Kaydet
a- | +A

Zaman zaman "Dünya Su Forumu" toplantıları yapılmaktadır. Bu toplantılarda uzmanların ortak görüşü: "Ortadoğu 2010 yılından itibaren çok ciddi biçimde su sıkıntısına girecektir. Bu sıkıntı büyük savaşlara bile yol açabilecektir." Ortadoğu''nun su sıkıntısı barışçı yollarla çözülebilir. Meselâ rahmetli Turgut Özal''ın "Barış Suyu Projesi" bu meselenin barışçı yollarla hallini öngörüyordu. Fakat bazı ülkeler bu projeyi baltaladılar. Türkiye''nin "Su" yolu ile Ortadoğu''da güç kazanacağını ileri sürerek bu proje rafa kaldırıldı. Zaman zaman bu proje gündeme geldiyse de netice alınamadı. ABD, İsrail ve hatta AB ve bazı ülkeler Dicle ve Fırat nehirlerinin sularını bizim adımıza peşkeş çekerek Ortadoğu''da barış yapmanın planlarını icra etmek istemektedirler. İnanıyoruz ki, Türkiye''nin milli menfaatlerine zarar verebilecek bir şeyi, kimse zorla yaptıramaz. Gerekli tedbir alınmazsa Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu''daki çiftlikler en geç 15 yıl sonra topraksız kalacaktır. Geçmişte toprak ağaları ile sömürüldüler ama bu ağalar gerek köylünün, gerekse toprak işleyen çiftçinin hamisi idiler. Bu ağaların insani hasletleri vardı. Şimdi ise bu toprakları başta İsrail ve ABD olmak üzere Türk ortaklı şirketlerle yağma edilmektedir. Putu para ve kazanç olan bu kapitalist ağalarda insaf ve insani hasletler yoktur. Türkiye''nin en büyük çiftliğini Ceylanpınar''ı İsrail kiralamıştır. GAP bölgesinde İsrail ortaklı şirketlerin topraklarında kurulacak "Kibbutzlarla" bölgede işçi adı altında Yahudi azınlık olacaktır. İsrail''in temel amacının bayrağında çizgili ve parlamentosunun kapısında yazılı olan "Nil''den-Fırat''a Büyük İsrail" olduğu bir hayal değil gerçektir. İsrail''in bundan sonraki stratejisi savaş ile değil, ekonomik yoldan Yahudi lobileri ile ülkeleri içten feth etmektir. GAP''ı İsrail, Suriye ve ABD şirketleri çoktan "gapmıştır" Maalesef bazı medya kamuoyunu yanlış bilgilendirerek, bu hedefe varılmasında büyük pay sahibidirler. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı İsrail''in kurulması için çıkarıldı. 1945''ten bu yana da Ortadoğu başta olmak üzere bütün savaş, iç savaş, terör, darbe ve huzur ile barışı engelleyen her hadisenin arkasında Siyonizm ve onun emrindekiler vardır.

ABD ve AB, Suriye-İsrail barış antlaşması için aynı zamanda Esat''ın da sağ iken bu anlaşmanın gerçekleşmesi için olağanüstü bir siyasi faaliyet içindedirler. Suriye, haklı olarak Golan Tepelerini istiyor. 1967 Arap-İsrail savaşında İsrail bu tepeleri işgal etmişti. İsrail''in yıllık su ihtiyacının % 14''ü Golan Tepeleri''nden doğan Lübnan Nehri ile sağlanmaktadır. İsrail Golan''ı verecek ama bunun yanında suyu da kullanmak istiyor. Buna karşılık Fırat Nehri''nden Suriye''ye verilen saniye de 500 metreküp suyun 700 metreküpe çıkarılması ile Turgut Özal''ın bir protokol ile verdiği saniyede 500 metreküp suyun bir anlaşma ile garanti altına alınmasını ABD İsrail ve Suriye adına Türkiye''den talep ettiği basında yer alan yorumlarda yer almaktadır. Üst düzeyde bir Türk Dışişleri yetkilisi bu haberleri yalanladı. Yetkili "Türkiye''nin bilgisi dışında böyle bir şey olamaz. Türkiye''deki suların Ortadoğu barış süreciyle ilgisi yoktur" demiştir. Fırat''tan verdiğimiz su miktarı ise Suriye''nin yıllık su ihtiyacının % 60 hatta 70''ini karşılamaktadır. Suriye''nin su durumu Türkiye''den iyidir. Ama Fırat''ın sularını israf etmesi, eski teknoloji kullanması ve eski barajlarını yenilememesi ile suya ihtiyaç duymaktadır. Suriye 17 yıldır himaye ettiği Abdullah Öcalan''ı terk etmiş ve ABD ile ona Türkiye adına garanti vermiştir. GAP''ın su ve toprağına çok dikkat etmeliyiz. Yoksa 10-15 yıl sonra Brezilya, Zimbabwe ve bazı ülkelerdeki gibi topraksız çiftçiler hadise çıkarırsa ülkemize yazık olur.