Kaydet
a- | +A

Mısır''ın "Şarm El-Şeyh" kentinde İsrail ile Filistinliler arasındaki şiddetin sona erdirilmesi maksadıyla, ite-kaka ve Clinton''ın isteği üzerine toplanan zirve, imzasız olarak sözlü yapılan anlaşma, tabiri caizse hukuk lisanına göre "ölü doğmuş anlaşma" özelliğini taşır. Zirveye katılanlar memnun ayrılsa da; tabanlar memnun değildirler ve bu anlaşma bir anlamda "cek-cak" ile bitmiştir. Anlaşmada alınan kararlar şöyledir:

1- Ehud Barak ve Yaser Arafat şiddet olaylarını kınadıklarını açıklayacaklar. 2- İki tarafın güvenlik güçleri işbirliği içerisinde şiddetin durdurulması gayesiyle önlemler alacaklar. 3- Gazze şeridi ve Batı Şeria''daki İsrail birlikleri çekilecek. Filistin şehirleri çevresindeki abluka kaldırılacak. Gazze Havaalanı tekrar açılacak. 4- Filistin güvenliğinin sağlanması konusunda tedbirleri artıracak. Serbest bırakılan Hamas ve İslâmi Cihad militanları yeniden tutuklanacak. 5- Kanlı hadiselerin sorumlularının tesbiti maksadıyla ABD başkanlığında Filistin ve İsraillilerin katılacağı bir soruşturma komisyonu kurulacak. Filistin''in isteği doğrultusunda komisyonun raporu Birleşmiş Milletlere sunulacak. 6- Barış sürecine yeniden dönülmesi istikametinde gayretler sarfedilecek. 7- Arafat, Barak ve Clinton''ın 2 hafta içinde bir araya gelmesi için çalışmalara başlanacak.

Zirvede Filistinli bir delege, İsrail Dışişleri Bakanı Yardımcısına "Katiller! Bütün Filistin halkını rehin aldınız" diye seslendi. New York Times''a göre Filistin lideri Yaser Arafat, alınan kararların icrasında güçlük çekecektir. Diğer bir durum ise Arafat artık hem Filistinliler hem de İsrail karşısında gücünü kaybetti. Arafat bir ay önceki gücünde değildir ve hatta lideri olduğu Fetih Grubunun kontrolü giderek elinden çıkmaktadır. Gazze''deki Fetih mensupları "Deli ve katil Barak bilsin ki; Fetih''in çocukları kendisine uykuyu zehir edecek ve mezarını kazacaktır." demektedirler.

Mısır''daki anlaşma laf-ı güzaf (lafta kalan) anlaşmadır. Arafat''ın lideri olduğu El Fetih "Filistin halkının intifadası sürecek" derken, Hamas, Filistin Kurtuluş Cephesi ve İslâmi Cihad anlaşmayı tanımadıklarını açıklamışlardır. Filistin Kurtuluş Cephesi lideri M. Abbas intihar saldırılarının başlayacağını ilân etmiştir. Çatışmaların kıvılcımını tutuşturan Şaron ise Barak''ın kurmasını düşündüğü Milli Birlik hükümetine katılmayacağını açıklamıştır. Bazı Filistinliler anlaşmaya yanaşmıyor ve bağımsızlık için savaş istemektedir. Anlaşma nasıl uygulanacak? Bu konu tam bir muğlaklık içindedir. Barış uzak görünüyor. Ortadoğu meselesinin özü Kudüs ve kutsal yerler üzerindeki egemenlik meselesidir. Bu mesele çözülürse Ortadoğu Meselesi büyük ölçüde çözülmüş olur. İsrail''in 1967 yılında işgal etmiş olduğu Batı Şeria ve Gazze''yi terk etmesi ile birlikte Doğu Kudüs (kutsal yerler dahil) egemenliğine son vermeden Filistin Devletinin kurulması imkânsızdır. Zirve''de yine İsrail''in dediği oldu. Yeni Dünya Düzeninde bir numaralı hedef Osmanlının kan ile tasfiyesidir. Balkanlarda kan dökme Sırplara, Ortadoğu''da İsrail''e ve Kafkasya''da bu iş Rusya''ya havale edilmiştir. Şu bilinmelidir ki, bu işler planlı ve programlıdır. Ama kanı dökülen Müslümanlardır. Zoraki ateş kes''e uyulması zordur. Zirve''de anlaşmak için anlaştılar. "Kerhen Barış" neticesiz kalacaktır. El Fetih "Ayaklanma sürecek", HAMAS "Anlaşma bizi bağlamaz", İSLAMİ CİHAD "Sonuna kadar intifada", diğer örgütler "Anlaşmayı kınıyoruz" şeklinde açıklama yapmışlardır.

Liderler masada iken İsrail askerleri bir Filistinli polisi öldürdü ve Gazze''deki mülteci kampını roketlerle bombaladı. "Zoraki Barış" masada bitti. Ortadoğu''da köklü bir barış umudu kalmadı. "Sözde Barış"tan Clinton ve Mübarek de umutsuzdur. Filistinli çocuklar önlüklerini bile çıkarmadan sokak çatışmasına giriyor. ABD, AB, Rusya, Arap ülkeleri ve BM isteseler bir Arap-İsrail Savaşını önlerler. Ama bu savaş devam eder. Gerçek ise, İsrail, Nazilerden daha zalimdir. Barak ise hem suçlu hem de müfteridir. Ayrıca hem katil hem de küstahtır. İsrail bu durumu ile barışa uzak ülkedir. Türkiye''nin Yahudi ve İsrail üzerine strateji kurulamaz. Hatta ABD ile stratejik işbirliği yapmak hatadır.

Netice olarak son zirve çaresizlerin ateşkes umududur. Filistin''deki savaş 1993 yılında imzalanan Oslo Antlaşmasıdır. Bu anlaşmada Filistin aşırı taviz vermiştir. Güç dengesi İsrail lehinedir. Ezilen Filistinlilerdir...