Kaydet
a- | +A

27 Ekim 1997 günü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, patrik onuruna bir yemek vermiş ve patrik Birleşmiş Milletler Genel Kurulu''na katılarak, yine burada da "Yeni Roma Patriği" olarak takdim edilmiştir. Kendi kilisesinden "Ana kilise" diğer Ortodoks kiliselerden "O''nun çocukları" şeklinde bahseden patriğe, Birleşmiş Milletler tarafından "Kongre Altın Madalyası" (Golden Medal) takdim edilmiştir. Bu madalya, patrikten önce sadece 4 kişiye (George Washington, Edison, W. Churchill, Rahibe Teresa) verilmişti.

Patriğin, yine ilk olarak bu gezide kullandığı unvanlardan birisi de "Eşitler İçinde En Eşiti" tabiridir ki, konunun uzmanlarına çok şey ifade etmektedir. 451 yılındaki Kadıköy Konsili kararlarında İstanbul Patrikhanesi için kullanılan bu tabir yüzünden, Fener Patrikhanesinin kışkırtmalarıyla Bizans ordusu dünyanın en korkunç dini içerikli kitle katliamlarına girişmiştir. Başta Anadolu, Suriye- Filistin ve Mısır olmak üzere 100.000''lerce Hıristiyan katledilmiştir. Yine bu yüzden Papalık (Vatikan) ile İstanbul Patriği arasında yüzyıllarca devam edecek bir mücadele başlamıştır.

Kısacası Fener Patriği başta ABD olmak üzere dışarıdan aldığı siyasi destekle hedefini belirlemiş; Bizans İmparatorluğu döneminde dahi elde edemediği ekümeniklik statüsünü bu sefer yakalamaya çalışmaktadır.

8. "Çevre, Adalet ve Eğitim Sempozyumu, 1998-İstanbul"

Londra''daki toplantıda, 1998''de patrikhanenin önderliğinde yapılacak olan sempozyumun da konusu önceden belirlenmiştir. Öncekilerle olduğu gib, günümüz insanlığının duyarlı olduğu konular yine dekor olarak seçilmiştir. 2000''e çok az bir süre kala, Fener Patrikhanesi bu sempozyumda, adeta 2000 yılının son hazırlıklarını yapacaktır. 1993''ten beri teorik olarak düşünülen konular, artık yavaş yavaş pratiğe dönüştürülecektir.

Muhtemelen bu sempozyum, öylesine etkin ve öylesine görkemli bir hâle getirilecektir ki, Türkiye 2000 yılındaki muhtemel gelişmeleri görebilecek, ancak gücünün çok üstünde şeylerle de mücadele edemeyeceğini anlayacaktır.

Çevreyle beraber adalet ve eğitim gibi insanlığın çok önemli iki temel hakkının, T.C. tarafından gaspedildiği iddiaları önümüze getirilecektir. Bizzat Bartholomeos''un deyişiyle "...kendi din adamlarımızı eğitme hakkımızdan mahrum edilmiş bulunuyoruz!" 270 milyon Ortodoks adına Türkiye suçlanacaktır.

9... Ve FİNAL Hazreti İsâ''nın 2000. Doğum Yılı Etkinlikleri: Fener''in Ortodoks aleminin ekümeniklik patrikhanesi olarak statüsünün tescili Hıristiyan alemi Hazreti İsâ Aleyhisselam''ın doğumunun 2000. yıldönümünü kutlamaktadır. Böyle bir ortam ancak 1000 senede bir doğmaktadır. 21. yüzyıla girerken tüm dünyada "din ve dini değerler" yükselirken, Hıristiyan alemi bu fırsatı çok iyi değerlendirecektir. Bir yıl boyunca tüm dünyada çeşitli etkinliklerle bu kutlama kampanyasını en görkemli şekilde kutlamaktadır. Bu kutlamaların önderliğini şu anda Vatikan ve İsrail yapacak şekilde görünmektedir. Vatikan, Hazreti İsâ Aleyhisselam''ın yeryüzündeki tek temsilcisinin kendisi olduğuna inanarak bu kampanyaya öncülük etmektedir. İsrail de, Hazreti İsâ Aleyhisselam''ın doğum yeri olan Beyt-ül-Lahm, Nasıra ve Kudüs''ün kendi topraklarında olduğunu düşünerek, hem turizm açısından milyonlarca Hıristiyan hacıyı ağırlamak hem de 2000 yıllık günahının kefaretini ödeyerek Hıristiyan alemiyle barışma düşüncesindedir. Hatta, geçtiğimiz günlerde İsrail, Vatikan Ruhani Konsilinde Vatikan''ın 2000 yıldır ısrarla yürüttüğü antisemitik düşünceyi yargılatmış ve Papa 2. Jean Paul''e bir rapor sunulmuştur. Muhtemelen 2000 yılı kutlamaları esnasında Papa, Katolik Kilisesi''nin resmi görüşü olarak "Yahudilerden, 2000 yıl boyunca kilisenin İsrailoğullarına karşı takip ettiği politikadan dolayı özür dileyecektir." Bu 2000 yılındaki görkemli kutlamaların iki sacayağının (Vatikan ve İsrail) yanına, üçüncü ayak olarak da Fener Patrikhanesi katılmak istemektedir. 270 milyonluk Ortodoks aleminin ekümenik temsilcisi olarak (!) bu hakkı kendinde görmektedir. Nitekim yaklaşık 1.5 yıldır da Fener Patriği bu konudaki temaslarını, Türkiye''yi ürkütmeden yürütmektedir. Hatta temel etkinliklerin yapılacağı dünyanın önemli dokuz merkezi arasında bulunan İstanbul, Fener Patriğinin isteği üzerine programdan çıkarılmıştır. (1997 yılında İsrail''de 9 Ortodoks Patriğin katıldığı toplantıda bu karar alındı.) Kanaatimize göre Fener Patrikhanesi, İstanbul''daki kutlamalarda "rahat hareket edemem ve ileride oluşum için Türkiye''yi ürkütürüm" düşüncesiyle, bu teklifi diğer Ortodoks Patriklere aldırdı.