Kaydet
a- | +A

Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer''e "Milenyum Zirvesi" için gittiği New York''ta diğer ülke liderleri büyük bir ilgi gösterdiler. Bu konuda tek istisna Özbekistan Devlet Başkanı İslâm Kerimov oldu. Türkiye''nin Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin liderleri ile A. Nejdet Sezer''i tanıştırmak için New York''ta düzenlediği kahvaltı davetini reddeden tek lider Kerimov''du. Türkiye ile ilişkilere mesafe koyan Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov, sürpriz bir kararla daha önce görüşmeyi kabul etmediği A. Nejdet Sezer''le 8 Eylül 2000''de New York''ta bir araya geldi. Kerimov, A. Necdet Sezer''e büyük güven ve saygı duyduğunu, geçmişte yaşanan sıkıntıları unutup, bu buluşmayı yeni bir dönemin başlangıcı olarak görmeyi istediğini ifade ederek Özbekistan''a davet etti. Ayrıca terörle mücadelede Türkiye ile işbirliği yapmak istediğini söyledi.

A. Nejdet Sezer de Türkiye''nin gerekli her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti. Kaldı ki yıllardır Ankara, Kerimov''un her isteğine evet demiştir. Kerimov''un muhalifine karşı iktidar savaşında karşılıksız, şartsız ve pazarlıksız destek veren Ankara olmuştur. Hatta Süleyman Demirel, Kerimov''un isteği üzerine bazı yazarların Kerimov hakkında yazı yazmamalarını istemiştir. Kerimov, yalnız Özbekistan değil Türkiye''nin Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile ortak meselelerde, Türkiye''yi ısrarla dışlayan kişidir. Türkiye ise Özbekistan''a maddi ve manevi desteğini esirgememiştir. Tacikistan yönetimi ile anlaşan Birleşik Tacik Muhalefeti''nin lideri Abdullah Nuri''nin uzlaşma formülünü şiddetle reddeden Kerimov için Kırgız ve Tacik yönetimlerine yoğun baskı uygulanıyor. Bu baskı neticesinde Özbekistan''la bu iki ülke (Kırgızistan ve Tacikistan) arasında büyük sıkıntılara yol açabilir. Kerimov kendisine muhalif olan herkesi vatan haini ilan ediyor ve İslâmi Hareket olarak gösteriyor. Kerimov baskı ve zulmünü artırdıkça savaş kızışıyor ve muhalefetin safları genişliyor. Şu anda hapishanede işkence gören ve ölümü bekleyen muhalefet lideri Muhammed Salih''in Şubat 1998''de kaçırılarak Özbekistan''a getirilmesine Türkiye göz yummuştur. Bu olay Kerimov''a yapılmış bir jest ve taviz olarak yorumlanmıştır. Akıbeti meçhul olan M. Salih''in kaçırılışına göz yuman Türkiye yine de Kerimov''a yaranamadı. 22 milyon nüfuslu Orta Asya''nın en kalabalık ülkesinin lideri olan İslam Kerimov, Sovyetler Birliği dönemindeki siyasi yapıyı aynen sürdürüyor. Ülkede muhaliflere göz açtırılmıyor. Basın, devlet kontrolündedir. Şu anda hapishanelerde 60 bin siyasi mahkum (muhalif) yatıyor. Bunların çoğu hapiste iken ölüyor. Bu ülkede insan hak ve hürriyetlerinin zerresi yoktur. Bürokrasi, yolsuzluk, rüşvet ise yabancı yatırımcıların gözünü korkutuyor. Türkiye-Özbekistan krizi doruk noktasındadır. Mayıs 2000''de bütün Türk okulları (20 okul) kapatıldı. Türkiye-Özbekistan diplomatik münasebetleri ise maslahatgüzar seviyesine indirildi. Gazi Üniversitesinden "İpek Yolu" ile inceleme yapan ilim heyetine vize verilmedi ve heyet İran''dan geri döndü. Türkiye''de eğitim gören bütün Özbek talebeler (134 kişi) geri çağırıldı ve bunlara 3 yıl dışarıya çıkmama yasağı kondu. Fergana başta olmak üzere Özbek Türkleri evlerindeki dini kitapları ve Kur''an-ı Kerim''i gizlemektedirler. Hatta hatta toprağa gömmektedirler. 70 yıllık komünizm döneminden daha çok baskı vardır. M. Salih 1992 yılında devlet başkanlığı seçimlerinde Kerimov''un rakibi konumundaydı. Bu seçimlerde Kerimov % 86 ve M. Salih % 14 oy aldı. Tabii ki seçim hileli yapıldı. Kerimov''un görev süresi 1997''de bitiyordu. 1995 yılında referanduma gidildi. Her diktatör gibi Kerimov da % 99 oy aldı. (Masa başında seçim öncesi böyle tespit edildi) M. Salih''in (ERK) partisinin üyeleri 1995''te Anayasa Mahkemesi tarafından Kerimov yönetimini yıkmak için örgüt kurmak ve bazı örgüt üyelerini Türkiye''de eğitmek gerekçesiyle mahkum edildi.

16 Şubat 1999''da Taşkent''te 6 patlamada 13 kişi öldü ve 100''den fazla kişi yaralandı. İngiliz The Times''e göre bu patlamaları Kerimov yaptırdı ve bunun sonucunda da muhalifler tutuklandılar. Suçlu olarak yakalananlar (Özbekistan KGB mensupları) M. Salih''in izni ile bombalama yaptıklarını ve Türkiye''de eğitim gördüklerini ve bombayı imal ettikleri yalanları ile Özbekistan kamuoyunu aldattılar. Özbekistan, Türk işadamlarının bu ülkedeki yatırımlarının "ekonomiye yararı olmadığı" gerekçesiyle ekonomik münasebetleri dondurdu. Bunun yanında Özbekistan Türkiye ile münasebetlerini askıya alırken, İsrail ile münasebetler en üst seviyededir. İsrail, Özbekistan''a silah, araç gereç ve uzman yollamaktadır. Fransız Liberation gazetesi Kerimov''la ilgili bir haberinde, "Kerimov, irtica ile mücadele ediyorum yalanıyla Batı''yı kandırıp insan hak ve hürriyetlerini ayaklar altına aldığını dünyaya ilan ediyoruz..." şeklinde yazmıştır.