Kaydet
a- | +A

Kosova 1389-1913 arasında Osmanlının bir parçası idi. Şimdilerde ise 1389''dan bu yana devam eden tarihi, dini, kültürel, dil ve akrabalık bağları yok sayılmak istenmekte; Birleşmiş Milletler idaresi mevcut olan Türk varlığını silmek peşindedir. Maalesef bazı yetkililer ve medya bu vahim gidişe sadece seyirci kalmaktadır. Bazı fanatik Müslüman Arnavutlar ise 1989-1999 arasında Türkiye''nin hatalarını Kosovalı Türklere ödetme peşinde olup, intikam ateşi içindedirler. Kaldı ki şu anda Kosovalı Türk ve Arnavutlar dayanışma ve işbirliğini en üst seviyeye çıkarmak zorundadırlar.

Hıristiyan Batı, Kosova''da Türklerin hukuki ve fiili varlığını sona erdirmek suretiyle, sırayı Arnavutlar''a getirmiştir. Arnavutlar''ı, Batı kültürü, Ortodoksluk ve Katolik politikasında eritip Kosova Arnavutsuz hale gelecektir. 1999''da Sırpların icra ettiği soykırım ile hedefine ulaşamayan Batı, kültür yoluyla, insani yardım maskeli misyoner faaliyetleri ile hedefine ulaşmak peşindedir. Bu hedefe büyük engel ise Kosovalı Türkler ve Türk halkıdır. Kosova''nın 1974 anayasasında tanınan ve sonra Miloşeviç tarafından 1989''da kaldırılan Kosova Özerk Cumhuriyeti Anayasasında Arnavutça, Sırpça ve Türkçe resmi dilleriydi. Bu durumu bertaraf etmek için Türkçenin resmi dil olarak kabul edilmeyip yerine İngilizceyi resmi dil ilanı Batı''nın Kosova için art niyetinin göstergesidir. Kaldı ki kazanılmış bir hakkı ortadan kaldırmak zulümdür. Birleşmiş Milletler ve Batı''nın zaten yaptıkları gizli ya da açık zulümdür. Fransa''nın en çok satan gazetelerinden Le Figaro''nun hafta sonu yayınladığı "Le Figaro Magazine" ABD''nin stratejik bölge olan Kosova''da kalıcı bir üs kurmak ve Kosova''nın bağımsızlığını önlemek ve Osmanlının izlerini silmek maksadıyla Kosova''da iç savaşı ve Sırpların Müslümanlara soykırımı yaptırdığını itiraf etmektedir. Priştina ile Üsküp arasındaki 300 hektar arazi üzerindeki ABD askeri üssü için ise, "Amerika, Kosova savaşını, çatışmaların yoğun olduğu Balkanlar, Akdeniz ve Ortadoğu''ya müdahale için ideal yer olan bu bölgede üs kurmak için çıkartmış olmasın sakın?" sorusunu sormaktadır. Vietnam''da savaşın Amerikalı komutanı olan James Leroy Bondsteel isminin verildiği bu Amerika üssünde klimalı, ısıtmalı 160 bina 24 idari bina ve inşa halinde daha birçok bina ile 24 saat açık 2 dev yemekhane, iki spor kompleksi, tam techizatlı bir hastane, iki kilise, Burger King lokantası, çok ucuz bir süpermarket, kütüphane, atletizm stadyumu, futbol stadyumu, kapalı voleybol sahası, kapalı basketbol salonu, anlaşılan üs başka amaçla yapılmış, benzin istasyonlarının önü Amerikan arabaları ve askeri araçlarla dolu, üs küçük bir Amerikan kentini andırıyor. Evler klimalı, yollar modern bir kent gibi asfaltlı, belli ki Amerikalılar, savaş bitse ya da nedenleri ortadan kalksa da, buraya yerleşmek amacıyla gelmişler. Komutanlardan birinin hiç çekinmeden bize (Burası Amerika için en önemli üslerden biridir) açıklaması yapması da bunu gösteriyor." şeklinde yazmaktadır..

Le Figaro''nun diğer bir teşhisi de şöyledir: "Amerikalıların üslerini kurup kendilerini sağlama aldıktan sonra onları bölgeye çağıran Arnavutlar''ın şimdi sırt çevirdiklerini, hatta onlara yağmacı ve katil gözüyle baktıklarını" yazmaktadır. Son olarak şunu söylemek istiyorum; Arnavutlar, sizin dostunuz Türklerdir...