Balkanların Hitleri, kasap ismiyle anılan, zalim ve diktatör Slobodan Miloşeviç, festivale benzeyen bir gösteri ile iktidarı terk etti. Hatta bazı kaynaklara göre gösteriden günlerce önce yeni devlet başkanı Kostunica, ABD ve AB temsilcileri ile Yugoslavya ordusu ve Miloşeviç''in temsilcilerinin katıldığı gizli bir toplantıda Miloşeviç ile Kostunica arasında pazarlıklar yapıldı. Senaryo hazırlandı ve senaryo gereği bu pazarlıktan habersiz muhalefet sokağa döküldü.
47 kilometrelik halk kitlesi ve 15 kilometrelik araç konvoyu Meclise yürüdü. Ordu müdahale etmedi, polis ilk önce göstermelik gaz bombası kullandı ve sonra halka katıldı ve senaryo demokratik devrim, halk ihtilali, Miloşeviç''e öfke ve tepki olarak telkin edildi. Miloşeviç zaten 8 Ekim''de yapılması planlanan seçim ile iktidarı terk etmek zorunda kalacaktı. Gerçi ordu ve polis, Miloşeviç''in emrinde ise de, halkın desteğini kaybetmiştir. İktidarı terk etmemek ise iç savaş olurdu. Miloşeviç ve Kostunica ikisi de aşırı milliyetçi kişilerdir. Aralarında tek fark birinin sert, diğerinin ılımlı oluşudur. Bu senaryo ile sadece Bosna Hersek''te 400 bine yakın Müslüman katleden, Bosna gibi Kosova''da da soykırım yapan ve en az 5 milyon insanın evsiz kalışına ve iş yerini terkine sebeb olan Sırp ordusu demokrasi kahramanı olarak tanıtıldı. Ayrıca Miloşeviç''in iktidarı terki ile ABD ve AB''den, Yugoslavya''ya dış yardım ve yabancı sermaye yatırımı başlayacaktır. 11 yıldır Batı''dan senaryo gereği kopuk olan Yugoslavya hızla Batı''ya yaklaşacaktır. Bu arada fiilen Yugoslavya''dan kopan Karadağ''ın hukuken kopmasının önlenmesi için bu değişim gerekiyordu.
Gorbaçov ile Regan 45 yıllık "Soğuk Savaş"a son verince; Batı''nın düşman olarak gördüğü komünizm ve Sovyetler Birliği yerine yeni bir düşman bulmak gerekiyordu. Asırlardır zaten düşman olarak gördükleri İslamiyet ve Müslümanları radikal İslâm, köktendinci, siyasal İslâm ve çeşitli isimler altında düşman ilan edildi. NATO''nun düşmanı temsil eden rengi "yeşil" oldu. Daha önce "kırmızı" idi. ABD liderliğindeki Yeni Dünya Düzeninde İslâm ülkeleri iki kategoriye ayrıldı. Müslümanların silineceği ve Müslümanların sindirileceği bölgeler. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya Müslümanların sindirileceği yerlere dahildi. Kafkasya ile Balkanlar Müslümanların silineceği bölgelerin ilk sıralarında yer alıyordu. Kafkasya''daki soykırım Yeltsin ve bilahare Putin''e havale edildi. Balkanlar''daki soykırımı ise Miloşeviç''e verdiler. Miloşeviç ABD eski başkanlarından Bush ile Amerika''da aynı mason locasına mensuptur. Hatta Miloseviç''in masonluk derecesi Bush''tan birkaç kademe yukarıdadır. Miloşeviç süper güçlerin kendine verdiği görevi ifa etti. ABD ve AB Müslümanlara katliam gibi bu pis işi Miloşeviç''e yaptırdı. Miloşeviç ise 11 yıllık devlet başkanlığında Büyük Sırbistan hayalini gerçekleştirmek için eski Yugoslavya''yı Sırplaştırmak istedi. Ama ABD''nin Kosova''da üs kurup yerleşmek ve Almanya''nın Doğuya yayılma hayaline hizmet ettiğini anlayamadı. Adeta bir tuzağa düştü. Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek savaş ile Makedonya savaşsız Yugoslavya Federasyonu''ndan ayrıldılar. Karadağ, Kosova ve Voyvadin ise ayrılmak için fırsat beklemektedir.
Asırlardır Güney Slavların bütünleşmesi fikir ve çatışmaların neticesi kurulan Yugoslavya Federasyonu, Soğuk Savaş sonrası ABD ve Almanya''nın emperyalist hedeflerine set çekiyordu. Bu federasyonun dağılması gerekiyordu. Miloşeviç''in hırslı politikası ile bu federasyon dağılmış oldu. Şu anda ise Yugoslavya''nın (Sırpların) Rusya''dan koparılıp Batı''ya yaklaşması Yeni Dünya Düzeni''nin gereğidir. Miloşeviç''i iktidara getiren güçler onu kullanıp devirdiler. Yeni devlet başkanının nasıl bir yol takip edeceği meçhuldür. Zaman seyri içinde politikası ortaya çıkacaktır.

