Ortadoğu barış sürecinin ve Filistin-İsrail zirve görüşmelerinin kilit noktası olan Kudüs''ün geleceğinin diyalog yoluyla çözümü, İsrail''in Filistinliler''e icra ettiği katliam ile adeta çıkmaza girmiştir. Kudüs''ün statüsünün savaşla belirleneceği istikametindeki endişeler ve görüşler ağırlık kazanmaya başlamıştır. Kudüs işgal edilmiş bir kenttir. Dünya kamuoyunun tepkileri, Birleşmiş Milletler''in müteaddit kararlarına rağmen İsrail''in Kudüs''ü Filistinliler''e vermeyi reddetmesi ve ortak başkent planında başarılı olmaması ile gerginlik tırmanmıştı. İsrail hükümetleri yıllardır sürdürülen barış görüşmelerinde Kudüs''ün statüsünü müzakereye bile yanaşmıyordu.
1982 Eylül''ünde Sabra ve Şatilla kamplarında binlerce Filistinli Müslümanı katleden ve halen İsrail''de sağın partisi durumundaki Likud Partisinin lideri olan Ariel Şaron''un Harem-üş Şerifi ziyaretinde Filistinliler''in protestosu; Filistin''le-İsrail arasında adeta bir savaşa dönüştü ve bu çatışmalarda 63 kişi (7-10 yaşında çocuklar dahil) öldürüldü. Yaralı sayısı bini aşmıştır. Filistin Sağlık Bakanı Riyad Ez-Zanun''un yaptığı açıklamaya göre yaralıların %68''i başından, %20''si göğsünden ve %12''si karnından yaralanmıştır. Yaralılar arasında durumu ağır olanlar vardır. Ölenlerin 5''i Filistin polisidir. Nablus valisinin oğlu Cihad El Alul da ölenler arasındadır. Bunun yanında İsrail askerlerinden 2''si de çatışmalarda ölmüştür. Dört gün süren çatışmalardan sonra İsrail Dışişleri vekili Şlomo Ben-Ami''nin makamında İsrail ve Filistin yetkilileri ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarda çatışmayı durdurmak için anlaşmaya vardıklarını söylemişlerdir. İspanya Başbakanı Maria Aznar da ayaklanmayı ve ateşi durdurduğuna dair Yaser Arafat''tan mesaj alındığını Ben-Ami''ye ulaştırdı. Hamas''ın açıklaması ise: "Çatışmalar şiddetlenecek ve Filistin halkı asla siyonist düşmanın hakimiyetini kabul etmeyecek. Tüm Müslüman ülkeler, Kudüs için kutsal savaşında Filistin halkının yanında olmalı" denildi.
Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi lideri Nayef Havatma, Filistinliler''e ayaklanmaya devam çağrısında bulundu. İsrail çatışmalarda helikopter, ayrıca atışta tam isabet için dürbünlü tüfek kullandı. Filistin halkının Kudüs''ten Şeria ve Gazze''ye sıçrayan öfkesi bazı İslam ülkelerine de yayıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmed Necdet Sezer, Arafat''a yolladığı bir mesajda olaylar karşısındaki üzüntüsünü bildirdi.
Lübnan Kasabı diye bilinen Ariel Şaron, Barış sürecini baltalamak ve provokasyon için El Haram-üş Şerife gitti. Eski Başbakan Netanyahu delil yetersizliğinden beraat edince bu İsrailli sağcıları cesaretlendirdi. Oysa şu andaki Başbakan Barak ise ABD''nin baskısı ile Arafat''la anlaşmak üzere idi. Şaron provokasyon ile fitili ateşledi ve Kudüs savaş alanına döndü. Aslında Şaron, insanlık suçundan yargılanması gereken kişidir. (1982 katliamından) Ortadoğu''da barış şu günlerde hayaldir. Son Kudüs katiamı ile Ortadoğu barut fıçısı haline gelmiştir. Adeta Filistin-İsrail mücadelesi din savaşı haline dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Son katliamın sorumlusu Şaron''dur...

