Kaydet
a- | +A
7. ABD Gezisi ve Patriğin Cesaropapist Faaliyetler Çerçevesinde Bizantinist Siyasi Unvanları Kullanması Fener Patriği Bartholomeos, 1994 yılından itibaren gerek düzenlenen uluslararası sempozyumlarda ve gerekse davet edildiği dış gezilerde (örneğin Avrupa Birliği Parlamentosu''nun daveti üzerine gittiği Strasbourg''da), sadece "Ekümenik Patrik" veya "Ekümenik Konstantinople Patriği" gibi dini unvanlar kullanılmıştı. Patriğin bu unvanları kullanmasını Türkiye ihtiyatla karşılamış ve herhangi bir tepki de göstermemişti. Biraz da bundan cesaret alan Fener Patrikhanesi bir adım daha attı: 25.1.1996 tarihinde hazırlanan bir belgede Bartholomeos "Yeni Roma Patriği" ilân edildi. ABD''nin ve Avrupa Birliği''nin de yardımıyla teorik olan bu sıfat ilk fiili icraatını da gerçekleştirdi. Bartholomeos, Yeni Roma Patriği unvanıyla Estonya Kilisesi''ne özerklik verdi. Bu, sahneye konulmuş bir senaryoydu. Adeta tüm dünyaya "Bakınız, Ortodoks alemi Fener Patrikhanesi''ni ''Ekümenik Patrikhane'' olarak kabul ediyor. İşte ispatı..." Doğrusunu söylemek gerekirse, Fener Patrikhanesi tarih boyunca hiç böyle bir icraatta bulunmamıştı. En güçlü dönemlerinde dahi böyle bir yetkisi yoktu. Çünkü böyle bir yetki, yani ekümenik olma kriteri, ancak Apostolik üç patrikliğe ait manevi bir haktı. Fener Patrikhanesi Apostolik kriterlerden yoksun olduğu için, böyle bir hakkı yoktu. Estonya Kilisesi''ne verilen özerklik, siyasi bir şovdan ibarettir. Patriğin, ABD seyahati dikkatlice takip edilirse, siyasi yönünün çok ağırlıklı olduğu hemen göze çarpar. Bu seyahati ilk gününden itibaren gözlerimizin önüne getirelim: Patriği taşıyan Yunan Havayolları''na ait Olimpic 747 no''lu Jumbo uçağın iniş yeri olarak St. Andrew Hava Üssü''nün seçilmesi tesadüfi değildir. Konunun uzmanlarınca en ince detaylar dahi hesaba katılmıştır. Patriğin ABD''deki tüm konuşmalarında St. Andrew''den bahsetmesi hiç mânidâr değildir. St. Andrew, Fener Rum Patrikhanesi''nin kurucusu olduğu iddia edilen havaridir. 451 Kadıköy Konsili''nde Fener Patrikhanesi''ne ekümenik yetki verilmeye çalışılınca başta Roma olmak üzere ekümenik Antakya ve İskenderiye kiliselerinden konuya itiraz edildi. Devlet bu itirazları susturamayınca dünyanın en korkunç dini soykırımlarına başvurdu. Doğu Hıristiyanlığına ait yüzbinlerce insan Anadolu''da (Orta Anadolu''da Kapadokya denilen bölgede) birçok "yer altı şehri"nin bulunuşu bu sebeptendir. Fener ruhanilerinin önderliğinde İstanbul''dan hareket eden Bizans ordusu Monofizit düşüncelere sahip bölge halkını heretik-sapık kabul ederek kitle katliamlarına tabi tutuyordu. Bölge halkı bu katliamlardan kurtulmak için bu yer altı şehirlerini yapmıştır. (Bu konuda Mehmet Çelik''in, "Bizans''ın din-devlet politikasının ışığı altında Orta Anadolu''daki yer altı şehirlerinin kuruluşu ve fonksiyonları" adlı çalışmalarına bakınız!) Suriye, Filistin ve Mısır''da hayatını kaybetti. (Bu konuda bkz Mehmet Çelik, Bizans Devletinin Antakya ve yöresinde giriştiği kitle katliamları, 4-7. yüzyıllar Antakya-1994) Devlet ve Fener Patrikhanesi yine bu isteğine kavuşmadı. Nihayet Fener Patrikhanesi de aynı silahla Roma, Antakya ve İskenderiye''ye cevap vermekten başka çaresinin olmadığını anladı. Böylece bir rüyaya dayanarak İstanbul Kilisesi''nin St. Andrew (İsa Aleyhisselam''ın birinci havarisi Petrus''un ağabeyi) tarafından kurulduğunu ortaya attı. Bu rüya silahını Kıbrıs Kilisesi de bağımsızlık için kullandı. Amerika havaalanında ABD Protokol şefi Mary Mel French''in denetiminde kongre üyelerinin de hazır bulunduğu askeri törenle karşılanmıştır. Patrik, bu gezi sırasında başta Başkan Bill Cliton olmak üzere Başkan Yardımcısı Al Gore, Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Kongre Başkanı New Fingrich.. vs. en üst düzey siyasilerle ikili görüşmeler yapmış; ve bu görüşmelere Türk Büyükelçisi Nüzhet Kandemir, alınmamıştır. Patriğe, basına yansıdığı kadarıyla, bu üst düzey siyasiler tarafından "Yeni Roma Patriği" unvanıyla hitap edilmiş; geldiği yerden bahsedilirken de "Ortodoks İmparatorluğu''nun Başşehri Konstantinople" ibareleri kullanılmıştır.