk sevinçten sokağa dökülmüştür. Ama Miloşeviç antlaşmayı kendi zaferi olarak ilan etmiştir. Sırbistan''da Miloşeviç''e karşı tepki yok denecek kadar azdır. Kosova Kurtuluş Ordusu silahını terk edecek mi? Bir kısmı dağa çıkarak Bağımsız Kosova için mücadele edecek midir? Kosova''yı kutsal yer ilan eden Sırp Ortodoks kilisesi ve cemaatı, bu durumu içine sindirebilecek mi? NATO''nun Paris yakınındaki, Rambouillet''te yaptığı teklifleri reddeden Miloşeviç''in şimdi bunları kabulü onu sarsabilir.