İsrail''de başbakanlık seçimlerinde Ariel Şaron''un iktidar olmasıyla, Ortadoğu yeniden buhrana girdi. Mısır Devlet Başkanına ise "Eğer barış görüşmeleri başarısızlığa uğrar veya görüşmelerde şimdiye kadar bütün konularda sağlanan gelişmeler görmezden gelinirse, tehlikelerin artacağı" ikazını yapmıştır. Şaron''u destekleyen aşırı sağcı milletvekili Avigdor Lieberman, 21 Ocak 2001 tarihinde Filistin, Lübnan ve Mısır''ı tehdit etti. Bunun üzerine Mısır Savunma Bakanı Mareşal M. Hüseyin Tantavi askeri bir törende yaptığı konuşmada: "Herkes, Mısır''a yönelik bir saldırıdan söz etmeden önce, 1973 Ekim''indeki savaşı hatırlasın... Bugün özellikle silahlı kuvvetlerimizin bütün dünyaya çekinecek bir güç olduğunu ispatladıktan sonra, her zaman dilediğimiz ve uğraşını verdiğimiz barışın sağlanması adına son derece önemli bir safhada bulunuyoruz. Ancak bu, bize bir savaş''a hazırlıklı olmamız gerektiğini unutturmamalı" şeklinde beyanatta bulunmuştur. Hamas ise Şaron''un seçilmesinin, Araplara barış görüşmelerini bir kenara bırakarak "cihad" başlatmak için büyük fırsat verdiğini bildirdi. Hamas''ın politbüro üyesi Musa Ebu Marzuk, örgütün gelecek günlerde İsrail''e karşı gerilla savaşını artıracağını söyledi.
ABD''de yaşayan Arap asıllıların teşkilatı, Ariel Şaron için, savaş suçlusu muamelesi görmelidir demiştir. Ayrıca Şaron''un 1953-1982 arasında binlerce Filistinli ve Arab''ın katili olduğunu ifade etmişlerdir. Wiltonpark konferansında Ortadoğu''daki son gelişmeleri değerlendiren Çalışma Grubundaki tartışmalardan "Belirsizlik" çıkmıştır. Şaron''un takip edeceği politika ve Ortadoğu Barış Süreci hatta Türkiye-İsrail münasebetlerinin geleceği belirsizliklerle dolu olup, çok bilinmeyenli bir denklem gibidir. Şaron eski Şaron mudur? Yoksa iktidar olunca yeni bir politika mı takip edecektir? Şu anda kimse bunun kesin cevabını veremiyor. Ortadoğu''da herşey tahmine dayalıdır. Genel kanaat Ehud Barak''ın gitmesi ile tarihi bir fırsat (anlaşma imkânı) elden kaçmıştır. Ve uzmanlara göre Şaron''un iktidar oluşuna ikinci intifada ile Arafat''ın tavrı sebep olmuştur. İntifada artarsa -ki artacağı tahmin ediliyor- Şaron "Şahin" tavrını artıracaktır. Clinton, Ortadoğu''ya çok özel bir ilgi göstermiş idi. Ancak Bush''un nasıl bir politika takip edeceği de bilinmeyenlerden biridir. Şaron ise "İsrail, ihtilâfları barış yoluyla çözme prensibi temelinde ve BM Güvenlik Konseyi kararları uyarınca barış ve güvenliğin sağlanması yönünde gayret harcayacak" demiştir. BM kararları, İsrail''in 1967 Ortadoğu Savaşı sırasında ele geçirdiği yerlerde barış karşılığında geri çekilmesini öngörüyor. Şaron''un işi oldukça zordur. Ve İsrail Rusya''ya yaklaşmaktadır. Yeni başbakan Şaron, Moskova''nın Ortadoğu''da Washington''dan daha önemli rol oynaması gerektiğini belirtti. Şaron''a göre: "Filistinlilerle görüşmeler fazlasıyla ABD''ye bağımlı hale gelmiştir." Mısır''ın Ankara Büyükelçisi M. Abdülhamid El-Şazli, Türkiye''nin Ortadoğu Barış sürecinin başarıya ulaşması için gösterdiği gayreti kuvvetle desteklediklerini söyledi. Ayrıca "Şaron eskiden daha serbest bir politikacıydı. Ama başbakanlık sorumluluk getirir. Ne olacağını önceden tahmin etmek çok güç. Bunu bekleyip göreceğiz." Eski başbakan Ehud Barak ise koalisyon için ön şart olarak "Barış Süreci''nin devamı"nı ileri sürmüştür. Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat, İsrail''in yeni başbakanı Ariel Şaron''u arayarak "Barış Süreci"nin devam etmesini istedi. Batı Şeria''nın Ramallah şehrinde silahlı Filistinlilerle İsrail askerleri arasında çatışma ve Kudüs''te patlamalar oldu. Ortadoğu''da barış da, savaş da zordur!..

