Kaydet
a- | +A

Moskova prensliğinden bu yana yaklaşık bin yıla yakın zamandır Rusya yaptığı anlaşmalara asla uymamış, kendini güçlü hissettiği an verdiği sözden rücu etmiş ve anlaşmayı yırtmıştır. Buna son misal Çeçenlerle yapılan anlaşmadır. (Le Monde, 17 Eylül 1999) tarihli sayısında Çeçen Devlet Başkanı Aslan Mashadov''un şu sözlerini nakletmiştir: "Ruslar 12 Mayıs 1997''de attıkları imzayı hiçbir zaman atılmış bir imza olarak görmediler. O anlaşmaya göre Rus-Çeçen münasebetleri 30 Aralık 2001''den önce milletlerarası hukuk temeline dayalı olarak çözüme kavuşturulacaktı. Anlaşmaya imza atan ve güya büyük bir demokrat olarak bilinen milletvekili Lukin, daha o an bize aynen şöyle demişti: Bugün zayıf ve güçsüzüz, o yüzden bu anlaşmayı imzalamak zorunda kaldık fakat beş sene sonra, durumumuz düzelince, size göstereceğiz."

Beş seneye kalmadan gerek Hıristiyan Batı gerekse kiliseler Birliği, IMF ve Dünya Bankası''nın kredi musluklarını sonuna kadar açması sonucu; Rusya Çeçenistan''da soykırıma, katliama, zulme, insan hakları ihlaline, toplama kamplarında işkenceler icra etmeye başlamıştır. Yukarıda zikrettiğim yerler bu duruma göz yummak şöyle dursun bizzat destek vermiş oldular. Çünkü İkinci Çeçen-Rus savaşı zamanımızın bir nevi "Haçlı savaşı" ve Hilal-Haç mücadelesidir. Maalesef 55 bağımsız İslam ülkesi ve 70''in üstünde İslam toplulukları içindeki birkaçı dışında, iktidar ve devlet liderlerinin tamamına yakını bu savaşı Rusya''nın iç meselesi sayarak, soykırıma doğrudan ya da dolaylı destek verdi. "Zulme rıza zulümdür." Batı ise olaya çifte standartlı yaklaştı. Riyakâr tavrı bir nevi timsah gözyaşı ile dünya kamuoyunu aldatmaya çalıştı. Putin, Rusya''nın üçüncü sınıf bir bürokratıydı. Generaller kendi amaçları doğrultusunda bu silik şahsı ön plana çıkardılar. Kremlin''de bir saray darbesi ile Yeltsin''e baskı yaparak başbakan tayin ettirdiler. Sonra da Yeltsin''i istifaya zorlayarak Putin''i vekili yaptılar ve devlet başkanlığı seçimlerini öne aldırıp, Putin''in Çeçenistan''da icra ettiği soykırım sebebiyle Rus milliyetçiliği ve şovenizmi tahrik ederek devlet başkanlığına seçtirdiler. Rusya iktidarı Putin''in elinde değildir. Putin, generallerin kuklasıdır. Generallerin isteği istikametinde Rusya Federasyonuna son vererek Rusya''yı üniter bir ülke haline getirmek peşindedir. Rusya''yı 7 eyalete bölecek ve her eyalete (bölgeye) bir general tayin etmek suretiyle, Rus Genelkurmayı ülkeyi 5 general ve 2 sivil ile idare etmektedir. Putin sadece kukla, robot ve şeklen devlet başkanıdır. Rusya hızla askeri cuntaya giderken, ABD ve AB Rusya''ya olağanüstü destek vermektedir. Putin yeni projesi olan "Merkezi yönetim, merkezci devlet tarzı" Rusya''nın genetik kodunun (şifresinin) bir parçasıdır.

Rusya Federasyonu (Özerk Cumhuriyet ve bölge) olarak 87 bölgeden ibaret idi. Şimdi 7 federal idari bölgeye ayrıldı. Bu bölgeler: 1-Merkez (Moskova) 2-Kuzeybatı (St. Petersburg) 3-Kuzey Kafkasya (Rostov) 4-Volga (Nijni Novgorod) 5-Urallar Yahaterinburg 6-Sibirya (Novosibirsk) 7-Uzakdoğu (Vladivostok) Her bölgenin başında 1 general bulunacak, bunlar sözde Putin''e ama gerçekte Genelkurmaya bağlı olacaktır. Putin, bu işleri yapmadan önce 89 bölge ve özerk cumhuriyet başkanlarını görevlerinden azledecektir. 7 general kendi bölgelerinde her türlü bürokratın, siyasinin görevine son verilecek ve istediğini tayin edebilecektir. Bu durum ile Putin''li Rusya, sözde Çar (gerçek çar generaller) olarak çarlık rejimine dönecektir.

Rusya''nın nüfusunun en az üçte biri Rus değildir. Rus olmayanlar daha şimdiden tedirgindir. Yakında Moskova ile özerk cumhuriyet ve bölge halkı arasında ihtilaflar artacaktır. Medya''yı susturmaya çalışan Putin, halkı sindirmek istemektedir. Ama bu merkezi baskı Rusya Federasyonunun dağılmasının itici gücü olacaktır. Rusya''nın dağılacağı günler yakındır.